Geçen hafta, ÖSS'ye girmiş arkadaşlarımızın bu sınavın şampiyonu Emre Kaçar hakkında bazı şüphelerini dile getiren mesajlarına değinmiş ve konuyu köşeme taşımıştım. Emre, son ÖSS'de bir rekor kırarak çok yüksek puan almış, sınavı 1,5 saat gibi bir zaman sonunda bitirmiş (tüm sınav zamanı 3 saat ve şüpheli arkadaşlar Emre'nin kağıdını 2,5 saat sonunda verdiğini zannediyorlardı) bütün hesapları zihninde yapış tarzıyla, dikkatleri çekmişti.
Emre'nin bu başarısı neticesi notlar üst seviyelere çekilmiş, altındaki öğrencilerin çıtaları da otomatikman yükselmişti. Yağmur gibi yağan mail'ler arasında en çok dikkatimi çeken bir mesajı sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Kopya vermezdi"
"Ben Emre ile ortaokul yıllarında aynı sınıfta okudum. Emre Kacar'ı her ne kadar sevmesem de başarılarını çok iyi biliyorum. Emre sınavı 1,5 saatte bitirdi. Daha önceleri de Türkiye dereceleri çıkarmıştı. Öğretmenimiz bizlere TÜBİTAK soruları sorar, Emre gene 100 alırdı. Ben bu sene herhangi bir bölüme yerleşememiş bir ÖSS mağduruyum. Emre'yi fazla sevmem çünkü o hiçbir zaman bana kopya vermezdi!"
Çocuklar bu güzel mesajlarınızdan dolayı hepinizi kucaklamak istiyorum. Bakın size bir şey söyleyeceğim!
Akademik başarı, yaşam yolundaki başarının sadece yüzde 20'sidir. Ben sınıfta her soruyu cevaplayan, bir dönem de iftihara geçen arkadaşlarımın çok azının yaşamda atılgan, yaratıcı ve başarılı bireyler olduğunu gördüm. Daha da ileri gidiyorum, sınıfta kaybedenlerin yaşamda başarılı olma oranları çok çok daha fazladır diyorum. Hayat bana bunu gösterdi.
Emre'yi sorgulayanları da anlıyorum, sevmedikleri halde savunanları da... Özellikle sonuncular, harikasınız!
İşte, yaşamda bir başarı elde etmek için gerekli en önemli kriter. Onun başarısını görüp, belki kıskanıp, haksızlığa uğradığını düşünen arkadaşlarım, bu duygularına çelik gibi kelepçeler vurup, bu eziklik duygusunun üzerine çıkıp, Emre'ye alkış tutabiliyorlarsa bunun yanında, değil TÜBİTAK, NASA astronot sınavlarına hazırlanmak için öğreneceğiniz bilgiler bile solda Sıfır kalır! Sıfır!
Herkes yaşamda kendi kulvarını bulacaktır. İlk önce kendinizi tanıyacaksınız. Sonra sivri ve sevimsiz noktalarınızı kendinize itiraf edeceksiniz. "Sevimsiz taraflarınızı" bulmakta zorlanırsanız, sizi sevmeyen kişilere danışmalısınız. Bu duyguları ve davranış biçimlerini yeneceksiniz.
Başarılı yönlerinizi bilecek ve zihninizde bunları hep keskin tutacaksınız. Nasıl başarılı yön diyenlere cevabım şu: Belki tarih dersinde iyi değilsin
ama telefon numaralarını rahat hatırlıyorsun, belki matematikte altlardasın ama uçurtmayı en rahat sen uçuruyor, çiçek demetini en biçimli sen hazırlıyorsun, belki İngilizcen zayıf ama beautiful kelimesini en mükemmel sen telaffuz ediyorsun. Belki biyolojide formüller aklına girmiyor ama arkadaşlarını en çok sen güldürüyorsun.
Bu başarılarını hiç unutma, hiç! Kendinizi bir hedef yaratacak, bu işi başka hiç kimseye bırakmayacaksınız. Hayalleriniz yüksek olmalıdır. Ortada kavuşup kabullenmeyi öğreneceksiniz. Ortadan hep yukarı çıkma savaşı vereceksiniz. Sorumlu, çalışkan, dürüst ve şeffaf olacaksınız.
İşini küçümseme
Sizi tanıyanlar arkanızdan şöyle diyeceklerdir: "Bu arkadaş çalışkan, sorumluluk sahibi ve sözünün eridir. Güvenebilirsin." Çöpçülük bile yapsanız (hiçbir işi küçük görme) işinizi tam yapacaksınız. Yapmazsanız başınızı yastığınıza rahat koyamayacaksınız.
Deneyimlerime göre yaşamda koştururken akademi birincileri, birinci olamamış arkadaşlarım kadar başarılı olamayabiliyor. ÖSS'yi kazanamamışlar, bu imtihana tekrar tekrar girin. Ama bu zaman zarfında kendinizi tanıyın, iş hayatına atilin, yarışa başlayın! İtirazları duyuyor gibiyim: "Aaaa ama o benden önce yaşam koşusuna başladı, ben daha 4 sene..."
Ne yapalım şekerim? Evde oturup, siz kazananların okul bitirmelerini mi bekleyelim? Yaşam nehri önümüzde para ve sanat dolu akarken koşup bir kepçe bulmamız lâzım. Acelemiz var!
ÖSS'de yüksek puan alamamış arkadaşlarım!
Geçen hafta, ÖSS'ye girmiş arkadaşlarımızın bu sınavın şampiyonu Emre Kaçar hakkında bazı şüphelerini dile getiren mesajlarına değinmiş ve konuyu köşeme taşımıştım
Haberin Devamı

