Seçimleri kaybedecek adaylara bir önerim var

Bugün seçmenler sadık başına gidecek ve oylarını kullanacaklar. Mevcut belediye başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar zor bir sınavdan geçmekte. Rakipler meydan meydan dolaşıp oy istediler

Haberin Devamı

Bugün seçmenler sadık başına gidecek ve oylarını kullanacaklar. Mevcut belediye başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar zor bir sınavdan geçmekte. Rakipler meydan meydan dolaşıp oy istediler. Tabii bu oy isteme sırasında da varsa gerçekleştirmeyi hayal ettikleri projelerini anlattılar, yoksa karşı aday aleyhine konuşmaktan çekinmediler. Her parti başkanı, adayına destek verdi. Bayraklar asıldı, sokak ve caddelerin ortalarından sarkıtıldı. Bazı büyük bayraklar alttan geçen otomobillere takılıp yırtıldılar, üst üste asılan çeşitli bayraklar da birbirlerini örtüp kapattılar.

Poster furyası aldı başını gitti. Önüne gelen, önüne geldiği yere aday posteri yapıştırdı. Onu gören rakip aday, o posterin üzerine kendi posterini yapıştırdı. Bunu fark eden diğer aday... Neyse! Neticede bir poster kirliliği yaratıldı ki, sormayın! Otobüsler tutuldu ve onların üzerine de aday resimleri basıldı, bayraklar asıldı. İçeri bir teyp, dışarı da güçlü hoparlörler yerleştirildi. Aday otobüste değildi ama olsundu! Önceden hazırlanmış teyp, seçilmiş ve uydurulmuş bir şarkı eşliğinde, avaz avaz çalınarak küçücük sokaklara dalındı.

Kim hastaymış, kim bebekmiş, kim matemdeymiş, düşünülmedi. Olsundu! Bu bir seçimdi ve önemliydi!

Meydanlara gelindi. Halk toplandı. Nutuklar atıldı. "Ben gelirsem, şunu yapacam... Beni seçerseniz şu olacak" şeklinde mesaj üstüne mesajlar iletildi. Mikrofona konuşulmasına rağmen bağırıldı. Bağırılınca ses telleri zedelendi. Sesler kısıldı. Hayret bir şeydi! Mikrofona bağırmaya gerek yoktu ama bağırdılar işte. Olsundu!

Adaylar veya başkanları, televizyon programlarına davet edildiler. Kararlı biçimde konuşmalar yapıldı. Düşünceleri halka bu yolla da anlatıldı.

Önemli gazetecilere sorular sordurtuldu. Verilen cevap soruyla örtüşmüyordu ama olsundu! Hatta bazı adaylar, zor soruları almamak için durmadan başka konuda konuştular ve zamanı bu safsatayla doldurdular.

Mühim olan, cevap verecek sorulardan sakınmaktı. Olsundu!

Yarın seçim sonuçlan belli olacak. Kimi gülecek, sevinecek, kimileri de yaşlara bürenecek. "Mesajımı iyi iletemedim. Sesimi çok çıkartamadım. Fikirlerimi duyuramadım" diye kendine kızacak. Ekibine kızacak. Eşine ve ailesine yüzünü asacak ve bu durum bir müddet devam edecek.

Ama aradan bir ay, iki ay geçtikten sonra, bulutlar kalkmaya, güneş doğmaya başlayacak. O sabah kaybeden aday şöyle bir silkinerek durum muhasebesi yapacak.

1- Yahu ben neden kaybettim?
2- Hatam neredeydi?

Aslında bu sorulara cevap veremez kaybeden adaylar ama yavaş yavaş içlerinde bir duygu yükselmeye başlar. Aşeren lohusa hanımlar gibi özlemler içine dalarlar.

1- Ne güzel anlardı yaşadıklarım. Hep hareket halindeydim. Herkes bana bakıyordu. Ben herkese sarılıyordum. Kameralar hep beni çekiyorlardı. Kaç kere canlı yayın televizyon programlarına katıldım. Bayraklardaki resimlerim ne güzeldi? Posterlerdeki resimlerim daha da muhteşemdi. Herkes geçerken benim posterime bakıyor, öyle geçiyordu. Otobüste hep en önde oturup halka el sallıyordum. Bayraklarda da herkes resmime bakıyordu...

2- Ama artık bütün bunlar bitti. Kimse kapımı çalmıyor. Telefonum hiç aranmıyor. Başkan da yok oldu, yardımcılarım da! Hani kameralar? Hani mikrofonlar? Hani hoparlörler? Hani halk? Hani toplanmışlardı? Hani beni seçeceklerdi? Hani ellerinde benim resmimi taşıyan bayraklar vardı. Hani... Hani... Haniiiii??? Ohhhhoooooo. Ağlıyorum işte! Arıyorum işte! O günleri, geceleri, gene istiyorum işte! Yoksa bana ne olacak şimdiiii? Ha????

Bu yazıyı yazma sebebim, geçmiş seçimlere katılıp kaybetmiş arkadaşlarımın bana yukarıdaki gibi duyguları aynen anlatmalarıdır. Kaybedecek adaylar! Hazırlıklı olunuz ve kendinize yeni bir meşgale bulunuz diye yazdım bu yazıyı.

Not: Cumartesi yazımda değerli sanatçı Ayten Gökçer'in adı yanlışlıkla Ayten Gencer olarak yazılmıştır. Düzeltir, özür dileriz.

Okuyucu mektubu
Mesajımız bu kez yerine ulaşacaktır
* Beyoğlu Kocatepe Mahallesi Büyük Şişhane Sokak, Küçük Mumhane Sokak, Kilburnu Sokak, Tavşan Sokak, Turan Caddesi ile Yenişehir Çarşısı'ndaki uyuşturucu ve kapkaç çeteleri faaliyetlerine devam ediyorlar. Daha önce de köşenizde bu konuyla ilgili şikâyetlerimiz yayınlandı ama hiçbir somut gelişme olmadı maalesef. Konuyu kimse ciddiye almadı. Lütfen bu durumu tekrar Beyoğlu emniyet görevlilerinin dikkatine sunun. İnanın mahallede vukuatsız gün geçmiyor. (Adı bende saklı bir okuyucum)

* Konuyla ilgili bundan önce yayınladığımız yazı, Beyoğlu Emniyet Amirliği'nin gözünden kaçmış olabilir. Tahmin ediyorum ki yazımız bu kez dikkat çekecek ve yetkililer duruma el koyacaklardır. Gelişmelerden lütfen bizi de haberdar ediniz. Durum hallolduğunda bu bilgiyi de kamuoyuyla paylaşalım.

DİĞER YENİ YAZILAR