Geçen gün George W. Bush, NASA'nın uzay programı üzerine bir konuşma yaptı. Önce Ay'a sonra Mars'a, önce robotlu sonra astronotlu (muhtemelen kozmonotla birlikte) Mars'a inilmesi için agresif bir programa yeşil ışığı yaktı.
Astronot Neil Armstrong, Ay seyahatinden dönerken şöyle demiş: "Geldiğimiz gibi gidiyoruz. İnsanoğluna barış getirmek için tekrar geri geleceğiz." Bush, bu sözleri gerçekleştirmek için harekete geçtiklerini belirtti. Mars'a insan indirmek için Ay'dan hareket şart mı? Bir grup bilimadamı bunun işi kolaylaştıracağını belirtirken diğerleri buna gerek olmadığını, tehlikeli radyasyon ve yer çekiminin Ay'da da bulunduğunu söylediler.
"Robotla iş yapmanın daha az riskli olduğunu biliyoruz. İnsanoğlunun bilgi için bir susamışlığı var. Görmemiz gerek, araştırmamız gerek, elleyerek sadece bir canlının yapabileceği şekilde tatmin olmamız gerek" diyen Bush, Mars'tan sonra da uzayın derinliklerine gidecek kulvarların açılacağını belirterek sözlerini şöyle bitirdi: "İnsanoğlu uzayın derinliklerini, aynı bilinmeyen kara parçalarını keşfettiği gibi ve gemilerle açılarak denizleri fethettiği gibi keşfedecektir.
Çizdiğimiz rotalar, bizden sonra gelenlere yol gösterecektir. Bu bizim karakterimizdir. Bizden başka üzerinde canlılar yaşayan dünyalar var mıdır? Astronotlarımız, çocuklarımızı heveslendirecekler, yeni teknolojik keşiflere yol açacaklardır. Bizim ruhumuzu ancak böyle üretimler yükseltebilmektedir."
Bush'un NASA'ya gösterdiği bu desteğin nedenini sorgulayanlar da var: "Seçim öncesi yatırım yapıyor" ve "Bakma sen ona. Babası da 1989'da benzer sözler söylemişti. Bir şey çıkmadı. Bunun söyledikleri de unutulur." Sokaktaki Amerikalılarla yapılan röportajlar çok ilginçti, "Evet, uzaya gidelim" diyenlerin yanında, "Ne uzayı? Benim sağlık sigortam ne durumda, Bush'un haberi var mı? Biz uzayı değil Irak'taki evlatlarımızı düşünüyoruz" şeklinde konuşanlar da vardı.
Ama en ilginç değerlendirmeyi Demokrat Başkan aday adayı Dean yaptı: "Mars'a insan mı gönderecekmiş? Destekleriz ama bir şartla. İçinde Bush olursa!"
Dikkat... Dikkat...
İyi ki Prodi görmedi!
Geçtiğimiz perşembe akşamı, geceyarısı saat 01.30'da atv'deki Siyaset Meydanı'nda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rastladım. Karşısında ilkokul çocukları oturuyordu. Kimisi esniyor, kimisi konuşuyor, Başbakan'ın söyledikleriyle ilgilenmiyordu. Başbakan, Muhafazakâr Demokrat tanımını yapıyor, Ali Kırca da, o gün Türkiye'ye gelen AB Komisyonu Başkanı Prodi'nin ziyaretiyle ilgili sorular soruyordu.
Prodi, bu manzarayı bir görse, Kopenhag kriterlerine, "küçük çocuklarla akşam saat 21.00'den sonra televizyon konuşmaları yapılmayacak. Bu saate kadar yapılanlarda ise konular, çocukların seviyelerine inerek gerçekleştirilecektir" diyen bir uyum maddesi daha ekleyebilirdi. A.Ö.
Okuyucu mektubu
Bir teşekkür mesajı daha...
■ Yeni evimin mutfağına, ESKAY marka aspiratör taktırdım. Motor arızaları nedeniyle uzun zaman kullanamadık. Garanti süresini geçirmeme rağmen yazdığım mektuba anında cevap veren ve yeni bir motor gönderen Servis Müdürü Mustafa Özkan Bey'e, tüketiciye gösterdiği saygıdan dolayı teşekkür ederim. (Ali İlaslan)
■Üretilen mal satıldıktan sonra hizmet anlayışının önemi, firmalar tarafından gün geçtikçe artarak benimsenmeye başlıyor. Bu gerçeği, bize gelen teşekkür mektuplarından anlıyoruz. Tüketiciye önem verip onları memnun eden firmalar, gelişmelerini daha hızlı gerçekleştirerek kalitelerini kısa sürede yükselteceklerdir.
NASA'nın maddi imkânları arttı
Geçen gün George W. Bush, NASA'nın uzay programı üzerine bir konuşma yaptı
Haberin Devamı

