"Nerede kaldı şu patates kızartması?"

Altıncı sınıfa güzel notlarla geçmiş bulunan, garsona ızgara levrekle patates kızartması ısmarlamış yeğenim Onur ile konuşuyoruz

Haberin Devamı

Altıncı sınıfa güzel notlarla geçmiş bulunan, garsona ızgara levrekle patates kızartması ısmarlamış yeğenim Onur ile konuşuyoruz.

"Bu yaz yine kamp falan var mı Onur?"

"Var. Haftaya Muğla'ya gidiyorum. Bütün sınıf gelecek. Bir hatfa kadar kalacağız."

"Neler yapacaksınız?"

"Yüzme, dalma, basket birçok şey yapacağız herhalde."

"Kaç kişilik kamp bu?"

"Geçen yaz Çanakkale'de yavrukurt kampındaydım. O küçüktü. Bu yıl çok kalabalık olacak. Çünkü uluslararası bir kampmış. Alman var, İngiliz var..."

"İngilizcen yetecek mi?"

"Yeter de artar bile. O kitap ne? Kim yazmış? Konusu ne?"

"Eski ABD Başkanı Bill Clinton'un eşinin hayatı."

"Güzel mi?"

"Güzelden daha çok, ilginç."

"Nesi ilginç?"

"Hillary Glinton ilk okul 5'inci sınıfa giderken öğretmeni bir ödev vermiş. Beş arkadaşlı gruplar halinde araştırmaya yönelik bir çalışmaymış. Grupların her birisine Avrupa'da bir ülke seçmiş ve sanki oraya gidilmiş gibi bir rapor hazırlamalarını istemiş. Bence çok faydalı bir çalışma olmuştur. Hem araştırma gerektirir hem de kişileri takım çalışmasına alıştırır."

"Ayşe Yenge! O da bir şey mi? Sen bizim sınıfta verilen ödevleri biliyor musun? Bizim öğretmen de bize aynı ödevi verdi. Hem de ülke değil, tüm kitaplardan ülke seçmemizi istedi."

"Siz hangisini seçtiniz?"

"Meksika'yı seçtik. Nüfusu, kentleri, müziği, yemeği, fabrikaları, dinleri her şey işte!"

"Araştırmayı nasıl yaptın?"

"İnternete bir giriyorsun, ondan sonrası kolay işte."

"Kâğıda bastırıp mı yazdınız raporunuzu?"

"Yoooo! Power Point kullandık. Mesela nüfusu 101 milyon. Ben 101 milyon yazıyorum ama raporda lafı uzatıyorum. 'Meksika'nın 101 milyona yaklaşmış nüfusu vardır' gibilerinden. Kolay yani!"

"Onurcuğum. Keşke Türkiye'nin her köşesindeki her okulda okuyan öğrenciler, senin ve arkadaşlarının imkânlarına sahip olsalar. Böyle olsa bu ülkenin sırtı yere gelmez."

"Nerede kaldı bizim patates kızartması yahu?"

Okuyucu mektubu
Eğitim sadece iş bulmak için değildir
* Her fırsatta gençlerin, özellikle kızlarımızın okumasını öneriyorsunuz. Ancak lise ve üniversite mezunu gençlerimiz iş bulamıyorlar. Bunu siz de görüyorsunuz. Durum böyleyken neden hâlâ "okuyun" çağrısı yapıyorsunuz? Zaten işsizlik diz boyu, daha da artıracaksınız. (Sıdıka K.)

* Eğitim, yaşamda sadece iş bulmak için gerekmez. Zihnimizdeki henüz açılmamış kapakları sadece eğitim açar. Bir olaya bakışımızı değiştirir, güncelleştirir, çağdaşlaştırır. Bir meseleyi tek boyutlu görerek, önyargılı, saplantılı, dogmatik olmamızı önler. Doğru kararlar vermemizi sağlar. "Aaaa! Ben işin bu tarafını bilmiyordum, düşünmemiştim" deme gafletinden kurtarır. Kişilerin bilinçli olması demektir. Çünkü hiçbir mesele tek yönlü değildir ve olamaz. Her durumun bir alternatif görüşü vardır. Eğitim, işte bu bakışı sağlar. Bunu da yıllarca üst üste, işleye işleye, düzelte düzelte, törpüleye törpüleye, tekrar ede ede, değişik örnekleri göstere göstere temin eder. Zaten ancak böyle eğitimden geçmiş zihniyete ve çeşitli bakış açılarına sahip insanların iş bulma şansları daha yüksektir.

DİĞER YENİ YAZILAR