KLM ile seyahat ederken bavulunuz kaybolursa ne olur?

Bizim başımıza gelen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum ki, tedbirinizi alıp aynı üzüntüyü yaşamayınız

Haberin Devamı

Bizim başımıza gelen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum ki, tedbirinizi alıp aynı üzüntüyü yaşamayınız. (Aslında nasıl bir tedbir alınabilir, onu da bilmiyorum!) Kızım Canan Özgün, bir iş toplantısı için Amsterdam'a kısa bir seyahat yaptı. Dönüşte çekçek bavulunu kontuara teslim ederken KLM yetkilisi, o yapışkan bandı sap yerine gövdeye yapıştırıyor. Canan'in elinde bir de kutu var. Bu kutuyu da vermek isteyince, "Bu normal dışı bir paket, diğer kontuara teslim edin" diyen KLM elemanının talimatına uyarak diğer yetkiliye teslim ediyor. Canan, gece saat 24.00'te İstanbul'da uçaktan inip bagajını almaya gidince kutuyu buluyor fakat bavulu yok. KLM yetkilileri bu konudan HAVAŞ'ın sorumlu olduğunu belirtip o kontuara gönderiyorlar. Bir müracaat alınıyor fakat bavul muhtevası listesi istenmiyor. Pazartesi günü HAVAŞ aranınca, "on-line e-posta çekildi. Henüz bir cevap yok" diyorlar. Telefon edildi mi diye sorulduğunda, "telefon numarası yok, mesaj bekliyoruz" deniliyor. Salı? Durum aynı. Ben, KLM'in Genel Müdür Sekreteri Melike Hanım la konuşuyorum. Meşgul olunacağını söylüyor. Çarşamba? Gelişme yok. Perşembe? Gelişme yok. Tekrar Melike Hanım'ı arıyorum, "Efendim yasalara göre 45 gün beklemek zorundasınız. 45 gün sonra hâlâ bulunamamışsa bagajınızın muhtemel ağırlığı hesap edilip, örneğin iki blucin, iki bot varsa kilo başına 20 dolarlık bir ödeme yaparız. Bu kadar" diyor.

"Peki benim bavulda pahalı bir broşum olsa, ne olur?" (Veya yazdığım bir romanın sayfaları, daha çok önemli eşyalar olabilir.) "Koymayın efendim. Bizim sorumluluğumuz değil." "KLM gibi bir havayoluna yakışmıyor. Amsterdam'daki kontuar yetkilisinin hatasını HAVAS neden kabul etsin?" "Tüm havayolları HAVAŞ'la çalışır efendim. Bizler sorumlu değiliz. Avukatınıza danışın isterseniz."

Benzer bir durumu ABD'de Lufthansa ile yaşamıştık. Ancak iki gün sonra, Lufthansa yetkilileri çok çok özür dileyerek Los Angeles Havalimanı'nda buldukları bavulumuzu özel bir araçla evimize teslim etmişlerdi. Nerede Lufthansa'nın bu tutumu, nerede KLM! Yıllar önce KLM'in bir slogan yarışmasına katılmıştım. Kazanmama da ramak kalmıştı. Demiştim ki: "The Finest Way to Fly a Man, Is to Wrap Him up in KLM." (İnsanoğlunu en mükemmel şekilde uçurmak için KLM'le sarıp sarmalayınız.) Şimdilerde görüyorum ki, yaklaşım, ifade biçimleri, takınılan tavırlar hiç eskisi gibi değil.

Siz siz olun kıymetli eşyalarınızı, çantalarınızda taşıyın. Yazdığınız bir roman veya çizdiğiniz eskizler, inşaat planları gibi değerli eşyaları (işiniz icabı da olsa) yanınıza almayın. Çünkü "Bavulumda pırlanta gerdanlığım var" deseniz bile Melike Hanım, "Bizim sorumluluğumuz değil. Kiloyu 20 dolarla çarparız, hem de 45 gün beklettikten sonra" deyip işin içinden sıyrılabiliyor. Bu tür yasalar çıkartılabilmiş ve HAVAŞ da tekel şeklinde tüm sorumluluklarını bu biçimde halletmekte. Hey gidi KLM, hey!

DİĞER YENİ YAZILAR