Mensucat Santral ve Bezmenler

Mine Şenocaklı'nın VATAN gasetesinde Fuad Bezmen ile yaptığı son söyleşiyi okudum. Oğlu Halil Bezmen'in "işbilmezliğini" teyid eden Fuad Bey'in yerine kendimi koymaya çalıştım

Haberin Devamı

Mine Şenocaklı'nın VATAN gasetesinde Fuad Bezmen ile yaptığı son söyleşiyi okudum. Oğlu Halil Bezmen'in "işbilmezliğini" teyid eden Fuad Bey'in yerine kendimi koymaya çalıştım. Mensucat Santral gibi çok çaplı bir tekstil tesisi kurmanın ne denli zor, meşakkatli bir çalışma olduğunu tahmin ediyorum. Eminim Fuad Bey ilk kuruluş yıllarında ve daha sonraları bir hayli uykusuz geceler geçirmiştir.

Bu sayede hem ülkeye değerli bir kurum kazandırılmış, birçok aileye iş ve aş kapısı açılmış hem de Bezmen ailesine yüklü bir varlık temin edilmiş olmalı. Ne kadar güzel. Gurur duyulacak bir durum.

Gel zaman git zaman işin başına getirilmesi planlanan (ki bunu her baba düşünür) oğul Halil, gerekli eğitimle donandıktan sonra fabrikanın idaresine getirilmiş. Anladığıma göre ailede üç kardeş var. Sanırım kara bulutlar bu devrede harekete geçmiş. Neden?

Fuad Bey'in ve Halil Bey'in kitaplarını okumadım ama gelişmeleri anlamaya çalışıyorum. Halil Bezmen, iyi bir iş adamı olmadığını söylüyor baba da bunu onaylıyor. Demek işin başına yetkili olarak getirilen bu oğul durumunu kavrayamadı, sorumluluğu taşıyamadı, kapasitesi yetmedi, limitasyonları vardı ve işleri vurdu sefahat ve vurdumduymazlığa. Bu yetse iyi ama yetmemiş. Hem yönetimi elinden bırakmamış hem de yıllardır fabrikanın üzerine oturtulduğu raylardan gelen doğal kazançlarını, kendi özel zevk ve sefası için abur cubur harcamaya başlamış. Nedir bunlar? İngiltere'de özel tekne yaptırılmış, hanımına 2.5 milyon dolarlık kolye alınmış. Herhalde bunlar aysbergin su üzerinde görünenleri. Kimbilir altında daha ne saçma sapan masraflar var.

Şimdi ben de düşünüyorum. Oğlumun böyle saçma sapan bir sapkınlığa daldığını görür görmez, diğer iki kardeşi çağırıp onun yetkilerini elinden almaya kalkmam mı?

Hangi hakla?
Mensucat Santral gibi bir işletmeyi sadece tek başına Halil Bezmen kurup yaratmış olsa, hiç kimsenin söyleyebileceği bir söz yok. Ama o gelirde, o çalışmada, o hasatta tüm işçilerin ve diğer kardeşlerin de hakkı var. Halil Bezmen tek başına hangi cüret ve düşüncesizlikle herkesin payını "ham hum şaralop" yutuyor ve fabrikayı da iflas raddesine getiriyor? Birçok işçiyi gelirsiz bırakıyor? Hangi hakla? Bu kadar miyop olunabilinir mi? Olunuyormuş!

Fuad Bezmen, yıllardır yaptığı çalışmaya mı yansın? Uykusuz geçen gecelerine mi üzülsün? Ailenin düştüğü rezil durumlara mı utansın? İşçilerin ve diğer çocuklarının rızklarının yok olmasına mı kahrolsun?

Ben bu aileyi hiç tanımam. Fuad Bey'i veya Halil Bey'i de hiç görmedim, tanışmadım. Ama Mensucat Santral Fabrikası'nın başarılı çalışmalarının methini, iş yaşamım boyunca hep duydum. Türkiye bu fabrikayı kaybetmekle büyük bir potansiyelinden mahrum kalmıştır. Sebep sadece Halil Bey'in düşüncesiz müsrifliği ve idaresizliği olmayabilir. Bütün sebepleri bilmiyorum ama Halil Bezmen'in, "Ben iyi bir iş adamı olamadım" demesi çok şey ifade etmekle birlikte meydana gelen hasarı örtmeye yetmez. Felaket bir tek onun başına gelseydi sorun yoktu. Ancak kılıç binlerce işçi ailesinin ve Türk tekstil sektörünün başına inmiştir.

Fuad Bey'e bir çift sözüm var. Efendim hiç unutmamamız gereken harikulade bir atasözümüz vardır: "Atı suya götürebilirsiniz ama içirtemezsiniz." Bu gece balkonunuza çıkıp derin derin yıldızlara bakın. Evrenin cesametinin farkına varın. Siz üzerinize düşeni hakkıyla yaptığınıza eminseniz gerisi boştur.

Şu koca evrende kurduğunuz fabrika, 2.5 milyon dolarlık gerdanlık, zenci kadına ayrılan 60 sayfa, Bodrum'da alınan villa, hepsi çok boştur. Halil, kardeşleriyle size gelirse kabul edin. Bu kararınıza katılıyorum. Gelmiyorsa üzülmeyiniz. O gene bir iki şey bulur sayfaları doldurmak için. Yoksa bile uydurur bir iki şey gider. Eşyanın tabiatı farklı. Üzülmeyin!

DİĞER YENİ YAZILAR