'Temettü dağıtmak' ile 'kardan pay almak' aynı işlem midir?

Türkiye İş Bankası çalışanlarından aldığımız şikâyet üzerine bu köşede iki kez değindiğimiz 2002 yılında elde edilen kârdan temettü dağıtımı konusundaki yazılarımızı hatırlayanlarınız olacaktır

Haberin Devamı

Türkiye İş Bankası çalışanlarından aldığımız şikâyet üzerine bu köşede iki kez değindiğimiz 2002 yılında elde edilen kârdan temettü dağıtımı konusundaki yazılarımızı hatırlayanlarınız olacaktır. İlk yazı bir okuyucumdan gelmiş ve "Bu yıl alınan karara göre Genel Müdür Ersin Özince başta olmak üzere müdürlerin hepsi kâr payı alacakmış ama çalışanlara yokmuş" şeklindeydi. Ben, "Bu bilgi resmen bir genelgeyle açıklandı mı?" diye sormuştum. Bu yazıya karşılık İş Bankası müdürlerinden Cana Atınç, müdür yardımcısı Ömer Turhan'dan gelen açıklayıcı cevapta, "Son Genel Kurul'da (28/3) 2002'de elde edilen kârdan ortaklara ve çalışanlara temettü dağıtılmamasına karar verilmiştir. Yönetici ve diğer çalışanlar arasında şimdiye dek ayrım hiç yapılmamıştır ve bu hukuken de mümkün değildir" deniyordu. Ben bu cevabı köşemize almıştım.

Bana yeni ulaşan bir mesajda İş Bankası çalışanları ise bambaşka bilgiler veriyor. Şöyle ki: "2001 yılındaki ekonomik kriz nedeniyle bankamız zarar açıklamış ve çalışanlara temettü vermemiştir. Hepimiz bu durumu anlayışla karşılamıştık. Ancak 2002 yılında kâr açıklayıp çalışanlara temettü vermemesi bizleri çok üzmüştür. Ancak Genel Müdürümüz Sayın Ersin Özince'nin 215 milyar kâr payı alması hepimizi derinden yaralamıştır. Ayrıca bütün müdürler yıllık jestiyon çeklerini almışlardır. Yani 17 Nisan 2003 tarihli 'İş Bankası, temettülere açıklık getirdi' başlıklı yazınızdaki Cana Atınç ve Ömer Turhan beyin, "Yönetici ve diğer çalışanlar arasında şimdiye dek ayrım hiç yapılmamıştır" açıklamaları ne yazık ki gerçekleri yansıtmamaktadır. Eğer İş Bankası zor bir durumdan geçiyorsa fedakârlığı sadece çalışanlar değil, başta Genel Müdür olmak üzere bütün personel göstermelidir."

Buna karşılık İş bankası Genel Müdürü Sayın Ersin Özince bana bir mektup göndermişler ve demişler ki: "Bilindiği gibi anonim şirketlerde kâr dağıtımı yapılıp yapılmaması karan Genel Kurul'un yetkisindedir. 28 Mart tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında, elde edilen kârın dağıtılmayarak sermayeye eklenmesine karar verilerek hissedar ve çalışanlarımızın uzun vadeli yarar ve refahının güvence altına alınması öngörülmüş ancak Yönetim Kurulumuz çalışanlarımıza, iki yılda aylık maaşlarına ek olarak olağan ve olağanüstü olmak üzere 10 adet ikramiye ödemesi yapmıştır."

Durum bizzat Sayın Özince tarafından açıklığa kavuşturulduğu için teşekkür ediyorum.


Okuyucu mektubu
"Vergi bizim şeref ve namusumuzdur"

* Bizler, yüzyılın afetini yaşayan Kocaeli Kullar Beldesi Vezirçiftliği esnaflarıyız. Bu afetten sonra belde halkı büyük bir kriz yaşadı. Krizden sonra E130 duble yol çalışmalarının getirdiği zorlukla karşı karşıya kaldık. Kiramızı ödeyemiyoruz. Vergimizi ödeyemiyoruz. SSK ve Bağkur primlerini, faizlerinin yükselmesiyle ödeyemiyoruz. SSK ve Defterdarlık yetkililerinin son uyarıları bizleri adeta kepenk indirmeye zorlamaktadır. Biz bunları ödemekten asla kaçınmıyoruz. Vergi bizim şeref ve namusumuzdur. Ama görüşümüz alınarak günün şartlarına uygun yeni bir ödeme plara istiyoruz. Yetkililer yardım ediniz lütfen. (Rıdvan Caymaz)

* Mesajınızı yayınlıyoruz. Yetkililerden cevap alınca bu köşede yansıtacağız. Teşekkürler.

DİĞER YENİ YAZILAR