Amerika'nın First Lady'si seçilir seçilmez Beyaz Saray'ın dekorunu değiştirmek için kolları sıvayan rahmetli Jackie Kennedy, değişik renkli salonları çok pahalı tablolarla süsledikten sonra basın mensuplarına yeni ortamı tanıtmak için bir toplantı düzenlemiş, her odaya girildiğinde aydınlatıcı bilgiler vermişti. "Burası 'Mavi Oda!' Şu duvarda bu resim asılı, bu duvarda şu resim asılı, karşı duvarda da o resim asılı." Yandaki odaya geçiliyor. "Burası 'Sarı Oda!' Bu duvarda şu resim asılı, karşı duvarda o resim asılı, bu duvarda da şu resim asılı". Bu tanımlamalara benim gibi tüm dünya da kahkahalarla gülmüş, olay biraz da skandala dönüşmüştü. Habertürk kanalında, Taki Bey'in Ankara Kokteylleri programlarını kaçırmam. Çok faydalı bilgiler yansıtır bize. Kendisine çok saygı duyarım. En son isteyeceğim şey Taki Bey'i üzmektir. Bu sebeple aşağıdaki yazıyı hoşgörüyle okuyacağını ümit ediyorum.
Özel ciple geziyor
Perşembe akşamı kanallararası gezinirken Habertürk'te bir program dikkatimi çekti. Program, Taki Doğan'ın Endonezya Kokteyli diye adlandırılmış. Başını kaçırdığım için yakaladığım yerden durumu kavramaya çalıştım. Besbelli Taki Bey, kameraman arkadaşıyla Endonezya'daki doğal parkta, özel bir cipin içerisinde geziniyor ve parkta rastladığı hayvanlar hakkında bilgiler vermek istiyor. Bunun bir belgesel niteliğinde olması için özenildiği belli. Kaçırmış olanlannız için Taki Bey'in sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Cipe bir geyik yaklaşıyor. Taki Bey kendisine soruyor: "Ne istiyorsun?" Cevap alamayıp cip ilerleyince devam ediyor Taki Bey: "Tablo gibi. tam bir özgürlük içinde ceylan, geyik ve kuşlar birlikte ortak yaşam sürdürüyorlar." "Bir bizon! Tatlı ve zengin hayat içindeler." Bir ceylan yaklaşıyor. "Gel!" diyor Taki Bey. Ama hayvan gelmiyor. "Şunun güzelliğine bakın! Dağ Öküzü! Bu parkta onların düdüğü öter." O esnada bir su aygırının yanına vanyorlar. "Su aygırları iri cüsseleriyle (cümlenin devamı gelmiyor)... Diğer havuzdaki ise ağzını açmak üzere" (Oysa aygır açmıyor). Gene ceylanlar çıkıyor ortaya. Bu sefer Taki Bey'in elinde bir havuç var. "Gel. Gel. Hadi gel. Şen de hakkını al bakalım. Almadı!" "Bir atmaca. Ağaçta kendine doğal bir yuva kurmuş, ha uçtu, ha uçacak" (Kuş uçmuyor ve sanırım o sırada ihtiyacını karşılıyor). Fillere geliyorlar. "Filler yıkansın diye doğa ortamı içinde, havuz yapmışlar. Nasıl da dengeli yürüyor havuz kenarında" (Fil kardeşi kastediyor). Karşılarına bir zebra çıkıyor. "Önümüze bir zebra çıktı. Elimizdeki havucun kokusunu aldı ve o da hakkını almış oldu." Tekrar filler görünüyor. "Eski yavru filler, ayrı bölgede burada."
Tehlikeli bir yöre!
Devam ediyor: "Şu an kuşatılmış durumdayız. Haklarını almak için otomobilin etrafını sarmış durumdalar. Doğal besini tercih ediyorlar burada!" "Şimdi tehlikeli yöreye geliyoruz. Kaplanların bulunduğu yer. Otomobilin camlarını kapatıyoruz. Bakın bir kaplan var şurada. Doğada bir tablo gibi. Otomobilimizin camlarını tekrar kontrol ediyoruz, kapalı mı diye!" Biraz ileride 5-6 aslan serilmiş çimenlere. Taki Bey sessizliği derhal bozuyor: "İşte bu da bir aslan ailesi!" Erkek aslan o esnada dişiyle ilişkiye giriyor. Kameraman arkadaşın bayağı zorlandığı belli. Bir genel çekiyor, sonra boyundan itibaren bir açıya kaçmak zorunda kalıyor ve ilişkinin bitmesi bekleniyor. Bitince kamera tekrar genele geliyor. Taki Bey'in tok sesi duyuluyor: "Bu aslan da çiftleşti işte." Durum kaydedildikten sonra cip tekrar ilerlemeye başlıyor. Tekrar geyik bölgesine gelmiş olmalılar ki, açtığı camın yanına bir büyük geyik gelip kendisine bakıyor. Taki Bey korkuyor ve büyük bir heyecanla sesleniyor: "No, no!" Sonra diyor ki: "Gel, gel!" Yerde yatan maymun doğrulup muzu alıyor ve tekrar yere yatarak muzu soyup yemeğe başlıyor. O sırada sessizliği Taki Bey bozuyor: "Maymuna bir muz verdik. Zor da olsa, yavaş yavaş kalkıp aldı." Biraz sonra bir tavuskuşunun mavi boynu görünüyor. Taki Bey fırsatı değerlendiriyor: "Çok güzel renkleriyle tavuskuşları..."
Çok öğretici olmuş
Bir de zürafalar içinde birkaç söz söylüyor ki Taki Bey, cümleyi anlayamadığım için yazamıyorum. Sanırım Endonezyalı bakıcıların, boyları uzun zürafalara yüksek seviyelerde hazırladıkları yemek veya oyuncaklardan bahsediyor. Ben yıllardır bu kadar eğlenip bu kadar öğrendiğimi hatırlamıyorum. Taki Doğan Bey ve ekibine çok ama çok teşekkür ediyorum. Belgesel çekmenin kolay olmadığını bilen bir kişi olarak, çabalarını kutluyorum. Herhalde işadamlanmızla Endonezya'ya gidilmiş ve çalışkanlıklarından dolayı hiç bir anı boş bırakmak istemediklerinden, bu tarz bir çekim yapılmış. Bence çok eğlenceli ve öğretici olmuş. İnşallah Habertürk bu çalışmayı defalarca ekrana getirir. Ben doyamadım. Tekrar tekrar seyrederim.
Taki Doğan Bey ve ekibinin Endonezya'da çektiği belgesel
Amerika'nın First Lady'si seçilir seçilmez Beyaz Saray'ın dekorunu değiştirmek için kolları sıvayan rahmetli Jackie Kennedy, değişik renkli salonları çok pahalı tablolarla süsledikten sonra basın mensuplarına yeni ortamı tanıtmak için bir toplantı düzenlemiş
Haberin Devamı

