Melih Gökçek Bey cevap veriyor!

Cumartesi günkü "Melih Gökçek... Söz Sizde" başlıklı Kadın Sığınma Evleri konusunda şaibeli gördüğüm ifadelere açıklık getirmesi için Ankara Belediye Başkanı'na hitaben yazdığım yazı üzerine, beni aradılar

Haberin Devamı

Cumartesi günkü "Melih Gökçek... Söz Sizde" başlıklı Kadın Sığınma Evleri konusunda şaibeli gördüğüm ifadelere açıklık getirmesi için Ankara Belediye Başkanı'na hitaben yazdığım yazı üzerine, beni aradılar.

Uzun bir telefon konuşması oldu. Zaten Melih Bey uzun, detaylı ve hızlı konuşan bir kişi.

Bana 10 yıllık Ankara Büyükşehir Başkanı olmasından bu yana, bugün 4 milyon nüfuslu Ankara'da özellikle hanımlara, çocuklara, yaşlılara ve öğrencilere yönelik Belediye'nin yaptığı yardımları bir bir anlattılar.

Değirmenin suyu?
Muhtaç ailelere her gün 100 bin ekmek dağıtılıyorsa, yaşlıların elektrik faturalarının yatırılması veya sağlık sorunlarına çare arandığında belediyeden derhal yardım ekipleri o adrese ulaşıp dertleri hallediyorsa, 1200 dul, eşi hapiste veya muhtaç hanım ve çocuklarına 37-57 metre karelik konutlar teslim ediliyorsa, bu yıl 245 bin aileye 57 kg bedava gıda yardımı (patates, soğan, balık) yapılıyorsa, 30 bin çocuğa kaban ve ayakkabı dağıtılıyorsa vs... vs... Bu değirmenin suyunun nereden geldiğini insan merak ediyor.

"Peki Melih Bey, bu masrafları karşılayacak geliriniz var mı?" (Malum bu konularda da çok şaibe dolaşıyor.)

"Tabii var. Dürüst ihaleler vasıtasıyla... Gelirimiz iyi. İstanbul'da yaşadığınız kapkaç olayları burada bu sebeplerle yok."

"İstanbul'un nüfusu kaç Melih Bey?"

"8 milyon."

"Hangi 8 efendim? Kışın en son 12 milyondu. Ankara ise 4 milyon. Aradaki şu fark en önemli olgudur."

"Ama İstanbul'un geliri de o nispette fazla."

Hiç bir lafın altında kalmayı sevmiyor Melih Bey!!!

"Peki, siz 10 yıldır Belediye Başkanı'sınız. İlk seçildiğinizde kucağınıza bu sosyal sorunlar birer evlat gibi oturmuş. Bu evlatlarınız arasına Kadın Sığınma Evleri sorunu da oturmuş."

Off the record!..
"Bakın Ayşe Hanım... Bu konuda basında çıkan ifadeler yalandır. Ben öyle sözler söylemedim. Göstersinler kayıtları! Ben Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü'yken (2 sene 3 ay diye süresini de veriyor!) Türkiye'de 4-5 tane, tam hatırlamıyorum (hayret!) Kadın Sığınma Evi açtım. Ama bazı sorunlar yaşadığımı itiraf ederim. Bunu 'off the record' söylemek isterim."

"Ben de samimiyetle açıklamanızı rica ederim. Belki sizin yaşadığınız, bizim bilmediğimiz sorunlar vardır. Açıklık getirin lütfen."

'Off the record' bazı şeyler söyledi Melih Bey ama, ben tatmin olmadım. "Bu sorunları ihmal ettiniz Melih Bey. Maddi gücünüzü bu konulara harcamadınız. Neden itiraf etmiyorsunuz? Biz 'Evet, hata yaptım, ihmal ettim' diyemeyen siyasilerden bıktık. Bunu neden anlamıyorsunuz?"

Sözünü tutacak mı?
"Peki Ayşe Hanım. İhmal ettim. Hata yaptım. İtiraf ediyorum. Bu sorunlara eğileceğim. Lütfen Ankara'ya gelin de hanımların 'stres atmaları' için kurduğumuz aerobikli, güzellik salonlu, pinpon masalı, kütüphaneli çok ucuz evlerimizi ziyaret edin. Buralardan 20 bin hanım faydalanıyor."

Benim Melih Bey ile yaptığım konuşmadan anladığım yoğun sorunlar yaşayan, şiddet, hiddet, taciz gören hanımların dertlerine yıllardır eğilinmiyor.

Aerobic ve pinpon maçlarıyla stres atan hanımlara gelinceye kadar, asıl erkek-hanım eşitliğini başarmamız gerektiğini ve bu eşitliği sağlamadığımız sürece AB'ye giremeyeceğimizi çok iyi anlayan siyasilere ihtiyacımız var.

Benim Başkan'dan beklediğim, ülkemizde sağlık ocağı yoğunluğunda Kadın Sığınma Evleri'nin tesis edilmesi ve bu tür şiddet gösterenlerin ciddi yasalarla uzun yıllar demir kapılar arkasında toplumdan tecrit edilerek cezalandırılması.

Bakalım Melih Bey bana söz verdiği gibi bu sorunlara eğilecek mi?

DİĞER YENİ YAZILAR