ÖSS sonuçları sorgulanıyor!

Selçuk Üniversitesinden bir okuyucum soruyor: "2003 ÖSS birincisi konusunda sorularım var. Bu genç, sınavı 2 - 2,5 saatte tamamladı, ki bu imkânsızdır

Haberin Devamı

Selçuk Üniversitesinden bir okuyucum soruyor: "2003 ÖSS birincisi konusunda sorularım var. Bu genç, sınavı 2 - 2,5 saatte tamamladı, ki bu imkânsızdır.

Kitapçığında hiçbir sorunun üstü çizilmediğinden merak ediyorum, her sayısalı zihninde mi çözdü? Kazanmadan önce dershanede girdiği deneme sınavlarında hiçbir zaman 75'in üzerinde not almadığı söylendi. Neler oluyor? Başka öğrenci hakkı yenmiş midir? Ortalık bu kadar başıboş mudur?"

Ben, önyargıya varmadan evvel durumun gerçekten sizin belirtiğiniz gibi olup olmadığını merak ederim. Belki gerçekten bildiği sorular gelmiştir. Belki dershane deneme sınavları, ÖSS'den daha zordu? Bazı dahi diye tanımlanan üstün yetenekli kişiler, diğerlerinin dakikalarca yazarak yaptığı sayısal hesapları, gerçekten beyinlerinde çabucak yapabilirler. Bilirsiniz, başarılı kişilerin arkasından çok konuşulur. Mühim olan bu tür söylentilerin esaslı bir dayanağı olmasıdır. Siz de mesajınızda diyorsunuz ki: "Dershane sınavında 75 in üzerinde not almadığı söylendi." Kim söyledi? Belli ki siz bizzat yanında değilmişsiniz. Öğretmeni de olmadığınıza göre başka kişilerin söylediklerini bana aktarıyorsunuz.

Bu bilgi ne kadar sağlam ve sağlıklıdır? Varsayımdan hareket ederek kimselere gölge düşürülmesinden endişe duyarım. Wolfgang Amadeus Mozart'ın bestelerinde nota kağıdının hiçbir noktasında düzeltme yapmamış olması, meslektaşı Salieri'yi çok şaşırtmış ve kızdırmıştır.

Durumlar böyle diye söylemiyorum. Kendi kişisel rahatlığınız için durum yorumlaması yaparken önyargılı olmamanız sizin daha soğukkanlı olmanızı sağlar ve bu da sizin menfaatinizedir.

Kimliği bende saklı başka bir okuyucum şöyle diyor:

"Merhaba. Ben üniversiteye hazırlanıyorum. Takdir edersiniz ki bu konuda bir sürü sorunumuz var. Bu konuyla ilgili neden yazı yazmıyorsunuz? O kadar güçlü kaleminiz var. Bize de yardım edin.

ÖSS haksızlığını biliyorsunuz. Tavrıma bakıp beni örgüt üyesi falan sanmayın. Zavallı bir kurbanım."

Sesinizi duyuruyorum. Gelişmeleri köşemden yansıtacağım.

Bakınız Danimarka'da neler oluyor...
Danimarka'nın eğitimli, iş sahibi, yaşamında işleri her bakımdan tıkırında giden diye tanımlayacağım kişileri, eski pagan dinlerine dönüyorlarmış! Gelin de bu habere şaşmayın.

"Ben, pagan Tanrım Odin ve diğer tarihi tanrılarıma tapınmaya döndüm ve çok iyi ettim. Onlara taptıkça, onlardan bana yağan gücü ve huzuru hissediyor ve çok mutlu oluyorum" diyor bir Danimarkalı genç iş adamı.

Genç bir bayan ise boyu büyüklüğünde, herhangi bir tarlada dikilebilecek bir kaya parçasının önüne gelmiş, sağ elini üstünde gezdirirken diyor ki:

"Danimarka Parlamentosu bizim dinimizi kabul etti. Artık eski pagan normlarımıza uyarak evlenebiliyoruz." Tarlanın ortasında bir ateş, evlenecek çift ve arkadaşları el ele tutuşmuşlar, ateşin etrafında dönüyorlar. Bu evliilk töreniymiş. Öyle gelinlik, damatlık, rugan pabuç, taçlı duvak falan yok. "Olduğun gibi gel" partisi tarzı!

"Yasa dışı eylem"
"Bizim pagan inanışta, ölümden sonra kremasyon, yani yakılma vardır. Ancak Danimarka parlamentosu bu işlemi yapmamızı yasal kılacak kanunları çıkartmadı henüz. O hakkı da elde edince çok sevineceğiz." Danmark Times Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ise bu gelişmelere itiraz ediyor: "DİN diye ileri sürdükleri sistemin doğru dürüst çatısı yok, çerçevesi yok.

Moral değer ölçüleri yok. Böyle din mi olurmuş? Bu olsa olsa şeytani bir uygulama, yasa dışı bir eylem, tam bir şarlatan çabası!"

Kopenhag başta olmak üzere, Danimarka'da gittikçe yayılan bu pagan dine üye olanlar ise hiç öyle düşünmüyorlar ve ihtiyaç duydukları gücü, yakınıp tapındıkları Odin ve diğer pagan tanrılardan aldıklarını, yaşamlarını çok daha iyi konuma getirdiklerini iddia ediyorlar.

DİĞER YENİ YAZILAR