VATAN Cafe Pazar'da Dilek Önder'in yazısı çok ilgimi çekti. "Tesettürün modası olur mu?" diye soğuluyordu Dilek hanım. "Hem kapanmak istiyorlar hem süslenmek. Hem güzel olmak istiyorlar hem kapanmak. Simsiyah giysilerin çirkinliğinin onlar da farkında ve bunu aşmak istiyorlar." Sizi gönülden tebrik ederim Dilek Önder! Hedefi tam on ikiden vurmuşsunuz! Evet, "kadın denen mahlukun en doğal merakı nedir?" diye soracak olsanız, "süslenme" diyebiliriz. Doğasında güzellik, estetik, hoş görünme, cazibe olan kadınlara bazı gelenekler ise ne emrediyor? "Kapan! Kendini görünmez, cazibesiz kıl. Senin farkında bile olunmasın. Gölge gibi ol. Bir varsın, bir yoksun ol." "Nasıl yani?" Kendilerini Allah'larına adamışlar. Dünyada yok gibi olmak için renkten arınıp, simsiyah giyinmişler. Biz de onlardan örnek aldık!" "Ben rahibe değilim ki? Peki renkli giyinsem ne olur? Kolumu görsen ne olur?"
"Ne mi olur? Bizler, yani erkek kısmı uzaktan bile olsa sizin varlığınızın farkına bir varsak, cinsel duygulara kapılıyoruz. Bu duyguları yaşamak için üstün bilek gücümüzü bile kullanıyoruz. Gözümüz hiçbir şey görmez hale geliyor. O zaman da olan oluyor işte! Oysa siz kapanınca, biz sizi farketmiyoruz. Patates çuvalı gibi oluyorsunuz." "Ama ben de aynı sizin gibi süslenmeyi seviyorum." "Süslenmeyi sadece evde yap. Kocan görsün yeter. Dışarıda çuval gibi görün." Oysa doğası gereği kadınlar güzel görünmeyi, güzel kokmayı, güzelliklerini süslemeyi ve göstermeyi seviyorlar. Neden erkekler değil de kadınlar fedakârlıkta bulunsunlar? Nerede yazıyor? Kıyafet devrimini halletmiş erkeklerin modern kostümlerine itiraz yok ama hanımlar, yok olarak var olmaya mahkûm bırakılmak isteniyor. İşin en ama en acı tarafı da birçok hanım bu varken yokluğa seve seve koşturuyorlar. Ancak sevinerek görüyorum ki yeni gelişen tesettür defileleri duruma isyanın bir göstergesidir. Çelişki mi? Hem de nasıl! Gerekli mi? Hem de nasıl!
Neden kadınlar değişsin?
VATAN Cafe Pazar'da Dilek Önder'in yazısı çok ilgimi çekti. "Tesettürün modası olur mu?" diye
Haberin Devamı

