Seddulbahir denizinde batan kalyonların haddi hesabı yoktur

Geçen sabah, elimde torba sahil boyunca yürüdüm. Kışın dalgalar el ele verip, bana ne hediyeler getirmişler diye bakmaya çıktım. Neler getirmişler neler!

Haberin Devamı

Geçen sabah, elimde torba sahil boyunca yürüdüm. Kışın dalgalar el ele verip, bana ne hediyeler getirmişler diye bakmaya çıktım. Neler getirmişler neler!

20 metre kadar bir şerit, yoğunluklu bir biçimde masmavi boş midye kabuklarıyla dolmuş. Mavinin bu tonunu benim kadar seven var mı bilmem.

Hafif çividi mavi tonu ama içinde parlak bir beyazlıkla dışında kömür siyahlığı da söz konusu. En büyüklerinden üç tane topladım.

Bu yıl biriken deniz kestaneleri içerisinde eflatun renginde olanına hiç rastlamadım. Hepsi yeşil. Açık yeşil, koyu yeşil ama yeşil. En bebek boyundan en büyüğüne kadar var. Ama yeşil.

Gelelim kırık testi kulplarına! işte beni en çok heyecanlandıran parçalardan bir tanesi daha. Seddulbahir Köyü bir tepeye kurulmuştur.

Dağ parçası resmen koşarak gelmiş, fark etmediği denizle karşılaştığında ani bir fren yapmış, sırtındaki köyümüzü denize doğru kaydırmış, kendisi gerilemiş, durmuştur! Bu esnada dağımızdan kopan birçok taş ve kaya parçası da denize yuvarlanıp her gün, her gece yıkanır durur olmuştur.

Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na girmeye çalışan şarap, zeytinyağı yüklü birçok kalyon da, estiği zaman siyahı beyaza çeviren fırtınaya yakalanıp, sanınm mecburen bizim köyün altına sürüklenip, çarpıp batmıştır. Böyle bir varsayım yaratıyorum çünkü benim kıyı şeridime, bu kadar çok testi kulbu, yuvarlak yanaklı testi parçası, başka hangi sebeple gelebilir?

Dün saat 14.00'te bu işi tam tamına öğrenmeye karar verdim. Haluk da bir iki demir parçası boyuyor, meşgul. Hemen flipperlerimi taktım, gözlük gözümde kıyıdan açılmaya başladım. Hedefim o kayalık dediğim yer. Bence o bölgede birçok gemi bu kayalara çarpıp batmıştır. Göreceğiz!

İçim ürpere ürpere ilerliyorum. Arada bir gözlüğüme hafif su sızıyor. Onu boşaltırken uzaklaşan kıyıya bakıyorum. Haluk yok, benim bu kadar açıldığımı bilen yok, ya ayağıma kramp falan girerse? "Yüz Ayşe yüz, devam et yoluna." Tamam yaklaştım, yaklaştım, tam üstündeyim.

Kıyıdan turkuaz renginin binbir tonunu yansıtan bu fettan deniz, içine bakınca hiç de cazip değil. Binlerce kırık taş parçası, yüzbinlerce dikenli dikenli, kara kara deniz kestanesi, arada bir trakonya, diplerde hiç tanımadığım ama çok beğendiğim, vücudunun üst yarısı iki koyu çizgiyle çizili altı bembeyaz ve biraz tombik bir balık...

Ama bir dakika, o da ne??? DEVAMI YARIN


Dikkat... Dikkat...
* "Tüketici kredisi faizleri de düşecek mi?"

Ey yetkililer! Esnaf kredi faizlerini yüzde otuzlara çekeceğinize dair açıklamanız sevindirici. Acaba biz Emekli Sandığı emeklilerine Ziraat Bankası'nca kefilsiz verilmekte olan tüketici kredisi faizlerini de aynı orana çekmeniz mümkün mü? (Abdülbaki Arslan)

* Mesajınızı köşemize alporuz. Yetkililerden sizler adına sevindirici bir cevap gelirse bu köşede derhal yayınlayacağız. Teşekkürler.

DİĞER YENİ YAZILAR