VATAN gazetesinden öğrendiğime göre çok önemli bulduğunuz belli olan deneyimlerinizi kitap haline getirmişsiniz. Müjdeler olsun! Seyhan Sevinç arkadaşımın hazırladığı bu haberden neler öğrendim, neler?!
Recai Kutan Bey'i korkaklıkla suçladığınızı anlıyorum. Nazlı Ilıcak'ın en büyük destekçiniz olduğunu fark ediyorum. Abdullah Gül Bey'in garip bir teklif yaparak, "Başını şöyle değil de çene altından bağla" dediğini ve sizin de, "Bu tarzın bana yakışmayacağına inandığımı..." diyerek yanıtladığınızı biliyorum. Yaratılmakta olan olay hakkında Hüsamettin Özkan'a danışıldığını, Cumhurbaşkanı Demirel'in Kutan'ı arayarak birilerinin türbanın meclise girmemesi için ihtarda bulunduğunu anladım. Sıra ile Salih Kapusuz, Ahmet Hakan, Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit gibi niceler karışıyor bu etkinliğe ve en sonunda Abdüllatif Şener'in, "Sizi tebrik ediyorum. Siz bizim vekilimizsiniz" dediğini iyice not ediyorum.
Bir küçük tas içinde ne büyük fırtınalar kopartılabilinirmiş değil mi Merve Hanım? Bravo size vallahi! Başrole de yakıştınız demek ihtiyacını duyuyorum. Bir kere çekici ve güzelsiniz. Keman gibi kaşlarınız ve zeytin biçimli gözlerinizle sanırım Recai Kutan Bey hariç, Fazilet Partisi'nin o günkü üyelerini pekâlâ etkiniz altına alabilmişsiniz. Kendilerini büyük bir devrimin(!) eşiğinde gören birçok bey sizin dümen suyunuza kolaylıkla kapılmış! Malum, beklenen ve doğru gelişmelere şaşırmış pozlarınızla hesap soruyorsunuz!
"Recai Bey, siz korkaksınız!" Ba, ba, ba, ba, baaaaaaaaa! Hayret bir dizginleri kavrama, başrole soyunma, savunma ve elden bırakmama. Eminim sizin bu tavrınız Sayın Kutan'ı çok korkutmuştur. Çünkü size cevap verememiş. Devam etmişsiniz: "Evet! Sizden bir açıklama bekliyorum." Ba, ba, ba, ba, baaaaaaaaa! Bir prima donna, kaprisli bir baş oyuncu, kızgın, bunca emek ve fedakârlıktan sonra karşılığını bulamamış bir kahraman isyanlarda!
Daha fazla uzatmak istemiyorum ama haberin şu bölümüne değinmeden geçemeyeceğim: Meclis'ten yükselen "Dışarı! Dışarı!" sözlerine içinizden şu duayı okurmuşsunuz. "Biz ONLARIN önlerinden ve arkalarından bir set çektik de ONLARI sardık ve ONLAR artık göremez oldular." Bütün yaşadığınız deneyimleri bir bir düşünüp, bu sözleri bir daha gözden ve zihninizden soğukkanlılıkla geçirirseniz ONLARIN tabiriyle Yüce Yaratan'ın aslında kimi kastettiğini belki bu sefer anlarsınız.
Siz ve sizin elinize düşmüş herkes bilmelidir ki yukarıda değinilen saçma sapan ve yersiz, yanlış hareketlerle yüce meclis boşu boşuna, safsatayla zaman geçirmiştir. Ne yazık göremeyenlere, düşünemeyenlere! Kendinizi kahraman edasıyla görmeye ve hâlâ gerçek durumu idrak edememeye devam erliğinizi ve bir kitap yazarak dikkatleri tekrar üzerinize çekmeye devam etme arzusunda olduğunuzu hissediyorum.
Okuyucu mektubu
Yüzde 67lik artış gerçekten çok fazla!
■ Akmerkez otopark ücretini 3 milyondan 5 milyon liraya çıkarttı. Enflasyon yüzde 20'nin altındayken yüzde 67'lik bir artış? Çoluk çocuk gittiğimizde zaten Akmerkez'e yaklaşık 30-40 milyon lira bırakıyoruz. İstanbul'da birçok alışveriş merkezinin otoparkı ücretsiz. Akmerkez'e çok yüksek dükkân kiralarından gelen gelirler yetmiyor mu?
Eşimle karar aldık, bir daha Akmerkez'e gitmeyeceğiz. Ne paraya doymak bilmez insanlar bunlar. (Adı bende saklı bir okuyucum)
* Gerçekten enflasyonunun bu düşük seviyelerde olduğu dönemde yüzde 67'lik artış nasıl izah edilebilir? Bence bu otoparkta güvenlik açısından elemanlar olmalı, onların maaş ve SSK pirimleri, sarfedilen enerji masrafları, bilet baskı parasını da eklesek ve yıllık toplam masrafı, geçen yıl binayı ziyaret eden otomobil adedine bölersek, yaklaşık olarak alınacak ücret ortaya çıkar. Ama hesaplarınızı kâr amaçlı, başka masrafları kapatmak için planlarsanız, yarın öbür gün bilet ücretini 10 milyona da çıkartabilirsiniz. Açıklama bekliyoruz.
Merve Kavakçı'nın kitabı çıkmış (!)
VATAN gazetesinden öğrendiğime göre çok önemli bulduğunuz belli olan deneyimlerinizi kitap haline getirmişsiniz. Müjdeler olsun!
Haberin Devamı

