Ulus pazarı canlı ve hareketli

Kaç gündür yazamadım, bugün ancak sıra geldi. Ulus pazarında işlerin iyi gittiğini bildirmek isterim. Geçen hafta gittiğimde alan memnun, satan memnundu!

Haberin Devamı

Kaç gündür yazamadım, bugün ancak sıra geldi. Ulus pazarında işlerin iyi gittiğini bildirmek isterim. Geçen hafta gittiğimde alan memnun, satan memnundu! Hanımlarla bol bol konuştuğum gibi pazarcı arkadaşlarımla da dertleştim. Bir kere çanta ve ayakkabılarda müthiş bir ithal durumu ve çeşit bolluğu var. Çok şık yazlık sandaletlerin ve hasır çantaların İtalyan olduğu iddia edildi ama ben, "Acaba Uzak Doğu malı mı?" diye merak ettim. Fiyatlar hakkında fikir vermek isterim. "Aaaaaaa Ayşe hanım, merhaba nasılsınız?" diyen iki hanımın ellerindeki torbalara baktım. Torbalardan birisinde lacivert kumaştan hoş bir çanta (7,5 milyon TL), diğerinde çağla yeşili triko bir bluz (5 milyon), ötekinde de gümüş taklidi sıra sıra paralar dizilmiş kolye vardı (7,5 milyon). "Biz Manisa'dan geldik. Sizi burada görmek ne kadar hoş!" "Kızınız bir tek yeşil bluz almış, memnun değil misiniz pazardan?" "Ayşe hanım. Nazan bizim gelenimiz. Düğün daha yeni oldu. Biraz çekingendir. Merhaba desene kızım Ayşe hanıma..." Tam bu sırada gelin hanım bir adım geriye çekiliyor! "Hepinizi tebrik ederim. Yeşil bluz sizin mi?" Gelin hanım dilini yutmuş gibi ve çekingen. Bir adım daha yana atıp çekiliyor. Galiba korku içinde bakıyor. Kayınvalide atılıyor. "Hayır, hayır Ayşe hanım. Annesine aldı. Hediye olsun diye." Biraz ileride bir ayakkabıcı tezgâhı önünde celalli bir konuşma var. Yaklaşıyorum. "Olmaz abla, olmaz dedim sana. Bu ayakkabının fiyatı budur. Başka olmaz!" Sağ elinde bir çift bej süet ayakkabı tutan, dümdüz uzun kahverengi saçlarını arkadan lastikle tutturmuş kısa boylu ve hafif topluca hanım ısrarla devam ediyor. "Ama baksana şurasında basbayağı bir leke var! Bak görmüyor musun? Lekeli ayakkabıyla lekesiz ayakkabı hiç bir olur mu? Biraz fiyat indir bana." "Olmaz abla, olmaz dedim sana. Başka fiyata olmaz, kurtarmaz, istersen alma." Eğilip baktım leke diye işaret ettiği yere. Vallahi de tallahi de göremedim. Belli belirsiz bir koyuluk var gibi ama yok gibi de... "Boşver alıver, leke pek de belli olmuyor!" "Alamam Ayşe hanım. Hiç lekeliyle lekesiz bir olur mu? Biraz fiyattan insin ki alayım" dedi ve pabuçları tezgâha bıraktı. Adam çağırır sandı. Çağırılmadı. Evet, Ulus pazarı canlı ve hareketli!

DİĞER YENİ YAZILAR