Kofi Annan'ın işi de zor!

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ı gün geçtikçe daha çok takdir ediyorum ve onun yerinde olmadığım için mutluyum

Haberin Devamı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ı gün geçtikçe daha çok takdir ediyorum ve onun yerinde olmadığım için mutluyum. Gana doğumlu Annan, önceki Genel Sekreter Butros Butros Galli'nin yardımcılığını yaparak deneyim kazanmış. Her önüne konanı derhal kabul etmeyen Galli'den sonra genel sekreterliğe seçilince birçok kişi Annan'ı, "American poodle" (Amerika'nın köpeği) olarak tanımlamıştı. Bosna Hersek'te dökülen kanlara göz yumduğu iddia edilen Galli ve Annan kendilerini müdafa ederken, "Merak etmeyin, bizler de Bosna'ya ordu birlikleri göndereceğiz" deyip hiçbir güç göndermeyen AB ülkelerinin kurbanı olduklarını söylemişlerdi.

"Beklenen askeri güç gelmeyince ortalık 7500 kişilik BM barış gücüne kaldı. Bizler de yanlışlar yaptık" diyen Annan'ı destekleyenler de az değil: "O hiçbir zaman Amerikan köpeği olmamıştır. Kendi bildiğini okuyan bir yapısı vardır. BM'nin başına geçer geçmez bu antika kurumun Bizansvari usullerine, radikal düzeltmeler getirmiştir."

Tabii ABD'nin BM'ye vermesi gereken birikmiş borcunu ancak 11 Eylül'den sonra ödemeye başladığını unutmamak lâzım. Bir taraftan Bremmer, ABD'nin geçmişte Birleşmiş Milletler'i görmezlikten gelerek yaptığı hareketleri unutturmak ister ve "Irak'a BM yardımı gelmezse her şey mahvolur" der.

Diğer taraftan Ayetullah Sistani, arka planda Annan ile iletişimini devam ettirir ve Irak'ta derhal seçime gidilmesini, Şiilerin eskiden yenmiş haklarını bu kez kaptırmayacağını belirtir.

Şaşırtan bir tarz
Öbür yanda Zebari, Kürtlerin katliamda çok şehit verdiklerini, Kerkük'ü kapsayan bir Kürt devleti kurmaya haklan olduğunu savunur. Ama Iraklı Sünniler, "Bizim haklarımız yenmesin. Bizler de ülkenin yüzde 35'iyiz" diye muhtemel hükümet formülüne itiraz ederler. Sayın Başbakanımız, Davos'ta Türkiye, Suriye ve İran tezi olan Irak'ın bütünlük gereğinin altını çizerken BM ekibi, "Biz işi Lübnan veya Kıbns'tan idare ederiz, bizi Irak'a gönderme" derler.

Annan, Chirac ile birlikte yaptığı basın toplantısında muntazam bir Fransızca ile Irak'a bir ekip göndereceğini belirtir.

Oysa Annan yakın bir zamanda, haziran sonuna kadar Irak'ın değişik yapısını ve nüfus sayımını yapıp yapamayacağını bilmediğini belirtmişti. Daha Kıbrıs ve Haiti'nin dertlerine değinmedim bile!

Vah Kofi Annan vah! Çok zarif bir adam intibaını yaratıyor bende. Söyleyeceği sözler ne kadar ters ve kabul edilemez olursa olsun, sanki kadife sesiyle, sakin sakin açılmamaya çalışarak iğne yapan doktorlar gibi söylüyor bütün bunları. İngilizce telaffuzunda dinleyeni şaşırtan bir tarzı var. Annan, İngilizce'de "ing" harfleriyle biten kelimelerin sonundaki g harfini hiç söyleyemiyor. Örnek olarak "going" kelimesini ele alalım. Annan bunu söylerken "goin" diyor ve sonraki g'yi söyleyemiyor.

Birçok Afrika asıllı Amerikalı'nın da aynı telaffuz zorluğunu yaşadıklarını biliyorum. Kofi Annan'ın çok zarif, sarışın bir eşi var. Huzuru eşinin yanında bulduğunu ümit ediyorum. Çünkü her sabah BM binasına girerken eminim kendi kendine, "Ahhh keşke içeri girmesem de gidip Central Park'ta kuşları beslesem" diyordur.

Dikkat... Dikkat...
Bu kitabı herkese tavsiye ediyorum: Midyeden Suşiye Birol Güven'in "Midyeden Suşiye" kitabını herkese tavsiye ediyorum. Çok akılcı ve esprili bir eser. Üstelik bir de akıcı dili var. Bir başlasanız hiç bırakmadan bir solukta bitirebilirsiniz. Zorlamadan, derinlere dalma ihtiyacı duyulmadan, agresif, depresif triplere girmeden yazılmış bir kitap. Türkiye'de bu tür yazarlar çoğaldığı zaman kitap satışları artacaktır. Çünkü çok okudukları iddia edilen batılılara sunulan eserler böyle hoş çalışmalardır. İsteyen alınabilir. Benim gördüğüm gerçekler bu yöndedir.

DİĞER YENİ YAZILAR