Haddim olmayarak çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. Denizli AKP Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi demiş ki: "Camiler de kutsaldır ama binasından değil, içinde insan ibadet ettiği için. Biz camilerin kıymetini, din tüccarlarından daha iyi biliriz. Camileri ticaret aracı olarak kullanan onlar. Özellikle gecekonduların yoğun olduğu yerlere bakın. Mutlaka bir cami görürsünüz. Milletin malını gaspetmeden önce cami yapıyorlar. Sonra milletin malını çalıyorlar. Cami yaparak korunuyorlar!"
Bir programımızda, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, "Şayet insanın doğal olarak ilerleyeceği yolun üzerinde bir cami varsa ve kişi dolanarak geçmek zorunda kalıyorsa o cami yıkılabilir" demişti. Bu örneği şunun için vermişti. Yüce Yaradan için birkaç tuğla ve çimentodan çok ama çok daha önemli olan insanoğludur. Camiler önemlidir, içine giren insandan dolayı.
Karışmaya alışın
İşte Sayın Başkan Nihat Zeybekçi inancını, tastamam Kur'an-ı Kerim'e endekslemiş, onu okumuş, düşünmüş, tekrar okumuş ve doğru mesajı alabilmiş, doğru yolu bulabilmiş bir Müslüman!
Bu çok yoğun cami inşaatları konusunda birkaç araştırma yaptığım zaman çok şaşırdığımı hatırlıyorum. Her Allah'ın kulunu barındırmak gayesiyle inşa edilmiş bu binalara maalesef her Müslüman giremezmiş. Neden? Efendim Şebinkarahisarlılar şu köşedeki camide ibadet ederlerken Yozgat'ın falanca ilçesinden gelenler öteki camide namazlarını kılarlarmış. Daha da ötesi Şebinkarahisar'ın şu mahallesinden büyük kentlere göç etmiş aileler şu camiye giderken, diğer mahalleden gelenler hep bir arada öbür camiye giderlermiş! Neden? Çünkü cemaatler karışmak istemezlermiş. Karışmaya burada alışmazsanız diğer tarafta öyle bir sürpriz bekliyor ki sizleri, işte o zaman şaşırıp kalırsınız!
Bu karışmayı biraz düşününüz istiyorum. Şebinkarahisar ve Yozgat'ı örnek olarak veriyorum. Gerçekte bu yöreden gelmiş vatandaşlarımız böyle yaptığı için değil.
Gelelim Almanya'da yaşayan vatandaşlarımıza. Onlar da aynı Türkiye'deki büyük kentleri gibi gruplaşmalarından dolayı her grup başka bir Alman apartman katını ibadethaneye çevirmişler.
Şimdi ben de hepinize soruyorum. İslâm'a bağlı Müslümanlar mıyız, değil miyiz? Sünnisi, Safisi, Şiisi vs. Yaradan'ı ilgilendirir mi? Hazreti Muhammed'e inanmış, Kur'an-ı Kerime bağlı insanlar olarak kendi aramızda neden ve niçin böyle ayrılıklar yaratmadan duramayız? Neticede camide toplanılacak, namaz kılınacak, dua edilecek, vaaz dinlenecek. Kişiselliklerimizi, nefsimizi, şahsi duygularımızı nasıl olur da ön plana çıkarabiliriz? Bu duyguları tatmin etmek için mi camilere gidilir yoksa Allah'ı terennüm etmek, hatırlamak, dua etmek, yalvarmak, yüceliğini dinlemek, yaklaşmak, yaklaştıkça sevinmek, sevindikçe yaklaşmak için mi gideriz?
Bugün gidiniz en yakınınızda yeni yapılmış bir camiye ve etrafa bakınız. Ne süsler var, ne yazılar, ne kubbeler, ne renkli camlar, ne sütunlar, ne tahta oymalar, değil mi? Etrafı bir süs almış götürmüş dersiniz. Kabe'den naklen yayınları izlediğimde de aynı düşüncelere kapılıyorum. O ne ihtişam, o ne şatafat? Bir de aklıma Hz. Peygamberimizin zamanını getirmeye çalışıyorum.
Şatafat ve süs
Kimbilir nasıl bir sadelik, küçücük odalarda hüküm sürerdi? Kimbilir nasıl iddiasız, yalın, sakin ortamlarda ibadet edilirdi? Gün geçtikçe artan şatafat ve süs düşkünlüğü Musevilik, Hıristiyanlık ve İslâm'da da hükmünü sürmeye devam ediyor. ABD'de kristal piramitler içinde vaazlar veriliyor. Bu da bizi nereye getiriyor? Aynı Denizli AKP Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi'nin dediklerine: "Camiler kutsaldır ama binasından değil."
Biraz daha ileri gidelim mi? Süslü püslü camilerde ibadet esnasında gözün, bir renkli oymaya takılır dalar gidersin. Asıl amacını sıfırlarsın! Yalan mı? Bir de düşünün bakalım Allah buna ne der? "Çık git oradan" bile diyebilir mi? Bence der! "Onunla ibadet etmem, bununla yanyana namaz kılmam, bana bizimkiler için cami lazım" diyenlere ve uygulayanlara acaba Yüce Yaradan ne der?
Güzel bir örnek
Hiç bunları düşünmeden habire sizlere ait camiler inşa eder durursunuz. Sayın Başkan Nihat Zeybekçi, "Milletin malını gasp etmeden önce cami yapıyorlar. Sonra milletin malını çalıyorlar" demiş. Doğru mu? Çocuğunuza ayakkabı almadan, parasını verdikleriniz var mı? Gıdanızdan kesip parasını verdikleriniz var mı? Allah katında çocuğunuzun ve ailenizin riskini kesip yabancılara vermeniz nasıl karşılanır acaba?
Hiç düşündünüz mü? Bu uğurda heba olmuş, çöpe gitmiş paracıklarınızı kolay mı kazanıyorsunuz? Nasıl alın terleriyle ne zor ve dayanılmaz şartlarda kazandığınızı Allah bilmiyor mu dersiniz? Neden düşünmezsiniz? Şahsi duygu ve nefsinize nasıl esir olursunuz?
Denizli AKP Belediye Başkanı Sayın Nihat Zeybekçi'yi doğru yolda ilerlediği için kutluyorum. Doğru yolu hâlâ bulamayıp, bulmamak için direnen veya tökezlemekte israr edenlere de Sayın Başkan'ın elle tutulur bir örnek olmasını diliyorum.
Tebrikler Sayın Başkan Nihat Zeybekçi!
Haddim olmayarak çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. Denizli AKP Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi demiş ki: "Camiler de kutsaldır ama binasından değil, içinde insan ibadet ettiği için
Haberin Devamı

