Geçen akşam Uğur Dündar'ın "Arena" programında Sayın Kemal Derviş'i dinliyorum.
Uğur Bey soruyor: "Başkan Bush'un Irak yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?"
Sayın Derviş diyor ki: "11 Eylül'de ABD hiç beklenmedik bir darbe yedi. Washington ve New York'taki felâket, yönetimi terörün merkezine inmeye ve bu tehlikeyi bertaraf etmeye yöneltti. Ama bence güç kullanarak bu tehlikeyi yoketmeye çalışmak doğru değil. Bence, dünya üzerinde daha hakça bir düzen kurulma yoluna gidilmeli."
Değişen nedir?
Seçimden önce bir toplantıda liberal ekonomi düzeninin ülkelerarası eşitsizliği artırdığını düşündüğümden, benzer bir soruyu ben de Sayın Derviş'e yöneltmiş, ancak o tarihte yukarıdaki cevabı almamıştım. Değişen nedir? Amerika'nın Irak'a karşı güç kullanması mı? Bu savaş başlayıp bitse de ülkelerarası eşitsizlik sona mı erecek? Diğer perişan geri kalmış ülkeler, sorun yaratmaya devam etmeyecek mi?
Hakça bir düzen nasıl kurulur? Yuvarlak sözler söyleyip işin içinden sıyrılmak bu kadar kolay olmamalı!
Peru'nun And Dağları'nın ne kadar çetin olduğunu bilen bilir. Patika tarzı, kenarı uçurumlarla dolu, çamurlu yollardan, eski tip kamyonların heyelan tehlikeleri içinde, kilometrelerce yol alarak kaliteli kahve çekirdeklerinin yetiştirildiği bölgeye vardığında, kooperatif yetkilisinin, 70 kiloluk bir kahve çuvalını, köylüden 50 Amerikan Doları'na aldığını bilmenizi isterim.
Bir çuval bu kahveden elde edilen kahveyi satan New York'taki Coffee-bar adındaki dükkânın sahibi ne kadar para kazanıyor biliyor musunuz? Tam tamına 20.000 Amerikan Doları kazanıyor.
Bu çarpıcı örneği vermem gerekli değil. Benzer durumları ülkemizde de yaşamaktayız. Bir bilmeceyi bile uygulayabiliriz. "Tarladan aldım 50 liraaaaaaaa, marketten alsam 1 milyon liraaaaaaaa!" Örnekler çoğaltılabilir. "Hakça bir düzen" nasıl gerçekleştirilebilir?
Yaklaşım önemli
Herhalde yukandaki örnekte tavan olarak gerçekleşen 20.000 Amerikan Doları'nın daha hakça paylaşımından geçer.
Uğur Bey soruyor: "Şayet iktidardaki bu hükümet sizden yardım istese işbirliği yapar mısınız?"
"Memleket için, Türkiye'nin gelişmesi için yaparım."
Sayın Derviş'in bu yaklaşımı da sanırım ülkemizde bir ilk! Yardım istenir, istenmez. O ayrı bir konu ama yaklaşım çok önemli.
Hoşuma gitti. Belirtmek istedim.
Dikkat... Dikkat...
Bilmediğimiz ne kadar çok şey varmış!
Dünya Kadınlar Günü'nde Amerikan Hastanesi, Semahat ve Nusret Arsel'in adını taşıyan Hemşirelik okulu toplantı salonunda doktorlarla hanımları birleştirdi, çok da iyi etti! Meğer bilmediğim ne kadar çok şey varmış! örneğin bir bardak sütün sağladığı kaloriyi yakabilmek için 55 dakika hızlı tempoda yürümek gerekirmiş. Sağlık Bakanlığımız'ın girişimleriyle doğumu ebe vasıtasıyla yapmak zorunda birakılmış yörelerde, erken doğum durumlarında, bebelere suni teneffüs yapma yöntemleri tüm ebe ve sağlık personeline öğretilmiş, ilgililere teşekkür ederiz!
Sayın Kemal Derviş'i dinlerken...
Geçen akşam Uğur Dündar'ın "Arena" programında Sayın Kemal Derviş'i dinliyorum. Uğur Bey soruyor: "Başkan Bush'un Irak yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?"
Haberin Devamı

