Canım kızım Kezban, İntihar ederken bıraktığın yazılı not şöyle diyor: "Annem ve babam benim büyüdüğüme inanmıyorlar." Öğrendiğim kadarıyla lise son sınıfta öğrenciymişsin. Tavan arasında bir ipi boynuna geçirip yaşamına son vermişsin. Kepli resmin çok hoş. Bukle bukle saçlarının ortasından hülyalı bakışlannı ve kibar gülümseyişini gören herkesi etkileyecek güzellikte. Annenle babacığının şu anda şöyle mırıldandıklarını duyar gibi oluyorum:
"Keşke şöyle olsaydı da keşke böyle olsaydı da..." Allah onlara ve senin özlemine çeken her kişiye sabır versin diyorum.
Evet Kezban. Bıraktığın notla anne ve babanı suçlayarak büyük bir vebal altında bırakıyorsun. Buradan anlaşılan, onların seni hâlâ çocuk görme, sana güvenmeme tutumlarının kararında etken olduğu yolunda. Bazı söz ve hareketlerin üzerinde fazla durmuş, üzüntüye kapılmaya alışmış olmalısın ki yaşamda elde ettiğin eğitim şansını, Allah vergisi güzelliklerini, sınıfında seni seven arkadaşların olmasını, bir ailenin üyesi olma gibi birçok avantajını görememiş, takdir edememiş, elindeki çeşitli zenginlikleri normal addederek depresyonlara girmiş olmalısın.
İnan bana, yukarıda saydıklarımın hiçbirisine sahip olmayan çok genç kızımız var bu ülkede. Ama haklısın. Depresyon denen hastalığa tutulan kişilerin bütün bunları görmeleri mümkün değilmiş. İşte tam burada psikolog ve psikiyatrislerin dermanına ihtiyaç olmuş güzel kızım ama herhalde onlara da görünüp, açılamadın. Senin gibi benzer bunalımları yaşayan gençlerimizin bu tür profesyonel yardıma derhal başvurmalarını öneriyorum. Kezban'in anne ve babasına baş sağlığı diliyorum. Acılarını dindirecek ilacın olmadığını da biliyorum.
Özürlere sığınmayın
Ben sadece çocuklarının içinde, Kezban'ın duygularını taşıyabilecek diğer anne babalara hitap etmek istiyorum. Bebekleriniz doğduğu andan itibaren onları nasıl yetiştirmeniz gerektiğini açık ve basit bir lisanla belirtmek, bilmeyenlere öğretmek için "Annelik Deneyimlerim" kitabımı yazdım. Bu konuda şüphesi olanlar, lütfen bu kitabın son baskısının 100'üncü sayfasından itibaren okumaya başlasınlar. Tüm cevaplar bu bölümde yazılıdır. "Bilmiyordum. Cahillik işte. Kimse söylemedi" gibi özürlerin ardına hiç kimse saklanmasın. Yıllardır ekranlardan da belirtiyoruz, kitaplara da yazdık. Çocuklarının "büyüdüğüne" inanmayan anne babalar! Hata yapmayınız! Evet, yavrularınızı tehlikeli dış etkenlerden korumak için veya görgü ve bilginiz bu kadar olduğundan bazı aşırı ve yanlış hareketler yapmış olabilirsiniz. Çoğu genç de bu hataları kaldırır, ders alır, taş gibi ileri yaşama doğru fırlar ama ya şahsiyeti henüz yeterince güçlenmemiş, kendisinden emin olmayan, henüz destek ve "Bravo sana. Yapabilirsin"e ihtiyacı olan yavrularımız? İşte onların, yanlış düşüncelerle, Kezban'in yaptığı hatayı yapmamaları için bilgilenmeniz, öğrenmeniz, yanlış geleneklerinizi bırakmanız gerekiyor. Lütfen kitabımı 100'üncü sayfasından itibaren okuyunuz.
Çocuklarınızı saygı ve sevgiyle büyütünüz! Kezban'ın anne ve babasına da diyorum ki, Kezban artık meleklerle birlikte. Hiç merak etmeyiniz.
Kezban artık meleklerle!
Canım kızım Kezban, İntihar ederken bıraktığın yazılı not şöyle diyor: "Annem ve babam benim büyüdüğüme inanmıyorlar." Öğrendiğim kadarıyla lise son sınıfta öğrenciymişsin. Tavan arasında bir ipi boynuna geçirip yaşamına son vermişsin ...
Haberin Devamı

