Olgun insan... Uygar insan...

"Toplumda farklı kültür birikimleriyle yoğurulmuş bireyler, aileler olarak, ahenk içinde yaşamanın sırrı nedir?"

Haberin Devamı

"Toplumda farklı kültür birikimleriyle yoğurulmuş bireyler, aileler olarak, ahenk içinde yaşamanın sırrı nedir?"

"Sanırım bunun formülü, biraz soğukkanlı olmak ve birbirimize saygıyla yaklaşmakta yatıyor."

"Ama şöyle düşünelim. Sen saygı gösteriyorsun ancak karşı taraf göstermiyor. Üzücü bir durum meydana geliyor o zaman."

"Olsun. Önemli değil. Sen gene saygı göstermeye devam et."

"Üzüntümü içime mi atayım?"

"Üzülmemeye çalışmakta fayda var. Çünkü düşünürsen her olay gelip geçicidir. Zaman içinde unutulur. Duygulara fazla esir olmamak gerekir."

"Hah, işte sanırım benim zayıf noktam da burası. Her olayı duygusal bir biçimde değerlendiriyorum."

"Çoğu kişinin zayıf noktası burası. Buna bazıları Akdenizlilik gibi özürler bile getiriyor. Unutmamak gerekir ki fazla duygusallık, uzun vadede zevk ve tatmine ilaveten insana hüzün de getirir."

"Ama elimde değil! İster istemez üzülüyorum. Bana yapılanları yadırgıyorum ve isyan ediyorum."

"Kendini, karşı taraftaki kişinin yerine koyma sanatını öğrenmelisin. Genelde bu hiç yapılmıyor. Sadece kendini ve durumunu düşünüyorsun ve neticede farkında olmadan kendine acımaya bile başlayabiliyorsun."

"Aynı o duygulara kapılıyorum işte! 'Bu bana yapılır mıydı? Ben bunu hak etmedim' triplerine giriyorum. Üzüntüm daha çok artıyor."

"Daha da ileri götüreyim. Mesela sana ters gelen aynı hareket, söz veya olayı durmadan aklında çeviriyorsun. Etrafında kim varsa ona bir kaç kez üst üste tekrarlıyorsun. Yani senin tarafında olan bir kişiyle, karşılaştığın olumsuzlukları paylaşıyorsun. Büyük ihtimalle o da sana, 'haklısın vallahi, senin hakkını yiyiyorlar' gibi seni daha da duygusallaştıracak sözler söylüyor. Buyrun size kartopu gibi büyüyen bir kriz! Oysa biraz sakin olsan, biraz sabırlı olsan, biraz da empati ile yaklaşabilsen..."

"Ama elimde değil, dedim ya!"

"Kabul et ki, bu durumda duygusallık huyun sana üzüntü veriyor. Vazgeçmek için çaba göstermen gerek. Duygularını törpülemelisin."

"Nasıl yani?"

"Farzedelim bir sözle seni kırdılar. 'Ah ben bu sözü duyacak insan mıydım?' demek yerine, 'Kimbilir bunu söyleyenin ne dertleri var, ne üzüntüleri var, nasıl bir hınç içinde ki bana bunu söyledi' diye düşünmelisin. Olaya böyle baktığın zaman sorun senin üzerinden derhal kalkar ve karşındakinin omuzlarına yüklenir. Böyle hafifleme sonucu da içine bir dinginlik bir sükûnet ve en önemlisi bir olgunluk gelir."

"Olgun insan böyle midir?"

"Olgun insan, duygularına esir olmayan, ters durumlara derhal yenilmeyen kişidir. Olaylara bir değil, birkaç cepheden bakabilip değerlendiren insandır. Bu kişilere uygar insanlar da deniyor. Fevri olmayan, duygularını uluorta açıklamayan, karşı tarafa hoşgörü ve saygıyla bakan, sabırlı kişiler uygar insanlar."

"Deneyeceğim. Ama başarabilir miyim? Emin değilim."

Okuyucu mektubu
"Biz yandık, bari başkaları yanmasın"
Yeni evliyiz. Kiradayız, kazancımızın bir bölümünü de bir ev alabilmek için biriktiriyoruz. Geçenlerde İhlas Holding'e ait Armutlu Tatil Köyü'ne götürüldük Hoş bîr yolculuk sonunda hepimizi bir odaya doldurdular. "Kış dönemi kaplıca imkânlarını" tatlı bir dille bize anlattılar. Önümüze hemen bir sözleşme getirdiler. O serap içinde imzaladık. Eve dönünce, "Biz ne yaptık? Bu yaşımızda kış dönemi kaplıcalarında ne işimiz var? Önce kiradan kurtulalım" diye sabahı zor ettik. İhlas Holding'e gidip konuştuk. Bize ancak paranın yüzde 15'ini verebileceklerini söylediler. Hangi ülkede yaşıyoruz?
(Adı bende saklı bir okuyucum)

Geçmiş olsun. Üzülmeyin. Hepimiz sizin gibi genetik ve bir yer alabilmek için didinip dururduk, Yaşlanınca romatizmalarınızın ağrısını dindirmek için kaplıcalara gidersiniz. Henüz daha çok önemli sorumluluklarınız var. Enver Bey veya oğlu durumu düzelteceklerdir. Beni haberdar ediniz lütfen.

DİĞER YENİ YAZILAR