Yıllardır Türkiye'nin ekonomik durumuyla ilgili konuşmaların bir çoğunda, "Burası Bangladeş mi dostum?" gibi cümleler duyardım. Sanki, Türkiye olarak bu ülkeden üstünmüşüz gibi. Sanki sepetin en altlarında bu ülke varmış gibi. Nereden edinmiştim bu intibaı? Sanırım televizyon haberlerinde görünen Bangladeş görüntülerinden.
Hindistan ile Pakistan arasında "senin-benim" kavgası sonunda Pakistan askerlerini geri çektiğinden beri Bangladeş bağımsız bir ülke olarak dünya milletleri tarafından tanınmışta.
Yüreğim sızlıyor
Ama bu, yıllar önceydi. Tam tamına 21 yıl öncesine gidiyor olaylar. Gelinen noktaya bakar mısınız? Haber şöyle:
"Türkiye, yoksullukla mücadelede başarıyı yakalayabilmek için Bangladeş'ten DESTEK almaya hazırlanıyor." Grameen Bankası Genel Müdürü demiş ki: "Diyarbakır'da gördüğüm yoksulluk, Bangladeş ile aynı düzeyde." (Sizin de yüreğiniz benimki gibi acıyor mu?)
Grameen Bankası Genel Müdürü Begüm'ün söylediklerine kulak veriniz: "Sistem yoksulların; güvenilir, çalışkan, zeki, iş yapabilir insanlar olduğu öngörüsüne dayanıyor. Yoksullara ise başlayabilecekleri küçük krediler veriliyor. Kredi geri döndükçe daha çok kredi veriliyor ve fakir insanlar işlerini büyütüyorlar. Özellikle toplumun en yoksul kesimi olan kadınlar bu sistemden yararlanıyor." (Kadınlar en yoksul kesim olabilirler ama bence bir de en güvenilir, becerikli insanlardır.)
Yıllardır Halk Bankası'na sorduğum soruların cevabını Bangladeş'te kurulmuş bir bankanın Genel Müdürü'nden almam, bana çok acı geliyor. "Siz, Türk halkına neden güvenmezsiniz?" diye sorduğum vakit, "Öyle her önüne gelene kredi verilmez. Geri ödemezler sonra" diyenlere cevabı bir Bangladeşli veriyor. Yazık ki, ne yazık!
Fakirliği yaşamış kişi, sorumluluğu bilen kişidir. Fakir bir insana borç para verirseniz, o borcu geri ödeyene kadar geceleri gözüne uyku girmez.
Geri borç ödemeyenler zengin, beleşçi, dolandırıcı, hovardalardır. Bu kişiler büyük krediler alırlar. Aldıkları büyük kredilerin "baba" bölümleri derhal Amerika veya isviçre'deki özel banka hesaplarına gönderirler. Zaten çoğu krediyi, kendi hesaplarına geçirmek için almışlardır.
Kredi veren dünya kurum yetkililerinin söylediklerini hatırlıyorum: "Biz ülke kalkınsın diye krediyi hükümete veriyoruz ama (el çabukluğu marifet!) kısa bir süre sonra para yok oluyor ve isviçre'deki özel banka hesaplarına gittiğini tespit ediyoruz. Bu yüzden artık para vermek istemiyoruz!"
Türkiye'nin bugün Bangladeş kurtarma sistemlerine muhtaç olmasındaki ana nedenlerden bir tanesi budur! Ne yazık ki, ne yazık!
Neden korkuyorum biliyor musunuz? Bu ahlaksızlıkları yapan kişiler, hâlâ ortalardalar, kaçırdıktan paralar yanlarına kâr kaldı ve geri alınamıyor!
Bu ne biçim "adalettir" kardeşim? Bunu içime sindiremiyorum ve hiç kimsenin sindirmesini ve unutmasını istemiyorum.
Bu sebeple Bangladeş'ten özür diliyorum.
Dikkat... Dikkat...
Çocuklarımızı unutmayalım!
İğdır'dan Bilsay Kaya ve Cüneyt Cahan
Bizler Iğdır İlinin Karakoyunlu ilçesinde bulunan Gazi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda çalışan Öğretmenleriz, Okulumuza her türlü eski-yeni kitap, dergi, ansiklopedi gibi kaynaklar gerekli. Yardımlarınızı bekliyoruz
Tel: (0476) 518 75 25/6
Size bir özür borçluyuz Bangladeş!
Yıllardır Türkiye'nin ekonomik durumuyla ilgili konuşmaların bir çoğunda, "Burası Bangladeş mi dostum?" gibi cümleler duyardım. Sanki, Türkiye olarak bu ülkeden üstünmüşüz gibi
Haberin Devamı

