Sayın Bakanımız Hüseyin Çelik'e bir öneri

Milli Eğitim Bakanımız olarak bir konuya eğilmenizi ve mümkünse uygulamaya geçirmenizi rica ediyorum. Ben lise diplomamı Türkiye'de alamadan iş hayatına atılmak zorunda kaldığım için ABD'ye gittiğimde imtihanlara girerek orada almıştım

Haberin Devamı

Milli Eğitim Bakanımız olarak bir konuya eğilmenizi ve mümkünse uygulamaya geçirmenizi rica ediyorum. Ben lise diplomamı Türkiye'de alamadan iş hayatına atılmak zorunda kaldığım için ABD'ye gittiğimde imtihanlara girerek orada almıştım.

Tam, her imtihandan geçtiğimi ve mezuniyet belgemi almaya hazır olduğumu sandığım anda yetkililer, "İlk Yardım Kursu"ndan geçmediğimi belirterek en yakın sağlık kurumunda haftada iki gün verilen bu kursa gitmemin şart olduğunu belirttiler.

Bu kursta gösterilenleri yazılı olarak da bir kitapçıkta toplamışlardı. Bu kitapçığı çalışmam şarttı. Kalp krizi geçiren bir insana nasıl müdahale edileceği, herhangi bir yeri kesilen kişiye nasıl yardım edileceği, kırık bir kolun tıbbi malzeme yokluğunda nasıl emniyete alınacağı gibi daha birçok konuda yapılması gerekli uygulamaları öğrendim ve liseden mezun oldum. Bu çalışmayı son derece faydalı buldum ve birkaç kez zor durumda kalan kişilere yardım bile ettim. İyi ki öğrenmişim. İyi ki ABD lise müfredatı bu çalışmayı tüm öğrencilerine şart koşmuş.

Bildiğiniz gibi ben ve arkadaşlarım yıllardır televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde, sivil toplum kuruluşlarında hanımlara yönelik programlar, çalışmalar ve araştırmalar hazırlamaktayız. Türk kadınının, içinde bulunduğu zor şartlardan kurtulması için eğitimini tam olarak almasını, iş hayatına atılmasını, kişiliğini bularak doğru kararlar vermesini teşvik etmekteyiz. Töre ve geleneklerin yüzyıllardır yer ettiği bölgelerde yanlış düşünce ve değerlendirmeleri değiştirmenin, Ağrı Dağı'nı yerinden oynatmak kadar zor olduğunun farkındayız.

Ekranlardan, sinema perdelerinden, yazılı basından yıllardır ne kadar bağırırsak bağıralım bugün hâlâ doğu ve güneydoğu bölgelerimizde günde ortalama 3-4 kızımız töre cinayetlerine kurban gitmektedir. İnanır mısınız gerekçeler arasında, "Radyo programına telefon edip şarkı istemek" bile var.

"Kadın Hakları"
Bir kere Türk halkı olarak, "Biz AB'ye girmek istiyoruz" diye arzularımızı durmadan dile getirirken, başını kuma gömen kuşlar gibi gerçeklerden ne kadar uzakta olduğumuzun farkında olmalıyız. Daha dün TRT'de yaptığım "Kardelen" programına katılan bir seyircim, canlı yayında telefonla bizi arayarak Güldünya'nın ölmesinin şart olduğunu açık bir biçimde belirtti. Bu bey ve eşi, önümüzdeki perşembe günü benim programıma gelip görüşlerini belirteceğini de açıkladı. Çok memnun oldum. Çünkü bu beyefendinin görüşleriyle benim görüşlerim arasında Dicle Nehri uzunluğunda farklar var ve birbirimize birbirimizi anlatarak anlamaya çalışacağız.

Ben bu programlarımı 10 yıldır yaparım. Meslektaş arkadaşlarım da aynı konuları işleyip dururlar. İlerleme, zihniyet değişikliklerini gerçekleştirme zorluklan hergün başımıza balyoz gibi inmektedir. Benim size ve yetkililerinize önerim şöyledir:

Lise müfredatımıza, "Kadın Hakları" diye bir ders koyulsun. Bu çalışmada, kadınlara karşı işlenen hangi suçlara hangi cezaların verileceği belirtilsin. Örneğin öldürmenin cezası, yaralamanın cezası, dövmenin cezası, sözle tacizin cezası kaç yıldır, kaç paradır, mekân mahallinden kaç metre uzaklaştırmaktır vs?

Bütün bu hareketlerin insan haklarına aykırılığı nereden ileri gelmektedir? Hukukçularımızın, sosyal bilimcilerimizin ve ruh bilimcilerimizin birleşerek böyle pratik bir kitapçık hazırlayabileceklerine inanıyorum. Liselerden mezun olacak erkek veya kız, her çocuk bir sömestrlik eğitimden geçtikten sonra diplomalarını alabilmelidirler.

Öğretmenin işinin kolay olmayacağını, çocukların gerçek yaşamları hakkında sorular soracaklarını tahmin edebiliyorum. Ancak bu gelişmeyi elde edemezsek ülkemizin, yabancı ülke topluluklarına dahil edilmeyeceği endişesini taşıyorum. Aynı şekilde trafik eğitimi ve trafik cezaları da her lise öğrencisine öğretilmelidir. Uyuşturucu ve alkol konusunda da benzer çalışmalar gerçekleştirilmelidir. Eminim daha birçok konuda öneriler gelebilir. Çok da faydalı olur.

Gelenek ve törelerin değişmesi, ülkemizin yüzde 50'sini teşkil eden kadınların öneminin anlaşılması, cinayet, zulüm ve eziyete son verilmesi için yardımınıza ihtiyacımız olduğunu belirtirim.

DİĞER YENİ YAZILAR