Bayramda çok hoş konulara girmek, okuyucularımıza neşeli dakikalar yaşatmak istiyordum. Ancak Özlem Şahin adındaki okuyucumdan aldığım bir mesaja göz gezdirdikten sonra, biz hanımların 'tutunmadan ayakta durma' hakkımız olmadığını tekrar hissettiğim için üzgünüm. Bu üzüntümü sizinle paylaşmak istiyorum. Aldığım bilgi şöyle:
"Devlet Şu işleri Genel Müdürlüğü'nün 20.11.2003 tarihli Öğrenci Seçme ve Yerleştirme sitesinde yayınlatmış olduğu 65 kişilik inşaat mühendisinin açıktan atanması ile ilgili cinsiyet ayrımı yaparak, YALNIZCA ERKEK inşaat mühendisi alınacağı konusunda ilan vermiş olmaları, on binlerce genç inşaat mühendisi bayanı şoke etmiştir! Bugüne kadar hiç böyle bir ayrım yapılmadı. Türkiye'de ilk olarak AKP bu adımı atıyor. Bizler erkeklerle aynı koşullarda eğitim gördük. KPSS sınavına girdik. Yüksek puanlar aldık. DSİ Genel Müdürlüğü kız-erkek ayrımı yaparak biz bayanlardan daha düşük puan alan erkek meslektaşlarımıza istihdam sağlamış oluyor. Anayasamızın 10., 11., ve 70. maddelerine aykırı bir uygulama söz konusu." Sayın Başbakanım, mesajın devamını buraya almıyorum çünkü sanırım sorunu anlamışsınızdır!
Rahmetli babam, gelişen bir durumu değerlendirirken, "Ayşe çabuk karar verme, meydana gelebilecek her ihtimali önceden kestiremezsin" demişti. Sanırım bu gelişme tam da söylediği durumla örtüşüyor.
'Değiştiğinizi' iddia ederek oylarımızı alıp iktidara gelmiş size, hiç değişmediğinizin kanıtı bir eylem örneğiyle karşı çıkmanın hüznünü yaşıyorum. İnşallah burada 'yanlış bir anlama' vardır, bir daktilo hatası yapılmıştır ve durum derhal düzeltilecektir.
Ayrımcı kararlar
Okuyucum Anayasa maddeleri sayıyor. Bu sıralamalara hiç gerek olmadığını bilen bir Başbakan olduğunuza inanıyorum. Ayırımcı bir kararın alınıp, uygulanması, çok önemli bir belirtidir. Bu bakış açısı bir zihinsel parametre göstergesidir. Hataya düşmemek için gerekli 'geniş açılı bakış' eksikliğini gösterir. Beyinde soyuttur. Gizli durabilir. Ancak uygulamaya geçtiği anda somutlaşır, tehlike arz eder. Bu düşüncelerimi en iyi sizin anlayacağınızı düşünüyorum.
Biz bu ülkede erkeğimizle, hiçbir art niyet taşımadan, omuz omuza olabildiğimiz için, meslek kulvarları her Türk bireyine eşit şekilde açık olduğu için, çağdaş medeniyetin, bu eşit ve rekabetçi ortamdan başka hiçbir biçimde elde edilemeyeceğini bilecek kadar akıllı olduğumuz için varız! Bu imkânlara sahip olmayanlar, ve bu imkânların önünü tıkayan zihniyetler tozlu, dumanlı, şiddet ve terörlü ortamlarından kurtulamazlar.
Şayet bu bilgi doğru ise, karşımızda hiçbir DSİ yetkilisinin savunamayacağı bu uygulamanın, ülkemizde çağdaş inşaat mühendisliği eğitimi almış, iş imkânı bekleyen, binlerce hanım inşaat mühendisinin NAMINA derhal durdurulmasını rica ediyorum.
Şu anda bilmediğimiz gibi, tahmin de edemeyeceğimiz benzer yeni durumların ülkemizin hiçbir köşesinde uygulanmaması için, tedbir alacağınıza güveniyoruz. Çünkü, siz bizim Başbakanımızsınız. Önce size, sonra ekibinize güvenmek mecburiyetindeyiz. Bizim eşitlik hakkımızı takdir edip, koruyacak olan sizsiniz. Tüm kız ve erkeklerimizin eşit meslek şartlarına sahip olmaya devam etmelerinin, bizler için en önemli ilke olduğunu bilmeyenlere, öğretmenizi rica ediyorum.
Konuyu araştırıp gerekli önlemleri alacağınızdan eminim, efendim.
Dikkat... Dikkat...
Çok değerli sanatçı Kerem Yılmazer'i, aynı saldırıda kaybettiğimiz tüm diğer vatandaşlarımız gibi, vakitsiz bir biçimde yitirmenin üzüntüsünü üzerimizden atabilmiş değiliz. Kendisiyle yakınen çalışma fırsatını ben de bulmuş, sanatsal yeteneği ile insanlık değer ve davranış çıtasının çok yüksek seviyelerde gezdiğini derhal fark etmiştim. Sevgili sanatçı dostum Göksel Kortay ile sanat camiasına başsağlığı diliyorum.
Sayın Başbakan Erdoğan! Sizden bir ricam var!
Bayramda çok hoş konulara girmek, okuyucularımıza neşeli dakikalar yaşatmak istiyordum. Ancak ...
Haberin Devamı

