Rönesans nasıl başladı?

Geçtiğimiz hafta Cevizkabuğu programında, Ekonomik Araştırmalar Vakfı kurucusu ve yazar Hayri Sevimay konuk olarak Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerine açıklamalarda bulundu

Haberin Devamı

Geçtiğimiz hafta Cevizkabuğu programında, Ekonomik Araştırmalar Vakfı kurucusu ve yazar Hayri Sevimay konuk olarak Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerine açıklamalarda bulundu. Çok rahat bir üslupla, örnekleyerek belirttiği fikirlerini çok ilginç buldum.

Avrupa'deki aydınlanma yılları ve Rönesans'ın başlama tarihinin, Fatih'in İstanbul'u fethettiği devre rastladığına dikkat çekince gene aklıma ABD'de yaşadığım bir olay geldi.

Anfi şeklindeki sınıfa giren müzik profesörümüz, elindeki çantayı kürsüye bıraktıktan sonra biz öğrencilere hiç bakmadan tebeşiri eline aldı ve tahtanın tam ortasına kocaman rakamlarla "1453" yazdı. Tebeşiri yerine bıraktıktan sonra yavaşça bize döndü ve dedi ki:

"Benim adım Profesör O'Neill. Aranızda tahtaya yazdığım bu tarihte ne olduğunu bilen varsa lütfen elini kaldırsın. Bilen, derslere hiç çalışmasa bile, imtihanlarımda devamlı zayıf alsa bile sömestr sonunda kendisine A vereceğim!"

İskemlemde donup kalmıştım. Etrafımdaki Amerikalı gençlerin bu tarihten hiç haberleri olmadığına kalıbımı basardım. Gene de bir iki saniye bekleyip onlara şans tanıdım. Baktım kimseden "çıt" çıkmıyor, yavaşça sağ kolumu havaya kaldırdım.

"Yes?" diye sordu O'Neil.

"1453 yılında Türk orduları, Fatih Sultan Mehmet komutasında bugünkü İstanbul'u, o günkü Constantinople'u fethettiler."

"Sen nereden biliyorsun bunu?"

"Ben Türk'üm" dedim.

Teşekkür etti...

"Her Türk bilir mi?" dedi.

"İstisnasız her Türk bilir" dedim. Bu konuşma nereye gidiyordu bilmiyordum. Sınıfta "çıt" çıkmıyordu.

İşte o anda O'Neill, hazırol vaziyetine geçmek için asker gibi iki topuğunu birbirine çarparak ayaklarını yapıştırdı. Sol elini aşağıya sallandırırken sağ kolunu dirsekten kırıp midesinin üzerine getirdi ve belinden öne doğru eğilerek tam önümde bir reverans yaptı. Herkes gibi ben de neye uğradığımı anlamamış ve şaşırmıştım. Doğrulduktan sonra şöyle dedi:

"Sizin nezdinizde tüm Türklere teşekkür ediyorum."

"Neden?"

"Çünkü Türklerin İstanbul'u fethetmesinden sonra tüm düşünürler, tüm sanatçılar, tüm aydın ve entelektüel insanlar Anadolu'yu terk etmiş, Avrupa'ya göçmüş ve Rönesans'ı başlatmışlardır. Fatih'in fethi olmasaydı, aydınlanma ve Rönesans başlamazdı."

"Ama profesör, Türkler 1453'ten çok önce Anadolu'yu fethetmişlerdi. Tüm Anadolu sanatçılarıyla ahenk içinde yaşamışlardı. En yetenekli ressamlar, heykeltıraşlar, şair ve düşünürler, Türk insanıyla yan yana yaşamışlardır. 1453 tarihindeki Avrupa'ya gidiş mi Rönesans'ı başlattı?"

"Konjonktür oluştu. Avrupa'daki düşünür ve aydınlar da hazırdı, gelenler de ilk ateşi yaktılar. Böylece aydınlanma başlamış oldu."

"Siz bana A verecek misiniz?"

"Tabii. Söz vermiştim, sözümü tutarım. Karne notunuz A olacaktır."

Sanmayınız ki serdim dersleri!!! Hiç bile! Daha çok çalışarak, hak ederek aldım A notumu.

Dikkat... Dikkat...
Nişantaşı'nı temiz tutalım lütfen!
Geçenlerde bir grup okuyucum Nişantaşı sokaklarının köpek pisliğinden geçilmediğini belirtmiş, Şişli Belediye Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül'ün bu soruna bir çare bulmasını istemişti. Mustafa Bey'le konuştuğumda, "Ne diyorlar Ayşe Hanım? Ben, Şakayık Sokak'taki otoparkın yanındaki parka Türkiye'nin ilk özel hayvan tuvaletini yaptırdım. Ama kullanan yok ki? İnsanların da biraz düşünceli olması gerekir. Gezdirdikleri hayvanların dışkısını bir poşete koyup çöpe atmalılar. Daha ne yapalım Ayşe Hanım?" dedi. Haklıdır. Köpeğinizi gezdirdiğinizde yanınıza küçük bir faraş, bir süpürge ve naylon poşet alınız ve pisliği ortada bırakmayınız. Herkese polis ve zabıta tayin edilemez ki, yüksek para cezası mı kessinler? Nişantaşı'nı pisletip, kokutmayın lütfen. Hayvan beslemek büyük bir sorumluluktur. Paketi aç, mamayı dökle bitmez bu iş!

DİĞER YENİ YAZILAR