Sir Benn ve Saddam Hüseyin!

Geçen akşam haberlerde İngiliz İşçi Partisi üyesi Sir Anthony Wedgewood Benn'i, Irak lideri Saddam Hüseyin ile yaptığı söyleşide dinlerken düşüncelerim çok gerilere gitti

Haberin Devamı

Geçen akşam haberlerde İngiliz İşçi Partisi üyesi Sir Anthony Wedgewood Benn'i, Irak lideri Saddam Hüseyin ile yaptığı söyleşide dinlerken düşüncelerim çok gerilere gitti.

Yıl 1982. Londra'da oturuyoruz. İsviçre'nin Cenevre kentinden Heathrow'a geldiğimde, bir an evvel taksiye binip eve varmak istiyorum çünkü çocuklarım camda bekliyorlar. Pasaportumu inceleyen memur baktı baktı, "Efendim sizin İngiltere'ye girmenize izin vermiyorum. Şimdi İsviçre'ye geri gönderiyorum" dedi ve beni kaçakçı görünümlü üç beş kişinin bulunduğu bir odaya aldı. Saatlerce bekletildim. Meğer dönüş biletimi ayarlıyormuş. İki saat sonra biletle yanıma döndüğünde, "Bence siz ülkemizde uzun yıllar kalmayı planlıyorsunuz, izin vermiyorum. Oturma izniniz olmasına rağmen sizi geri yolluyorum. Bu benim yetkim dahilindedir" dedi. Kendisini çocuklarımı alıp başka bir ülkeye 2 gün içerisinde çıkabilmek için nasıl ikna ettiğimi bir ben bilirim, bir de Allah.

Kâbus başlamıştı. Uykusuz bir akşamın sonunda eşyalarımı koymak için sandık almaya Ali ile yola çıktık. Yağmur yağıyordu. Uykusuz ve endişeli bir gecenin sonunda, üzerinizde de çağla yeşili başlıklı bir yağmurlukla nasıl berbat görünürseniz, işte öyle bir görünümde yolda ilerliyorduk.

Boots mağazasının vitrinine bakmakta olan Sir Benn'i gördüğümde hemen tanımıştım. Kendisine yaklaşıp yaklaşmamakta tereddüt ediyordum. Ali, "Boşver anne! Gel biz sandığımızı alalım" dedi. Ben ise Sir Benn'in arkasından dükkâna daldım. Yanına yaklaştım, "Bana yardım edebilir misiniz acaba?" diye söze başlayıp derdimi anlattım. Cebinden bir kağıt çıkarıp üzerine telefon numarası yazıp bana uzattı ve şöyle dedi: "İlk önce eve dönüp uyumanızı isterim. Gece saat 10'da beni bu numaradan arayınız. Merak etmeyiniz."

Güvence altındasınız
İnanması güçtü. Ama inandım. Ali ile eve döndük. Gece saat 10'u zor ettim. Çocuklar uyumuştu. Telefonu çevirdim. Bir bayan çıktı. "Siz dükkândaki bayan mısınız?" diye sordu. "Evet" deyince Sir Benn karşımdaydı:

"Hemen bir kağıt kalem alın. İçişleri Bakanımıza hitaben bir mektup dikte edeceğim. Bunu yazıp sabahleyin parlamento binasında İçişleri Bakanı'nın özel kalemine elinizle verin. Bu demektir ki, siz İngiliz hükümetinin güvencesi altına girdiniz ve sizi hiç kimse bu ülkeden atamaz."

Dediklerini aynen yaptım. Haklıydı. İçişleri Bakanı'nın özel kalemi on gün sonra aradı: "Bayan Özgün, çocuklarınız tahsil gördüğü müddetçe ülkede kalabilirsiniz. Size bu haksızlığı yapan havalimanı yetkilileri de ceza gördüler. Özür dileriz." Ama üzüntülerim beni ülkeden soğutmuştu. Malta adasındaki mükemmel okulları öğrenince oraya göçtük. Sir Anthony Wedgewood Benn geçen akşam Saddam Hüseyin ile yaptığı söyleşide Irak liderinin yüzüne de aynı bana baktığı gibi bakıyordu.

Bana ve aileme yaptığı iyiliği yaşamım boyunca unutamam. Teşekkürler Sir Anthony Wedgewood Benn. Siz müstesna bir insansınız!


Okuyucu mektubu
İnsanlık örneği

* Ablamın karşı komşusu Solmaz Yücel'i köşenizde kutlamak istiyorum. İki yıldır çok zor hareket eden, hafızası gidip gelen kayınvalidesine, tıpkı bir bebeğe bakar gibi bakıyor. Tebrik etmek istedim. (Hatice Özcanlı)

* Ben de Solmaz Yücel'i tebrik ederim. Aramızda gökten inmiş melekler rni var, nedir? Eksik olmasınlar. Onların yerleri cennettir. Teşekkürler.

DİĞER YENİ YAZILAR