Siz hiç karpuz kabuğunu meyve diye yediniz mi?

"Buyrun Ayşe Hanım! Nereye efendim? TRT'ye gidiyoruz, Ulus'a. Nasılsınız şoför bey? Allah'a çok şükür Ayşe Hanım. Gelecek hafta emekli oluyorum."

Haberin Devamı

Buyrun Ayşe Hanım! Nereye efendim?"

"TRT'ye gidiyoruz, Ulus'a. Nasılsınız şoför bey?"

"Allah'a çok şükür Ayşe Hanım. Gelecek hafta emekli oluyorum."

"Ne mutlu size, ne kadar güzel. Memleket neresi?"

"Memleket Aksaray. Babamlar 1960 yılının başlarında yerleşmişler İstanbul'a."

"Çoluk çocuk?"

"İki oğlum var. Büyüdüler Allah'a çok şükür."

"Hiç memlekete dönmeyi düşünür müsünüz?"

"İmkânı yok düşünmem. Orada durum hep aynı."

"Nasıl yani?"

"Ayşe abla, bizim köyde insan hasta olsa doktor yok, hastane yok, okul yok. Yok oğlu yok. Size bir şey söyleyeyim mi? Almanya olmasa biz perişandık vallahi. Babamla annem oralara gidip çalıştılar da bizler geçinebildik. Ölmedik yani!"

"Memlekette geçim oldukça zordu herhalde?"

"Zor da laf mı Ayşe abla, zor da laf mı? İnan bana meyve diye karpuzun kabuğunu yerdik. Babam kışın bir tane portakal getirirdi eve. Kardeşlerimle bir hafta top diye oynardık o portakalla. Ahhh biz neler çektik, neler! Almanya sağolsun. Onlar kazandılar, yemediler içmediler bize gönderdiler. Bizler de bunun farkındaydık haaa! Ancak bizler de çok çalıştık burada. Allah'a şükürler olsun."

"Eviniz var mı?"

"Var Ayşe abla. Yaptık onu da. Bu arada bir de yazlık aldım. Ayvalık'ta, tam denizin kenarında. İnanamazsın öyle güzel ki!"

"Kutlarım sizi. Düşeş desenize!"

"Hem de nasıl düşeş! 350 metrekare toprağım var. Geçen yıl da üç katlı bir tripleks yaptım. Kendi ellerimle haaa! Üstte 6 yatak odası yer alıyor. Ev küçük ama bir terasım var! Görmen gerek. Deniz de ha şuracıkta! Allah sanki, Al oğlum bu da senin olsun' dedi. Bunu hayal bile edemezdim. Cumartesi günü taşınıyoruz hanımla. Toprakla uğraşacağım. Almanya'dan gelirler, hazırlanacağız."

"Allah mutluluğunuzu daim etsin. Ben giriş kapasında ineyim lütfen. Belki yazın yolum düşerse sizin eve uğrarım."

"Ahhh o kadar iyi olur ki Ayşe abla. Beklerim vallahi. Sen Çanakkale'desin zaten biliyorum. Muhakkak gel. Muhakkak!"

Okuyucu mektubu
Teknolojiyi eğitime nasıl yansıtabiliriz?
■ Üniversitedekiİ bir pro fesörümüzün sınıfta söylediklerini size aktarmak istiyorum: "Ben, İstanbul'daki öğrencilerime bir konuyu anlattığımda hemen anlıyorlar ama burada (Karadeniz Teknik Üniversitesi) sizlere aynı konuyu anlattığımda çabuk anlamıyorsunuz. Çünkü İstanbul üniversitelerini kazanan öğrenciler ÖSS'de sizlerden çok daha yüksek puan alıyorlar." (Adı bende saklı bir okurum)

* Aman aman! Nasıl doğru adrestesin biliyor musun? ABD'de benim profesörüm şöyle demişti: "Benim size ders anlatmam artık şart değil. Kocaman insanlar oldunuz. Burası lise değil. Lütfen kitaplarınızdan, belirteceğim bölümlerdeki konuları okuyun, kütüphanelerde, internette araştırmalar yapın. Ben istersem sınıfta günlük gazete okuyabilirim, şiir yazabilirim, hayale bile dalabilirim. Hatta sınıfa bile gelmeme gerek yok. İnternetten bana ulaşıp, imtihan sorularınızı alabilir, cevaplarınızı da e-posta ile gönderebilirsiniz." Bu da şaşırtıcı değil mi? Ama benim verdiğim örnek teknolojinin gelişmesini ve eğitime yansımasını anlatırken sizin profesör, ağzından çıkan kelimeyi hiç düşünmeden konuşmuş. Çok üzüldüm.

DİĞER YENİ YAZILAR