NBC Giysileri!
Şu tarihlerde işadamı Şenol Yeğin'in yerinde olmak isterdim! Çünkü Yeğin Grubu TÜBİTAK'ın geliştirdiği NBC (nuclear, biological ve chemical) tehlikelere karşı koruyucu giysileri imal ediyor da ondan! Suudi Arabistan'dan 60.000 adetlik sipariş alınmış bile. Buna Ürdün, İsrail, Lübnan, İran muhtemel siparişlerini de ekleyiniz. Üç vardiya yetmez vallahi!
Başarıyı hiç kimsenin felâketi üzerine inşa etmek istemem, ama savaş durumlarında maddi gücü yakalayan iş konularının olduğunu da bilirim. Örneğin, Körfez'e girip çıkacak gemilerin sigorta primleri de artacaktır.
Uygur Tiyatrosu'nun 'Eser'i
Uygur Tiyatrosu'nun son eserinin adım duymuşsunuzdur. "Kodum mu Oturturum!" Yani... söyleyecek söz bulamıyorum! Komikliğin bu maceralardan geçmediği bir mizah anlayışının ülkemizde yer etmesini diliyorum.
Çağla Şıkel'in son kararı!
Çağla Şıkel açıklama yapmış. "Rol için öpüşmem, sevişmem" İşte bu kadar! Ama insan bazen düşünmeden konuşabiliyor. Ya başrolde kendisi ile Beyazıt Öztürk olursa? Ki... Bence büyük ihtimalle böyle olur ve izlenme rekorları kırar. Biraz erken konuştu gibi Çağla kızım!
Ebru Gündeş
Sevgili Ebru Gündeş de bir açıklama yapmış. "Erkeğime çok güveniyorum. Biliyorum ki onun için sadece ben varım. İki olgun insanız." Ben yaşamda böyle konuşup da, sonra hiç beklenmedik durumlarla karşılaşan çok evlilik tanıyorum. Sanki böyle cümleler söylenmemeli gibi geliyor bana. Mütevazı bir biçimde, "Allah büyüktür... Bakalım zaman ne gösterir... Şu anda mutluyuz... Falan" gibi sözler söylense daha uygun olur. Nazar değmesin diye.
Büyüklerimizin itirafları
Sayın Ecevit demişler ki "Derviş'i getirmek, benim günahım!" Bu söz de ayıp değil mi? Gelmeseydi, ne durumdaydık? Sayın Demirel de demişler ki "Tansu Hanım'ı da ben getirdim, hata yaptım.." Buyrunuz.
İçin için Sayın Erbakan da diyordur ki "Tuhhh, şu Tayyip'i de nereden çıkardım? Hele hele... Abdullah'ı?" Belki Sayın Mesut Yılmaz da diyordu ki "Yazıklar olsun, şu Erkan'a öyle önem verdim öyle önem verdim ki..."
Duygu Asena'dan itiraflar
Duygu Hanım "Evlilik aşkı öldürür" diye düşünüyor. Ben ve benim gibi uzun yıllardır keyifle evliliklerini yaşatan birçok dostum hiç kendisi gibi düşünmüyor. Haaaaa-aa, devamlı aşk... Durmadan, oturmadan aşk... Yağmur, güneş, tipi aşk... İstavrit, hamsi, kalkan aşk... papatya, gelincik, şebboy aşk... İllahi de aşk... Billahi de aşk... diye tutturuyor ve buna dinmez bir ihtiyaç içerisindeyse kendilerine şunu sormak isterim bana evlenmemiş ama uzun süre beraber yaşadığı halde BİTMEMİŞ... bir aşk hikâyesi göstersin, ben de ona kimleri gösteririm, kimleri. Durmadan, daldan dala konarak duygularını ayakta tutmaktan bahsediyorsa, buna "tamam" derim.
Afgan hanımları
Taliban gönderildi. El Kaide bitti. Özgürlük geldi. Ama Afganlı hanım arkadaşlarım hâlâ burkalı! Neden? Avantajı nedir? Tembellik olabilir mi? Yüzünü açan hanım, kendine bakmak zorundadır. Her sabah bakım gerekir. Yoksa, geçir mavi burkayı başına, yok gibi devam et hayatına. Düşünmene de gerek yok. Konuşmana da gerek yok. Yap işlerini, ver yemeklerini önlerine, yıka çamaşırı, gerisini düşünme sen. O zaman ağacın gölgesinden farkın nedir senin?
Ahmet Hakan'ın yalnızlığı
Ahmet Bey "Sinemaya yalnız gidince, çıkışta konuşacak kişi bulamamanın sıkıntısını yaşıyorum..." diyor.
Yaaaa! Ailesine ve genç bayanlara duyurulur. Eminim anneleri Ahmet Hakan'ın bir an evvel evlenip, artık bir yuva kurmasını istiyordur. Ama, belli ki bu genç bayan sinemadan iyi anlayacak, Ahmet Bey'in eleştirilerini hakkıyla kabul veya eleştirebilecek birisi olmalıdır. Haydi hayırlısı!
Oradan... Buradan... Şuradan!
NBC Giysileri, Uygur Tiyatrosu'nun 'Eser'i, Çağla Şıkel'in son kararı, Ebru Gündeş'in açıklaması, büyüklerimizin itirafları, Duygu Asena'dan itiraflar, Afgan hanımları, Ahmet Hakan'ın yalnızlığı ...
Haberin Devamı

