Tam pencerelerimin macunlarını söküp, yenileyip yerlerine takmıştım ki kapı çaldı. Gelen Rukiye'ymiş! Öpüştük. Keçe terlikleri geçirdi ayağına ve salona geçti. Ben de çaylarımızı hazırlayıp getirdim, karşılıklı yerleştik
"Soğuk galiba dışarısı Rukiye?"
"Çok soğuk vallahi. Senin salon da buz gibi. Yine elektrik mi kesildi?"
"Yok yok, pencere macunlarını yeniledim de cam açık olunca söğüdü salon tabii."
"Hah, iyi yaptın. Ben de onu gelecek perşembe yapacağım. Malum cumaya 'günüm' var."
"Yahu Rukiye, bayılırsın şu hanımlarla 'gün'lerde toplanmaya. Neler konuşuyorsunuz allahaşkına?"
"Vallahi, havadan sudan. Yeni yemek tarifleri, çocuk dertleri, okul sorunları, konuşup duruyoruz işte. Ama haklısın Ayşe. Geçen akşam Rüstem'le konuşuyorduk. Ay sonunu getirmek iyice zorlaştı. Rüstem bana ne dedi biliyor musun?"
"Hayrola! Ne dedi?"
"Sen de çalışsana, bak Ayşe Hanım'a, bak Ruhat Mengi Hanım'a. bak Tuğçe Baran kızımıza, sen de bir köşe yazarı olsana demez mi?"
Bu söz üzerine sağ ayağımı altıma alıp, tedirgin gözlerle Rukiye'ye bakmaya başlamışım ki, "Korkma Ayşe, korkma. Senin işini alacak değilim tabii ama komik işte. Rüstem, sen de bir köşe yazarı olsana dedi?"
"Öyle kolay köşe yazarı olunur mu Rukiye? Eğitim ister, birikim ister, kültür ister, zekâ ister, hazırcevaplık ister, bakım takım ister."
"Yahu, beni de okuyacak birileri olamaz mı yani?"
"Anlıyorum seni. Farzet Zafer Mutlu Bey sana bir şans tanıdı, ne yazarsın?"
"İlk önce her gün yemek tarifi veririm Ayşe. Neden biliyor musun?
Çünkü her sabah 'ne pişireyim'den
bıkmıştım. Kendime bir buçuk senedir bir defter tuttum. Ne pişirdiysem yazdım. Her gün bir liste yapar, tarif veririm."
"Fena değil vallahi, başka?"
"Gördüğüm filmleri yazarım, mesela geçen gün arkadaşım Ruhat Mengi'yle gittik ya, "Hayalet Dolu Gemiler!"
"O filmin adı "Hayalet Gemi!" Adını bile bilmiyorsun Rukiye! "
"Olsun, gördüm ya. Hem Ruhat Hanım'ın yazısını okudum ama bence tam anlamamış filmi. Ben bir anlatsam, tam anlatırım haaa!"
"Yapma yahu Rukiye! Ruhat çok güzel yazmış. Sen onu anlamamışsın hem senin ismini de yazmış. Teşekkür etmelisin."
"Ediyorum tabii. Ama farkında mısın, o filmde çok korktu! Hep gözleri kapalı seyretti! Nasıl eleştirmiş ki? Görmeden! Ben bir de ne yazarım biliyor musun? Yeni sivrilen artistleri yazarım. Güzeller mi, giysileri nasıl, saçları, makyajları, aşkları, meslekleri, şarkıları..."
"Boşver Rukiye, akşama ne pişiriyorsun?"
Okuyucu mektubu
İş Bankası'ndan bir cevap gelir!
Özge Çelik
* Erdemli İş Bankası Şubesi'nden Kars-Sarıkamış Şubesine gönderilen 50 milyonluk havale için 8 milyon 400 bin lira gönderme bedeli aldılar. Lütfen köşenize alınız.
* Bankacılık havale sistemlerinin nasıl çalıştığını bilmiyorum. Sizin gönderdiğiniz havalenin yüzde 16,8'i (!) gönderme bedeli olmuş. Şu günlerde her kuruşun önemi olduğunu biliyoruz. İş Bankası belki bir açıklama gönderir. Hemen köşemizde yansıtırız. Belki havale gönderme bedellerini biraz aşağıya doğru çekerler!
Rukiye köşe yazarı mı oluyor?
Tam pencerelerimin macunlarını söküp, yenileyip yerlerine takmıştım ki kapı çaldı. Gelen Rukiye'ymiş! Öpüştük. Keçe terlikleri geçirdi ayağına ve salona geçti. Ben de çaylarımızı hazırlayıp getirdim, karşılıklı yerleştik
Haberin Devamı

