Ali ve gelinim Meryem geldiler. Bu sabah Aliciğim müthiş düşüncelerle katıldı iğdenin altında yanımıza. Konuşmalarımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Yok petrolmüş, yok nükleer enerjiymiş, yok güneş enerjisiymiş vs. bunlarla olacak iş değil bu sorunların halli, böyle hantal ve kaba sistemlerle ayakta durmaya çalışıyor insanoğlu, oysa durum bambaşka."
"Günaydın Aliciğim! Hangi durumdan bahsediyorsun?"
"Anne, bu hantal enerji kaynaklarıyla çalışan jet motorlarından, nükleer santrallerden insanoğlu kurtulmak zorunda. Bütün mesele rotasyonda."
"Yani dönüşüm mü diyorsun?"
"Bak uzaya! Her şey durmadan dönüyor. Sudaki girdaplara bak. Fırtınada meydana gelen hortumlara bak. Asıl enerji kaynağı rotasyonun kontrol altına alınıp kullanılmasında..."
"Aliciğim, Einstein ışık hızının, evrendeki en yüksek hız olduğunu iddia etmişti. Oysa birkaç yıl önce Nobel Ödülü alan iki fizikçi ne keşfetmişti hatırlıyor musun?"
"Hatırlat bakayım anneciğim."
"Laboratuvar ortamında atomu ayrıştırdılar. İçindeki protonu da parçaladılar. Tam hatırlamıyorum ama sanırım protonu parçaladılar... Evet evet onu..."
"Bak tam benim söylediğim noktadasın anne. Atomdaki proton devamlı bir rotasyon içinde..."
"Onun için naklediyorum zaten bu olayı. Neyse, yarım atomu ve yarım protonu, ki hâlâ dönüyormuş, laboratuvarın bir köşesine koyuyorlar, diğer yarımları da aynı laboratuvarda daha uzak bir mesafeye yerleştiriyorlar. Sonra bilim adamları bir atoma müdahale ediyorlar ve dönüş istikametini yani rotasyon istikametini değiştiriyorlar, bir de ne görsünler?"
"Ne oluyor peki. Diğeri de mi rotasyon değiştiriyor yoksa?"
"Aynen öyle! Olacak şey değil. Bu ne demek biliyor musun?"
"Einstein'in ışık hızı teorisinin çürümesi demek. Bu iki atom parçası arasında organik bir bağ yok. Birbirlerini görmüyorlar bile ama müdahale edilen proton parçasından diğerine bir şekilde bir mesaj gidiyor."
"Ne mesajı?"
"Ne mesajı olacak, 'Rotasyon değişikliği yap' mesajı."
"Evet. Bu işlemi başaran fizikçilere Nobel Ödülü verildi."
"Bak anne, bütün kilit bu rotasyon sistemini kurmada. Şayet başka gezegenlerde başka yaşamlar varsa, UFO gerçeği yaşanıyorsa, bu insanların rotasyon enerjisini yaratmalarından ve kontrol etmelerinden ileri geliyordur. Sudaki girdap etrafında ne varsa alıp yutuyor. Havadaki hortum, önüne geleni, içine alıp yok ediyor. Bu ne enerji gücüdür kardeşim? Biz çölü delip, hortum uzatıp, sifon yapacağız da, çıkan ham petrolü rafine edeceğiz de, benzinciye göndereceğiz de, o hantal enerji kaynağını, otomobilin, uçağın, hantal motoruna vereceğiz de hareket edeceğiz. Fizikçiler rotasyonu çözmek durumunda."
"Sen, ben göremeyiz Aliciğim."
"Ne demek göremeyiz? Bence 10 yılı kaldı bu rotasyon sisteminin kontrol altına alınıp uygulanması için. Sen de görürsün, ben de görürüm!"
Dikkat... Dikkat...
Guinness'e giren temel atma töreninin öyküsü
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (KOSB) üyelerinden Tevfık Eraslan Bey'den aldığım bilgilere göre, geçen yıl 900 müteşebbis, yeni fabrika kurmak için KOSB'a müracaat etmiş. Arsaların, ihale açmak yerine, noterce taahhütte bulunanlara verilmesi kararlaştırılmış. Taahhüt şöyleymiş: "Bir yıl içinde inşaatı bitireceğim. İki yıl içinde üretime geçeceğim." Esas itibariyle 900 arsa tahsisi isteyen müteşebbis arasında bunu taahhüt eden 181 firma varmış. Bunlardan 139'u temel atma işlemlerini tamamlayabilmiş.
KOSB Başkanı da "espri olsun" diye Guinness yetkililerini çağırmış. Din adamının hazır bulunması da Kayseri geleneklerinden kaynaklanıyormuş. Bunu bilgi için okuyucularıma yansıtıyorum. A. Ö.
Rotasyon enerjisi olabilir mi?
Ali ve gelinim Meryem geldiler. Bu sabah Aliciğim müthiş düşüncelerle katıldı iğdenin altında yanımıza. Konuşmalarımızı sizlerle paylaşmak istiyorum
Haberin Devamı

