Ege yöresinden gelmiş misafirlerimizle geçen akşam konuşuyorduk. Derken dünyanın en kapsamlı örgütleri üzerine bir sohbet başladı ve aklıma bir soru geldi.
Türkiye'nin Sanayi odaları, Ticaret odaları ve Odalar Birliği ne iş yapar?
Bir kere yörede kurulmuş veya yeni kurulan her ticari ve sınai firma bunlara üyedir. Eminim bu firmalar, her yıl veya her 6 ayda bir aidatlarını muntazaman ödemektedirler. Personel giderleri vardır. Genellikle başkanlarını uzun yıllar değiştirmezler. Bu bakımdan biraz sendikalarımızı da hatırlatırlar.
Aidat miktarlarını kim belirler? Ankara'daki Odalar Birliği Başkanlığı mı? Hangi cetvele göre artırır veya azaltır? Neden soruyorum biliyor musunuz? Çünkü bu kurumlar, üretici kurumlar değildir. Yani bir üretim olmadığı için masrafları durmadan artmaz. Peki o zaman ne olur?
Herhalde aidatlar birikir. Birikince ne yapılır? Herhalde bankalarda repo yapılır. Bu paralar denetlenir mi? Bir de başkanların Mercedes'leri yenilenir. Peki ama o vakit aidatlar neden artar? Acaba diyorum bu kurumlar üyelerinden lüzumundan fazla mı aidat alıyorlar? Acaba (sesli düşünüyorum), "Başkan seçimlerinde ne gibi faaliyetler yapılır?"
Örneğin bir başkan adayı, kendisini seçtirmek için nasıl yöntemler kullanır? Delegeleri, kendisini seçmeleri için nasıl ikna eder?
Delegeler karşısında adaylar arası sözlü konuşmalar mı gerçekleştirilir? Seçici delegeler, hangi konuşmacıyı beğenmişse onun seçilmesi için kıran kırana bir fikir mücadelesi mi olur?
Yoksa başka yöntemler yürürlüğe girer mi? Ne bileyim bir adayın seçilmesi için başkan adayı delegelere hediye gibi şeyler dağıtılabilir mi? Mesela bir adet cep telefonu veya örneğin bir adet laptop bilgisayar? Bu rüşvet kategorisine girer mi, girmez
mi? O zaman fikir sahibi fakat fakir başkan adayları başkan seçilemezler değil mi? Her ilin sanayi ve ticaret odaları her hafta veya on beş günde bir, dünya ithalat ihtiyaçlarını üyelerine izah etmek için toplantılar düzenler mi? Ayda iki kez yurt dışından sanayici, tüccar, ekonomist gibi uzmanlar getirip, üyelerinin ufuklarını genişletirler mi?
Dünya iş alemindeki son gelişmeleri anında takip edip üyelerini gelişen şartlardan haberdar ederler mi? Örneğin Erzurum Sanayi Odası üyeleri, Amerika'da patlayan Enron skandalı hakkında bilgilendirildi mi?
Başkanlıklar prestijli işler kategorisine girer mi? Üretmeyen bir para, kumbara gibi bu örgütlere devamlı akar mı? Bu paranın kullanımı için üyeler söz sahibi olabilirler mi?
Yoksa karar sadece başkana mı aittir? Devamlı ekranda fikir beyan eden başkanlar, üyelerinin düşüncelerini mi yansıtır yoksa duyduklarımız kendi konuşma becerileri ve kendi fikirleri midir? Berlin Sanayi Odası ile İzmir Sanayi Odası arasında faaliyet açısından ne gibi farklar vardır?
Merak ettim. Soruyorum.
Okuyucu mektubu
Bağdat Caddesi'nde trafik terörü esiyor
* Bağdat Caddesi ve sahil yolunda tam bir frafik terörü havası var. Saat 21.00'de korkudan herkes arabasını sağa çekmiş, bekliyor. Onlarca oto ve motosiklet ralli halinde! Hiç bir denetim yok. Haberiniz olsun. (Yusuf Altaras)
* Nedir bu rezalet diye sormak istiyorum. O arabalarla yarış yapan gençler! Sizlere soruyorum, yapacak başka iş mi bulamıyorsunuz? Spor tesisleri mi yeterli değil?
Hepinizin bu yaz tatilinde çalışmanız gerek, içinizde o volkan gibi gelişen enerjinizi harcayın. Trafik yetkilisi arkadaşlarım! Bu gençleri her gece trafikten men edemiyor musunuz? Bir felâket daha yaşamayalım.
Türkiye'nin 'oda'ları ne iş yapar?
Ege yöresinden gelmiş misafirlerimizle geçen akşam konuşuyorduk. Derken dünyanın en kapsamlı örgütleri üzerine bir sohbet başladı ve aklıma bir soru geldi
Haberin Devamı

