Son günlerde duyduğum en güzel haberlerden birisi de "Dünya güzelimiz" Azra Akın'ın Türkiye'yi tanıtım kampanyasında yer almasıdır.
Özellikle yurt dışında uzun yıllar yaşamış vatandaşlarımız çok iyi bilirler ki, yabancılara "Türkiye hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sorulduğunda, muhteşem engebelerle karşılaşılır.
"Orada develerle seyahat ediliyor değil mi?"
"Geceyarısı Ekspresi filminin geçtiği yer değil mi?"
"Kadınların ikinci sınıf vatandaş olduğu ülkelerden birisi değil mi?"
"Tehlikeli Ortadoğu'da değil mi Türkiye?"
Tansu Çiller'in bile silemediği imaj sorunumuzu, güzel Azra Akın gülümsemesinin sileceğini ümit ediyorum. Azra'nın gülen yüzü, ruhunuza dinlendirici bir merhem etkisi yapmıyor mu? Özellikle tüm dişlerini gösteren gülümsemesi? Kültür Bakanlığı'nın seçimini kutluyorum.
"Gülümsememiz sizi bekliyor!" Kampanyanın teması bu sanırım.
"Our smile awaits you!" veya "Our smile is waiting for you!", "We wait for you with a smile!", "Come to Turkey and meet our smile!", "Turkey, the land of a certain smile", "Turkey, the land of a million smiles, sunshine and laughter!" Bakalım Kültür Bakanlığımız, kampanyanın yabancı dil ifadesini nasıl değerlendirecek. ABD'de yaşarken Türkiye'nin yeni imajını yaratmak için çok hoş bir etkinlik yapmıştım. Belki benzerini yapmayı düşünecek birileri çıkabilir diye ana hatlarıyla anlatmak isterim. AB ülkelerindeki özel yat kulüpleri ve marinalarla derhal iletişim kurulmalı. Bir Türkiye gecesi hazırlanmalı. Yatçı kulüp üyelerinin katılacağı bu yemekli davette, bizden çok iyi lisan bilen iki değerli kişi, Türkiye sularının alt ve üstünü anlatan, slayt gösterili bir konferans hazırlamalılar.
Ben bu etkinliği California'da yapmıştım ve çok etkili olmuştu. Rahmetli Ali Pasiner su altı balık ve batıklarımızı anlatmış, değerli Erbil Töre de Ege'de Mavi Yolculuğu, heyecanlarını ve mevcut marina imkânlarımızı sıralamıştı. Etkinlikten iki yıl sonra da 35-40 kişilik San Diego Yat Kulübü üyesi, Ege'ye gelip zenginliklerimizi keşfetmişlerdi. Kimbilir ondan sonra daha kimler, kulaktan kulağa duyarak ülkemize bu sebeple gelmeye devam etmekteler?
Kılıç-kalkan ekiplerinin bitmesi gerektiğine inananlardanım. Modern ve çağdaş yüzümüz, dünya kamuoyuna yeniden çizilerek takdim edilmeli. Bu iş için Azra Akın bence harikulade bir seçim! İyi şanslar diliyorum.
Okuyucu mektubu
Hayvan beslemek sorumluluk ister
* Nişantaşı'nda yürümek artık bir hayal oldu. Apartmanlarda köpek besleyenler, günde iki kez gezdirdikleri hayvanlarının sokağa yaptıkları kakaları plastik bir torbaya doldurmama görgüsüzlüğünden bıktık! Özellikle yağmurlu ve yaklaşan sıcak günlerde etrafa yayılan kokudan geçmek mümkün değil. Şakayık Sokak'ta, katlı otoparkın yanındaki parka hiçbir belediye yetkilisi dikkat etmiyor mu? Nişantaşı sokakları köpek pisliğinden ve kokusundan geçilmiyor.
* Hayvan beslemek sorumluluk ister, aynı çocuk büyütmek gibi! Köpek mamalarını bir kaba koyup vermek kolay ama yolda kaka yaptıktan sonra da bir elinizde plastik eldiven ve faraş, diğerinde plastik bir torba, bunları toplamak zorundasınız. Köpek sahipleri (veya yürüten yetkililer) bunu yapmıyorlarsa, yüksek cezalar kesilmesi rica ediliyor. Buna bir çözüm bulunmazsa, Şişli Belediye Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül'e oy vermeyeceklerini söyleyenler bile var!
Türkiye'nin imajını yenilemek için Azra Akın!
Son günlerde duyduğum en güzel haberlerden birisi de "Dünya güzelimiz" Azra Akın'ın Türkiye'yi tanıtım kampanyasında yer almasıdır
Haberin Devamı

