Geçenlerde bu köşede evlerimize gelen su, elektrik ve telefon faturalarının yüksek çıkmaları halinde hiçbir şey yapamadığımızın altını çizmiştim. Hatta aynı gün iki kız kardeşin, faturalarının yüksek çıkmasından dolayı köprüden atlayarak intihar ettikleri haberi de bizim gazetemiz VATAN'da yer aldı.
Şimdi size Van'da oturan Muhtullah Enterili'nin gönderdiği mesajı sunuyorum. Acaba daha kaç kişi Muhtullah Bey'in durumunda?
"Sayın Ayşe Hanım,
Van İl Türk Telekom Müdürlüğü'nün abonmanıyım. Daha önceki aylarda faturam 10 milyon ile 20 milyon lira arasında değişirdi. Gelgelelim Ağustos 2002 tarihinde gelen faturamızın tutarı 1 056 000 000 (bir milyar elli altı milyon) liraydı. Hele eylül ayındaki 2.280.000.000 (iki milyar iki yüz seksen milyon) TL olarak geldi. Şok oldum. Henüz askerden yeni terhis olmuştum ve inanır mısınız hâlâ iş aramaktayım.
Bu kadar telefon görüşmesinin benim ve ailem tarafından yapılması mümkün değildir. Ayrıca bu tutar, bugün gecikme faizi ve gecikme bedeliyle birlikte 10 milyar lira. Böylesine faturalar gelince, üzüntümü tahmin edebilir misiniz? Türk Telekom Genel Müdürlüğü'ne ve Van Türk Telekom'a yaptığım müracaatla bu görüşmelere ait ayrıntılı bilgi ve belgeleri vermelerini rica ettim. İşsizliğin verdiği sıkıntının üstüne bir de hiç hesapta yokken ve kesinlikle bana ait olmayan bu telefon görüşmelerinin borcu beni çok zor durumda bırakmaktadır. Dolayısıyla bu haksız faturaları ödemem mümkün değildir."
Muhtullah Bey'in derdini hepiniz öğrendiniz. Belki telefon birim fiyatları yükselmiştir, belki ahize açık kalmıştır, bilemem. Ancak bir şeyi çok iyi biliyorum. Şayet vatandaş faturanın dökümünü görmek istiyorsa görebilmelidir. Bu en doğal hakkıdır. Göremezse gerçekten şüpheye düşebilir. "Acaba kullanmadığım halde bana yüksek fiyatlar ödetiyorlar mı?" Bol geliri olan insanlar için hiç de tasa vermeyecek bu tür gelişmeler her kuruşunu sayarak yaşayanların kâbusu olabilir. Telefon fatura dökümü, vatandaşın isteğine bağlı olmamalıdır. Telefonlarımız bağlanırken böyle bir soru sorulmaktadır: "Faturanız dökümlü mü olsun, dökümsüz mü?"
Bence abes bir sorudur ve herkesin faturası dökümlü olmalıdır. Çünkü Muhtullah Bey'in karşılaştığı durumlarda, onun şüphelerini giderecek tek ilaç, bir ay zarfından evinden aranmış numaraların tespitidir. Bir duruma daha değinmek istiyorum. Şayet bir abone, aşın yüksek faturasını ödeyemiyorsa neden hesabı ve hattı derhal dondurulmaz ve faizin işlemeye devam etmesine göz yumulur? Telefon şirketleri, kredi kartı felsefesiyle mi çalışmaktadır?
Bütün bunlara kısa ve öz cevapları, Van Telekom'dan alacağımıza eminim. Derdini paylaştığı için Muhtullah Bey'e teşekkür ederim.
Okuyucu mektubu
Çınar ağacının yaprakları değişiyor ama...
■ Geçen gün, ateist arkadaşınız hakkındaki yazınıza değinmek istiyorum. Çınar ağaçlarının yaprakları mutlaka dökülüyor. Çaresi yok. Fakat bir sonraki bahara tekrar hayat buluyor. Bu düz mantıkla, ölümden sonra başka bir hayat olduğu ortaya çıkıyor. (Adı bende saklı bir okuyucum)
* Bu konuda çok mesaj geldi. Sizinkini seçiyorum çünkü düz mantığınızı doktor arkadaşıma danıştığımda dedi ki: "O düz mantık yanlış işlemesin, ertesi bahar çıkan yapraklar, bizim çocuklanmızdır. Biz de aynı o sonbaharda toprağa düşen yaprak misali, toprağa karışıp kaybolmuyor muyuz?" Gösterdiğiniz ilgiye tekrar teşekkür ediyorum.
Telefon faturalarının dökümü olmalı
Geçenlerde bu köşede evlerimize gelen su, elektrik ve telefon faturalarının yüksek çıkmaları halinde hiçbir şey yapamadığımızın altını çizmiştim
Haberin Devamı

