Otobüste bir sohbet

"Ay inanmıyorum! Ayşe Hanım, programlarınızı çok beğeniyorum, gazetedeki köşenizi de..."

Haberin Devamı

"Ay inanmıyorum! Ayşe Hanım, programlarınızı çok beğeniyorum, gazetedeki köşenizi de..."

"Buyrun bir sorununuz mu var?"

"Ahh! Nasıl bildiniz? Vallahi size boşuna yazdırmıyorlar..."

"Nasıl bir sorun yaşıyorsunuz?"

"Ayşe Hanım, Allah düşürmesin sizin hiç SSK hastanesine işiniz düştü mü?"

"Henüz düşmedi ama eli kulağındadır herhalde!"

"Allah göstermesin. Diyeceğim şudur Ayşe Hanım, biliyorsunuz yeni verilen emirle bizler buraya telefon ediyoruz. Derdimizi söyleyip randevu istiyoruz..."

"Biliyorum."

"Benim dayım çok hasta. Hemen ameliyat olması lazım."

"Randevu aldınız mı?"

"Onu diyecem. Aradık ve ne güne verdiler biliyor musunuz?"

"Bilmiyorum!"

"Tam bir sene sonraya! İnanır mısınız? Tam on iki ay sonraya verdiler."

"Dayınız çok mu hasta? Yani bekleyebilir mi?"

"İsterse beklemesin Ayşe Hanım. Özel hastaneye götüremeyiz, çaresiz bekleyeceğiz. Ama siz köşenizde yazar mısınız? Bu SSK randevuları çok geçlere atılıyor."

"Bu konuda oldukça fazla şikâyetler geliyor. Muhakkak yetersiz tesis, yetersiz doktor ve yoğun talep olmalı. Bu netice başka türlü olamaz."

"Hem bir şikâyetim daha var."

"Dinliyorum."

"Şimdi SSK bizi başka kliniklere sevk ediyor ya? Hani film çekilecek falan. O zamanlar da o kliniğe gidiyoruz ne oluyor biliyor musunuz?"

"Bilmiyorum."

"O klinik bize film çekim saati olarak neredeyse sabaha karşı veriyor."

"Çok zor olmalı."

"Hem de nasıl zor! 'Ben çalışıyorum, daha uygun bir saat veremez misiniz?' diye sorduğumda ne diyor biliyor musunuz?"

"Onu da bilmiyorum."

"Bana ne diyor, sadece bu. Bana ne?"

"Benim durak geldi. İnmem gerek. Bu konuları gazetemize taşıyacağım. Dayınıza geçmiş olsun. Hoşçakalın, hoşçakalın!"

Okuyucu mektubu
Umutsuzluğunuz gözyaşlarınızdan okunuyor
* İki kızımı yuvaya gönderiyorum. Biri 4.5 diğeri 1 yaşında. Geçen gün büyük kızım yuvadan gelince, "Arkadaşım tekmeyle bana vurdu. Ama öğretmene söyleyemedim" dedi. Külotuna baktım kan içindeydi. Hemen yuvaya gidip öğretmenle görüştüm. Ama konuyu kapatmaya çalışıyordu. Ben de çocuklarımı o yuvadan aldım. Ağlamaktan öteye gidememenin üzüntüsünü yaşıyorum. (Diyarbakır'dan B.K.)

* Bu olayı benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. "Susma, sustukça sıra sana gelecek" sözünün doğruluğuna inananlardanım. Korkum şudur ki, aynı sizin kızınıza atılan tekme ileride başka çocuklara da atılacaktır. Ben olsam müdür veya okul sahibine gider, medyaya okulun adını ve öğretmenin ismini açıklayacağımı söylerdim. Kızınıza tekme atan öğrencinin yaptığı hatalı hareket, onun velisine bildirilmeli, sizden de özür dilenmelidir. Ondan sonra kızlarınız yeniden aynı yuvaya dönmelidir diye düşünüyorum. Umutsuzluğunuz gözyaşlarmızdan okunuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR