Sayın Başbakan'a bir önerim var

Başbakan yurt dışı gezilerinde Türkiye'nin başarılı işadamlarını, girişimcilerini, fabrikatörlerini, ihracatçılarını, yani ticaret erbabını beraberinde götürüyor ya!

Haberin Devamı

Başbakan yurt dışı gezilerinde Türkiye'nin başarılı işadamlarını, girişimcilerini, fabrikatörlerini, ihracatçılarını, yani ticaret erbabını beraberinde götürüyor ya! Bence çok hoş bir grup oluşturuyor bu müteşebbis topluluğu.

Son New York gezisini ele alalım. Pırıl pırıl, tertemiz gömlekli, lacivert blazerli, uyumlu kravatlı zevat, ABD'li müteşebbislerle buluşup, "daha fazla iş olanakları, iş birlikleri, ticaret ve yatırımı nasıl gerçekleştiririz" istişareleriyle hummalı bir çalışma içerisine giriyorlar.

İyi de ediyorlar. Mühim olan bir üretkenliğin temelini atmak. Kilit kelime üretkenlik. Bu üretkenliği yakalamak için zeki ve akıllı işadamlarımız eminim her öneriyi masaya yatırıyor, yoktan var etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Hepsini tebrik ediyorum. Bu seyahatlerin en hoş tarafı da sonradan, Kürşat Tüzmen gibi bir Bakanımızın beyanat vererek bu seyahat esnasında ne kadar iş bağlantıları yapıldığının, kaç dolarlık iş anlaşmalarının imzalandığının belirtilmesi ve Türkiye'ye gelebilecek yeni yatırımcıların listesinin açıklanması. Harikulade!

Benim Sayın Başbakan'a önerim şu: Lütfen aynı grubu ama aynı grubu Anadolu'nun tüm gelişmeye muhtaç yörelerine benzer bir seyahate götürün. Özellikle, milattan önceki şartları yaşayan bölgelerin bu işadamı ve müteşebbislerimize layıkıyla tanıtılması. Bu bölgenin potansiyellerinin açık bir biçimde yöreyi bilenler tarafından bu girişimcilere izah edilmesi. Bu esnada, hükümetin 1500 dolar altında geliri olan kent ve kasabalarda yatırım yapmayı düşünecek işadamlanmıza ne gibi teşvikler sağlanacağının bir bir anlatılması. Buraya yatırımın uygun olmadığını belirtecek müteşebbislerin görüşlerini ve ihtiyaçlannı dinlemesi. Bunları yerine getirmek için derhal bir plan ve program hazırlanması ve yürürlüğe koyması.

Ben bunu öneriyorum çünkü faydalı olacağına inanıyorum.

Çalışkan bir Köyişleri ile mi karşı karşıyayız?
Elime bir cetvel geçti! Çok mutluyum. İlk kar yağdığından beri Seddülbahir Köyü'nde elektrik ve sular kesik. Elektriği geçici olarak halletti köy halkı. Ama su? Yok! Neden? Çünkü fırtına, 9 elektrik direğini yerle bir etti. Bunların 4 adedi ortadan kınldığı için tamamen devre dışı kaldı. Diğerleri tamir edilebilecekmiş. Trafo paramparça. Su deposunun pompası çalışmıyor. Dün Muhtar Ahmet ile konuştum.

"Ezine, Ayvacık gibi yörelere bağlı, bizim gibi 5 köy aynı durumdaymış. Devlet bu işi ihale edecekmiş. Bravo doğrusu. Dün hemen ihaleyi yapmışlar. Sanırım gecikme uzamasın diye 5 değişik firmaya işler ihale edilmiş. Bizdeki tamir 10 milyar tutuyomuş. Bakalım bu hükümet işleri çabucak yapıp, köy halkını rahata kavuşturacak mı?"

"Muhtar, aradan bir aya yakın zaman geçti. Zaten işler gecikmiş?"

"Yok Ayşe Hanım. Tekrar kar yağdı ya? İşleri bu karıştırdı. Bu hükümet sanki daha hızlı çalışacak. Dur bakalım. Ben Köyişleri ile konuşuyorum. Sizi haberdar ederim."

Ben şimdi bekliyorum. Elimdeki cetvel bu. 16 Şubat 2004'te işler ihaleye verilmiş. Bakalım Seddülbahir Köyü sakinleri ve diğer köyler ne kadar zaman sonra doğru dürüst elektrik ve su olanaklarına kavuşacaklar?

Dikkat... Dikkat...
Merkel daha açık konuşmalı
Alman Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi Başkanı Angela Merkel'i ülkemize biz çağırmışız. Bize düşünce ve planlarını açıkla demişiz. "Tam üyeliğe hazır değilsiniz. Ayrıcalıklı partner olmanızı öneririm" demiş. (Bu sözleri kalabalık bir Türk grubu içinde sarfetmek de kolay bir iş olmamalı). Şimdi herkes itiraz ediyor. Ben ise Bayan Angela Merkel'in daha açık ve detaylı konuşmasını arzu ediyorum. Neden? (Dini farklılık dışında) Hıristiyan Demokratlar'ın bu karara varmalarındaki gerekçelerini bir bir duymak istiyorum. A. Ö.

DİĞER YENİ YAZILAR