Devlet Bakanı Sayın Güldal Akşit'ten aldığım uzun bir mesajda, 2 Mart tarihli yazıma değiniliyor ve "Bu yasaların kâğıt üzerinde olması yetersiz cümlesinin bazı kesimlerde yarattığı rahatsızlığı ise inanın anlamakta zorluk çekiyorum. Ortalıkta uygulanmayan onlarca ceza kanunu maddesi (sigara içme yasağı, yayaların kırmızı ışıkta geçmesi yasağı vb.) varken bu cümlede yanlış olan nedir? 'Ben yasayı çıkardım gerisi önemli değil' mantığıyla bugünlere gelmedik mi?" diye soruluyor.
Cevabınıza çok teşekkür ediyorum. Sizin de işaret ettiğiniz gibi 15 yıldır çıkartılamamış yasalar üzerinde alt komisyon düzeltmeler yapmaktadır. Ülkemizde kadın haklannı yasaklayan ve faili cezalandıran mevcut ve yetersiz yasaların varlığından haberdar olan kitleler; töre, gelenek, alışkanlık, âdet neticesi asırlardır yapılagelineni tekrar tekrar uygulamada hiçbir sakınca hissetmemekte, erkekler kadını namus cetveli olarak görmeye devam ederek bu âdetlere göre kadınları ya dövmekte, ya eve kapatmakta, ya da rahatlıkla öldürmektedirler. Bu da uygar dünyaya gösteriyor ki, kürekleyip temizlememiz gereken çukur, hepimizin sandığından çok daha derindir. Değişim gereken yer sadece yasalarımız olmayıp, bazılarımızın zihinlerine hakim düşünce biçimlerinin de değişmesi şarttır. Ancak bu zihinsel gelişmenin çok çabuk elde edildiği örnekler de var Türkiye'de.
Ben, Uzan örneğini verdiğim zaman, hükümetin çarçabuk çıkartıp uyguladığı bankalar yasası neticesi, onlarca yıldır ahlâk dışı banka işletenlerin ne kadar çabuk zihin değiştirdiklerine, borçlarını ödemek için derhal TMSF ile görüşmelere başladıklarına işaret ettiğimde sizin yukarıdaki sorunuza cevap vermek istemiştim. Diğer bir örnek de şu: Medya, konuyu ele aldığından beri Güldünya'nın babası ne diyor? "Biz ailecek böyle bir plan yapmadık."
Neden böyle söylüyor? Çünkü medya konuyu ele aldı ve afişe etti. Demek bu planı yapanlar bile utanabilirlermiş. Bu çok önemli bir zihin değişikliğidir. Medya ve yasalar el ele verince, bu değişim hızlanacak, kız ve kadınlarımız sıhhatsiz değerlendirmelerle kurban edilmeyeceklerdir. Acelemiz bundandır.
Sayın Bakan, bu değişen yasalar arasına şöyle bir madde ilave edilsin istiyorum: "Kız ve kadınlar, hiçbir zaman aile erkeklerinin namusları değillerdir."
Bu düşünsel gerekçenin arkasına saklanan tacizcilere ve katillere hiçbir savcı, hiçbir hakim, hiçbir polis memuru, hiçbir jandarma, hiçbir alt komisyon üyesi, hiçbir danışman, hiçbir bakan, hiçbir milletvekili anlayışla bakamamalı ve cezayı hafifletici tahrik indirimi gibi ayak oyunlan akıllara bile gelmemelidir.
Bu marazi zihinsel çarpıklıktan bazı Türk erkekleri derhal çıkmalıdırlar. Türk kadınları namına bu maddenin yeni yasaya ilavesi için yardımlarınızı rica ediyorum.
Okuyucu mektubu
Hediyeniz mutlaka gönderilir
4 Temmuz 2003 tarihinde Alem FM'de yayınlanan "Deli Mine" adlı programından bir hediye kazanmıştım. Önceleri hediye gelir diye bir müddet bekledim. Sonra ses seda çıkmayınca defalarca telefonla aradım ama hâlâ hak erliğim hediyeyi bana göndermediler. Yetkililerden bu konuda cevap bekliyorum. Lütfen mesajımı yayınlayıp bana yardımcı olunuz. (Nurcan Derdiyok)
Nurcan Hanım, bence bir karışıklık veya iletişimsizlik olmuştur. Alem FM, en güvendiğimiz, en beğendiğimiz programları sunan ciddi bir radyo istasyonudur. Dinleyicisini hiç mağdur etmez. Sanırım çok yakında hediyeniz size teslim edilecektir. Lütfen beni bu konuda haberdar ediniz.
TCK Alt Komisyon üyelerinin dikkatlerine!
Devlet Bakanı Sayın Güldal Akşit'ten aldığım uzun bir mesajda, 2 Mart tarihli yazıma değiniliyor ve "Bu yasaların kâğıt üzerinde olması yetersiz cümlesinin bazı kesimlerde yarattığı rahatsızlığı ise inanın anlamakta zorluk çekiyorum
Haberin Devamı

