Komplo teorilerine inanalım mı?

Duruma objektif olarak bakmaya çalışıyorum. Deniliyordu ki: "Aslında ABD petrol yataklarını ele geçirmek için Irak'a saldırdı."

Haberin Devamı

Duruma objektif olarak bakmaya çalışıyorum. Deniliyordu ki: "Aslında ABD petrol yataklarını ele geçirmek için Irak'a saldırdı." Oysa bakıyorum, mayıs ayında ABD ve müttefikleri Irak hükümetini devirdiklerinden itibaren Irak'ın petrol gelirlerinin Birleşmiş Milletler'in açtırdığı bir hesaba yatırıldığını görüyorum.

Deniliyordu ki: "ABD Saddam'ı yakalasa bile 2004 ABD seçimlerine yakın bir zamanda ortaya çıkarıp Bush'un bir 4 yıl daha iktidara seçilmesini sağlayacak." Oysa Saddam geçen gün yakalandı ve dünya âleme anında gösterildi.

Saldırılar artıyor
Deniliyor ki: "ABD Saddam'ı yakaladı ama öyle çirkin görüntülerini kasıtlı olarak medyaya gösterdi ki, Saddam taraftarları onu artık sevmesin ve uğrunda terör saldırıları yapmasın." Oysa saldırılar kesilmek bir tarafa, gittikçe artıyor. Hatta yeni Saddamcılar bile oluşuyormuş!

Bush'un basın toplantısını dinledim. Bütün bu olanların 11 Eylül şokundan kaynaklandığı belli oluyordu. Başkan, bu gerçeği saklama gereği de duymuyor.

"İlk ve tek hedefim, halkımın güvenliğini sağlamaktır. 11 Eylül olaylarının bir daha yaşanmamasını garanti altına almaktır."

Demek komplo teorileri bir tarafa, sivrisinekleri avlamaktan ziyade, bataklığı kurutmak için
haritaya bakıldığında, Orta Doğu'da Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik devleti hariç, başka hiçbir devlet özgür insanın yeşermesine imkân sağlamıyor, kimse istediği yetkiliyi iktidara getiremiyor, kısıtlamalar içerisinde, çaresizce yuvarlanıp gidilen bir manzarayla karşılaşılıyordu.

11 Eylül mimarlarının yetişme sahalarını bu ülkelerde gören ABD yönetimi, bu ülkelere özgürlükçü demokrasiyi getirmek için bu hareketi başlattı.

Birinci Körfez harekâtı sonunda baba Bush'un ilan ettiği, "Yeni Dünya düzeni" de bu değişiklikle örtüştü.

Gelişmiş ülkelerin petrol ihtiyacını herkes biliyor. Ama asabi bir mizaca sahip Saddam'ın duygu selleriyle bugün satarım ama yarın satmak istemiyorum, şunları gazlarım, bunları öldürürüm, şuna saldırırım, bunu tehdit ederim, ihtimallerine karşın, daha güvenilir, soğukkanlı, dengeli bir demokratik sistemle yönetilen Irak'ın hem kendi halkına hem de dünyaya daha faydalı olacağına inanan ABD yönetimi ve İngiltere, İspanya gibi müttefikleri bu hareketi yaptı diye düşünüyorum.

Birleşmiş Milletler kararnamelerini 17 kez (on yedi kez!) oyalayan Saddam'a ne gerekçe buyurulur?

Hiç kaale almadı
"Yapma bak, bu iş ciddi sonuçlar getirecek" denildiğinde hiç böyle sözleri kaale almayan ve "dediğim dedik çaldığım düdük" teranesini tutturarak, tüm dünyaya meydan okuyan Saddam'a ne gerekçe buyurulur? Bakın verdiği gerekçeye:

"Saraylarıma girip, yatak odamı araştırmamaları için..."

Bak şu işin tecellesine! Sen odaya sokmazken bak senin hangi özel yerlerine girdiler!

Son zamanlarda AB bize ne söylemeye başladı? "Güneydoğu'nun şartlarını düzeltin." Haklılar mı? Bence haklılar. Yoksa komplo mu kuruluyor? Katılmıyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR