Ronaldo Luiz Nazario de Lima

Real Madrid takımına milyonlarca Euro'ya transfer olan efsane futbolcu Ronaldo, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinin varoşlarında doğdu

Haberin Devamı

Real Madrid takımına milyonlarca Euro'ya transfer olan efsane futbolcu Ronaldo, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinin varoşlarında doğdu. Okulu asıp, mahalle aralarında top koşturmaktan annesini bıktıran futbolcu, halen Madrid'in La Moraleja ilçesinin en lüks 3 katlı, golf sahalı, yüzme havuzlu, 5 araba garajlı villasında oturuyor. Takım gelirine ilaveten, tişört, fincan, kep gibi hediyelik eşya firmasından gelen geliri de milyonlarca euroyu aşıyor.

Bitmedi! Nike ile imzaladığı 10 yıllık anlaşma gereğince yılda 1.5 milyon euro da banka hesabına yatırılıyor. Üstelik Avrupa'yı çevreleyen özel maçlardan da milyonlarca euro hesabında birikiyor.

İçimden dedim ki: "Hey Ronaldo! Nereden nereye be oğlum?" Allah artırsın. Yokluğu bilen bir insan, varlığa kavuşunca yokluk günlerini unutmaz ve yardım elini, derde düşmüş her insana uzatır. Doğruymuş. Ronaldo, Birleşmiş Milletler'in İyi Niyet Elçisi seçildiğinden beri hayır işlerine vakit ayırıyormuş. "Geldiğim yeri unutmuyorum. Çocukluğumda çok çektim. Şimdi dünyayı dolaşıp, zor yaşam şartları altındaki insanlara yardım etmeye çalışıyorum" diyor.

Ama anladığım kadarıyla kahramanım biraz tutumlu. Nasıl yani? Şöyle. Öğrendiğime göre bir dergi, "Evinizde sizin fotoğraflarınızı çekmek istiyoruz" deyince Ronaldo, "Olmaz. Evimi dağıtırsınız. Başka bir ev kiralayın. Fotoğraflarımı orada çekin" demiş. Tamam. Çare yok. Patron öyle istiyor. Ertesi gün bir telefon daha. "Haydi gelin benim evimde çekin. Ama bana günlüğüne 2000 euro kira ödeyin!" Nasıl? Hesaplı değil mi?

Kadın futbol yıldızı Milene Domingues ile Ronaldo arasında büyük bir aşk başlar. Milene diyor ki: "Birdenbire oldu ve tutku her yanımızı sardı. Hamile kaldım ve 6 ay içinde evlendik. Sırılsıklam aşık olunca, pek düşünemiyor insan." Topaç gibi bir oğlan çocuğun doğumu da durumu kurtaramayınca 4 yıl sonra ayrı yaşamaya başlayan çift, resmen boşanmayı henüz düşünmüyor.

Zico adındaki futbolcuya hayranlık duyarak küçük yaşlarında, mahalle takımlarında oynayan Ronaldo'yu kim keşfetti? 13 yaşındaymış. Futbol için yeni yetenekler arayan Reinaldo Pitta ve arkadaşı görmüş Ronaldo'yu ve kader ağlarını örmeye başlamış. "Görür germez bu çocuğun topla başkalarından farklı şeyler yapabildiğini gördük" diyen Pitta, Ronaldo'yu 7500 dolara almış. Bundan sonra adeta uzaya yükselen bir füze. Tutabilene aşk olsun! Ronaldo'nun elbise dolaplarının 10 kapısı var. İçindeki onlarca kostüm, Giorgio Armani imzasını taşıyor. Garajındaki arabaları Lancia, Audi, bir kaç BMW ve bir de ful aksesuarlı Hummer. Üç katlı villanın en üst katına asansörle çıkılıyor. Kapıları çelik. Dekora beyaz renk hakim. Brezilya dizilerine hayran Ronaldo! Romantik mi romantik! Hem de nasıl? Bu dizileri üstüste izlemeye bayılıyor. Hele bir tanesi varmış ki, artık izleye izleye bütün senaryoyu ezberlemiş. Adı "Celebridade!" Herhalde şöhretle ilgili bir Brezilya dizisi bu ve kahramanımız belli ki hikâyeyle özdeşleşebiliyor.

Çevrede çok dolaşamamanın derdini yaşıyor Ronaldo. Bir keresinde uzun bir palto giymiş, gözünde gözlükler, başında bir peruk ve Louvre Müzesi'ni geziyor. Derken bir turist bunu farkedince koşuşturma, kaçıştırma başlıyor. Gözlüklü ve peruklu Ronaldo'yu nasıl tanımışlar? Çok kolay! Onu üst dişleri arasındaki ayrıktan tanımışlar!

Ronaldo'nun Madrid'te verdiği ev partileri konuşulup duruyor. Tüm sosyete, güzel mankenlerin ve sanatçıların katıldığı bu partiler sabahlara kadar sürüyormuş. Victoria ile David Beckham, Ronaldo'nun partisine katılınca şaşırmışlar. Rio usulü gerçek eğlence nasılmış, öğrenmişler. Ben bu çalışkan ve yetenekli futbolcuyu candan kutluyorum ve onun yerini alacak yeni futbolcuların da Türkiye'den çıkmasını istiyorum.

Okuyucu mektubu
Demir yollarımıza milletçe sahip çıkmalıyız
* Ey Türk Gençliği! İkinci vazifen trenlerimizi çağımızın en temiz, en modern, en hızlı seviyelerine ve hatta daha ilerilerine taşımaktır. Demir yolu ağımızı memleketimizin, vatanımızın en ücra köşelerine kadar ulaştırmaktır. Artık daha fazla vakit geçirmeden tren ve demir yolumuza milletçe sahip çıkmalıyız. (Abdülbaki Çalışkan / Haydarpaşa)

* Abdülbaki Bey'in mesajı içime gerçekten sular serpti. Kendilerinin Haydarpaşa Garı'nda çalıştığını sanıyorum. Ankara'da demir yolundan uzak binalarda ikamet edenlerde, Abdülbaki Bey'in duygularının yarısı olsa, bugüne kadar demir ağlar tüm yurtta örülmeye başlamıştı bile. Sağolun Abdülbaki Bey! Size tekrar teşekkür ediyorum. İnanın yazınız canıma can kattı!

DİĞER YENİ YAZILAR