Singapur'da nüfus artmıyormuş

Vah Singapur yetkilileri vah! Demek düşük nüfus artışınızı yükseltmek istiyorsunuz. Demek bunu elde etmek için çeşitli yollara başvurdunuz, araştırmalar yaptınız ve en nihayet çözümü bir şişe parfümde buldunuz

Haberin Devamı

Vah Singapur yetkilileri vah! Demek düşük nüfus artışınızı yükseltmek istiyorsunuz. Demek bunu elde etmek için çeşitli yollara başvurdunuz, araştırmalar yaptınız ve en nihayet çözümü bir şişe parfümde buldunuz.

Vah Singapurlu yetkililer vah! Nüfus artışını sağlamak için Singapurlu yetkililer müthiş bir kampanyayla "Bu enfes parfümler, eşsiz bir şekilde, romantizm ve aşk ruhunu ihtiva ediyor" demişler ve bu parfüm satışlarıyla heyecana gelecek eşlerin galeyana kapılması sonucu nüfuslarının artacağı hayallerine inanmışlar.

Demek Singapurlularda aşk ruhu eksikmiş. Bu eksiği kapayanların hem köşeyi dönecekleri hem de nüfus artışına alet olacakları inancı tüm Singapur'da yayılmış olmalı.

Boşuna yatırım
Oysa Singapurlu yetkililer, gerçekten nüfuslarını arttırmak istiyorlarsa bize, Filipinler'e, Kamboçya'ya veya Hindistan'a bakıp örnekler alabilirlerdi. Neden? Çünkü bu ülkelerdeki aşırı nüfus artışlarının aşk ruhunu ihtiva eden parfümlerle pek alâkası olmadığını derhal göreceklerdir. Bence bu parfüm işine boşu boşuna bir yatırım yapılmış. Neyse, zararın neresinden dönülse kârdır. Biz bildiğimiz formülleri hemen sıralayalım.

Hayır! Nüfus artışlarında romantizm hiç önemli değildir. En azından Türkiye'de hiç önemli değildir. Romantizmden kasıt; kulak, burun ve bilek içlerine sürülmüş güzel bir kokuyla başlayan, latif bir manzara karşısında güneşin batışını izleyerek kulaklara tatlı nağmeler fısıldanması veya iki kadeh tıkırtısı arasına yerleştirilmiş hafif ama etkili espri dolu güzel sözlerse, bizim gözlemlerimize göre bunlar boşuna vakit harcamalardır.

Beş para etmez bu çabalar. Yok, aşk ruhu eksikliğini hissedip, bu eksikliği doldurmak için iç gıcıklayıcı tahrik teşkil edebilecek egzotik kokulara ihtiyaç duyuluyorsa bu da yanlış ki, nasıl yanlış. Hatta burada biraz durayım. Bırakın tahrik teşkil edebilecek egzotik kokuları, böyle bir durum gerçek olsa derhal TCK Alt Komisyon danışmanları ve üyeleri belki de, "Burada basbayağı bir tahrik var. Durum kapalı bir odada cinsel ilişkiye kadar ilerleyebilir. Dört duvar arasında da kim kime ne etti, ispati bile olamaz. Derhal cezai müeyyidesi yasalara dahil edilmelidir" diye düşünülebilinir. Bu sebeple tahrik teşkil edebilecek koku konusunu derhal bir kenara bırakınız derim ben.

Eksiyi gösteriyor
Görüyorsunuz, çağdaş ülkelerde bu tür tahrik ve teşvikler işe yaramadığı içindir ki, nüfus artışları eksiyi göstermektedir. Yani yanlış yolda olursunuz. Tam tersi yani! Pekimi, ne yapacaksınız da bu nüfus artışını sağlayacaksınız?

Bir kere vatandaşlarınızı çok umutsuz ve çaresiz kulvarlara yerleştireceksiniz. Gün doğusuyla gün batimi arasında yaşamı bir işkence haline getireceksiniz. İşsizliği diz boyu yapacak, tarım kesiminden sübvansiyonları kaldıracaksınız. Ülkenizi ucuz Çin mallarıyla doldurup, yerli sanayinizi yerle bir edeceksiniz. Singapur'un trafiğini arapsaçına döndürecek, sonra şoförlere saçlarını yolduracaksınız. Dış borç alımlarına özen gösterip, en yüksek faizinden olanları tercih edeceksiniz. Bankalarınızı hortumlayacak işadamları bulacaksınız.

Bunların açtıkları kara para deliklerini, vatandaşlarınıza hiç acımadan ödeteceksiniz. Hanım vatandaşlarınızın yarısına mini etek, diğer yarısına da uzun etek giydireceksiniz. Erkek vatandaşlarınızın bir kısmını sakallı, daha büyük kısmını bıyıklı ama en küçük kısmını da devamlı tıraşlı duruma getireceksiniz. Ülkenizde su, haftanın üç günü kesilmelidir. Vatandaşlarınız yıkanacak bir damla su bulmaya bulmaya yıkanıp temizlenme alışkanlıklarını unutacaklardır.

Bu noktada güzel kokulu şişeleriniz olsa bile bir işe yaramayacaktır.

Sebebini sormayın
Zaten kim soğan, kim sarımsak, kim ter, kim sucuk kokuyor önemini yitirecektir. Televizyon programlarınızı, ülkenizdeki sayılan 13'ü geçmeyen uzun boylu, sarı saçlı, takma şeyli ve mavi lensli Singapurlu manken kızların aşk hayatlarıyla dolduracaksınız. Onları evli ve çoluklu çocuklu veya babalarının paralarını yiyen jipli Singapur gençleriyle göstereceksiniz. Bazen bu erkeklere genç kızlar, "Ayı" diye hitap etmeliler. Bu çok önemlidir. Sebebini sormamalısınız. Üzümünü ye, bağını sorma misali!

İnsanların cepleri bomboş, umutları sönük, gözleri TV'deki bu görüntülere takılınca derhal soğan ekmeği bir köşeye fırlatıp, çocuk yapmaya başlayacaklardır. Zaten elektriğin de haftanın dört günü kesik olması işe yarayacaktır. Görün bakalım sizin nüfusunuz nasıl artıyormuş. Bir iki fanfinfon şişeyle, bu kocaman projeyi başaramazsınız. Beni dinleyin. Sözlerim kulaklarınıza küpe olsun.

Okuyucu mektubu
Biletix'te para iade sorunu devam ediyor
* Dün köşemde şikâyeti yayınlanan, Biletix'ten aldığı biletin konseri iptal edilince ödediği 80 milyon lirayı geri alamayan okuyucumdan bir mesaj daha geldi: "Biletix Müşteri Hizmetleri'nden Tuğba Hanım ile tekrar görüşüp sizin yazınızı gösterdim. Bana, organizatörlerle aralarında kopukluk var dedi. Biletix'in garantisi yok mudur? Benim gibi çok sayıda mağdur olan kişi var."

* Toplanan paralar nerede? Şayet Biletix'in banka hesabında işletiliyor ve iade edilmiyorsa o zaman bu durum sizlere neyi andırıyor? Yok Biletix toplanan bilet paralarını organizatöre verdi ve konser iptal edildiği halde geri alınamıyor ve size karşı mahcup oluyorlarsa bunu da şeffaf bir biçimde açıklamalılar. Bizi gelişmelerden haberdar edin.

DİĞER YENİ YAZILAR