Türkiye'mizde özürlü vatandaşlarımıza gerekli ilgiyi göstermiyoruz. Özellikle medya, özürsüz kişilerden meydana geldiğini düşündüğü için bu konuya yeterli dikkat çekmiyor sanırım. Sevgin Berker'den aldığım bir mesajı sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Ben doğuştan işitme özürlü bir genç kızım. Okuma-yazma biliyorum. Sessiz dünyama televizyon renk katıyor. Ama yalnızca CNBC-e kanalını izleyebiliyorum. Çünkü bir tek bu kanal alt yazı yayını yapıyor! Teyzem İngiltere'de yaşıyor. Onun dediğine göre İngiltere'de teletextli televizyon yayınlarında subtitles (alt yazı) diye bir uygulama varmış. İşitme engelliler ve ağır işitenler isterlerse, televizyon programlarını alt yazılı olarak takip edebiliyorlarmış. Bu uygulamanın ben ve benim gibi yüzlerce kişiye ne kadar büyük bir rahatlık getireceğini anlayamazsınız bile. Hiç olmazsa TRT bu uygulamayı yapabilse. Bizim sayılarımız yüzbinleri buluyor. Bizleri de sevindirseniz ne olur? Bir televizyoncu olarak dileğimi gündeme getirmenizi rica ediyorum."
Teletext hizmeti, uzaktan kumanda aletinde bir düğmeye basmak suretiyle konuşulanların yazılı şeklini seyirciye sağlayan bir servis. Herhalde maddi bir yatırım da gerektirir. Televizyon kanalları bu masrafı yapmadan da izleyiciyi yakalayabildiklerine inandıklarından, hiç bu masrafa girmiyorlar. Oysa yabancı kanalların teletext imkânları var. CNBC-e'de verilen alt yazıların bu arkadaşlarıma böylesine bir fayda sağladığını herkesin bilmesini istiyorum. Tabii ki bu kanal da işitme özürlü vatandaşlarımıza bir hizmet diye bu servisi sağlamıyor. Oynattığı yabancı dizi ve filmleri orijinal sesinde tutup, tercümesini lisan bilmeyen vatandaşlarımızın kolaylığı için hazırlıyor. Yani farkında olmadan bu arkadaşlarıma çok büyük bir yardımda bulunuyor.
Otoparkların durumu
Sevgin Berker'e katılıyorum. TRT hiç olmazsa bir kanalına teletext hizmeti sağlasa, ülkede çok önemli bir sosyal görevi yerine getirmiş olacaktır. Özürlü arkadaşlarımın ne büyük zorluklar içinde yaşamlarını sürdürdüklerini biliyorum. Bazı semtlerimizde, tekerlekli sandalyelerin iniş çıkışlarının kolay olması için kaldırımların rampalı olduklarını görüyorum. Ama meyil o kadar yüksek ve dar ki, oradan inmeye çalışmak başlı başına bir cesaret istiyor. İnsan inip çıkarken tepetaklak düşecek gibi görünüyor. Her tekerlekli sandalye kullanan arkadaşımızı, bir yardımcı arkadan yönlendirecek diye bir durum yok. Bazı kişiler elektrikli arabalara da sahip olabiliyorlar. Tüm kaldırım geçişleri, tek kişinin kendi arabasını rahatlıkla indirip çıkarabileceği konumda inşa edilmeliydi. Bana sorarsanız, eksikler çok. Gelelim otoparklara. Özürlü otomobillerinin, otoparkın giriş kapısına yakın yerlere park etmesi için yerler ayrılması şarttır. Hiç bir otopark özürlü bölümsüz olmamalıdır. Ayrıca özürlü bölümlü otoparkları özürsüz vatandaşlar kallanmamalıdır. Yukarıda saydığımız önlemlerin alınmaması veya özürlü otoparkları özürsüzlerin kullanma durumları, trafik yetkililerince muhakkak çok yüksek maddi cezalarla pekiştirilmelidir. Doğuştan özürlü olmayarak dünyaya gelmiş birçok vatandaşımızın çok daha duyarlı, yardımcı ve anlayışlı olmasını bekliyorum. Çünkü bir küçük kaza, bir hata onları da kolaylıkla özürlü duruma getirebilir ve aynı zorluklarla ve imkânsızlıklarla onlar da karşı karşıya kalabilir. Özürlü vatandaşlarımıza daha çok hizmet, anlayış ve imkân tanınmasını rica ediyorum!
TV kanallarının dikkatine!
Türkiye'mizde özürlü vatandaşlarımıza gerekli ilgiyi göstermiyoruz. Özellikle medya, özürsüz kişilerden meydana geldiğini düşündüğü için bu konuya yeterli dikkat çekmiyor sanırım
Haberin Devamı

