Kelimelerin yanlış telaffuzları

Ahmet San geçenlerde Popstar yarışmasında Alzheimer kelimesini alzermayer diye telaffuz etti. Kendi kendime, "Acaba bu kelimenin Almanca telaffuzu alzermayer mi?" diye merak ettim

Haberin Devamı

Ahmet San geçenlerde Popstar yarışmasında Alzheimer kelimesini alzermayer diye telaffuz etti. Kendi kendime, "Acaba bu kelimenin Almanca telaffuzu alzermayer mi?" diye merak ettim.

Benzer bir şüphem de Sayın Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül bir kelime kullandığında oluşuyor. Bana öyle geliyor ki, Sayın Gül yönetmelik demesi gerektiği yerde hep yönetmenlik diyor. Acaba ben mi yanlış duyuyorum?

Örneğin, "O yönetmenliği değiştireceğiz. Bu yönetmenliğe son vereceğiz" dediği vakit Sayın Bakanımız bir yönetmenden mi bahsediyor yoksa bir yönetmelikten mi? Şayet yönetmenlikten bahsediyorlarsa, yönetmen olan oğlum Ali Özgün de müracaat etsin mi acaba diye merak ediyorum.

Asıl yanlış telaffuza ise Başkan George W. Bush'da rastlıyorum. "Nuclear" (Nukliır) diye telaffuz etmesi gereken kelimeyi hep nukilır şeklinde söylüyor.

Ben de telaffuz hatası yapıyorum.

İçimden "Bismillah" deyip telaffuza başladığım "Nev'i şahsına münhasır" tabirini her söylediğimde bir yerde (telaştan olsa gerek) muhakkak bir hata yapıyorum. Tek başıma söylerken hiçbir hata yapmadığım bu tabiri, dost meclisinde dilime alacak olsam, muhakkak bir yerinde, bir harfinde, hataya düşüyorum.

Geçenlerde televizyonda bir sunucumuz azami kelimesini öyle hoş ve değişik telaffuz etti ki, uzatma işaretlerinin yazılarımızdan kaldırılmasının neticesi olan bu telaffuza hiç şaşmadım. Bence kişiler özellikle stres altında veya telaşlı oldukları zamanlarda böyle telaffuz hataları yapabilirler. Bunları hem hoş görüyor hem de eğeleniyorum.



Dikkat... Dikkat...
Herkese THY'yi tavsiye ediyorum

Kızım Canan'ın bavulunu KLM Havayollarının kaybetmesi durumunu sizlerle geçtiğimiz günlerde paylaşmıştım. Bavul hâlâ bulunmadı. KLM bizi aramıyor bile! Bu arada sizlerden çok mesajlar geldi. Meğer KLM'de benzer olayları çoğunuz yaşamışsınız. HAVAŞ'da açıklayıcı bir mesaj yollayarak yapabilecekleri bir şey olmadığını belirtti.

Ama asıl mesajlar, THY ile uçup kaybolan bavullarının 2-3 gün sonra adreslerine teslim edildiğini bildiren yolculardan yağdı. Bavullarını kaybolma ihtimaline karşı korumak isteyenlerin THY'yi tavsiye ediyorum. Çünkü THY'nin müşterisine sahip çıktığını, uçuş sonrası hizmetini bile esirgemediğini gördüm. Günümüzde bu olgu çok önemli.



Sponsor olmak zor iştir
BİR okuyucumun durumunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi ABD'nin her yıl gerçekleştirdiği Green Card (Yeşil Kart) çekilişine katilmiş ve kazanmış! Tüm evraklar tamam, sıhhat raporları tamam. Ancak konsolosluk kendisine ABD'de sponsor olacak bir tanıdık veya akraba göstermesini istemiş. Okuyucum burada kalakalmış çünkü böyle bir kişiyi tanımıyormuş.

Düşünürseniz bu çekilişe dünya üzerinde (!) müracaat eden milyonlarca insandan kaç tanesinin böyle bir sponsoru bulunabilir? Sponsor olmak öyle kolay bir iş değil. Bir sürü evrak doldurulacak, imzalanacak yani bayağı bir iş.

Peki efendim, "ABD'de tanıdığı bile olmayan ama ABD'ye yerleşip yaşamayı tercih eden kişileri neden çekilişe dahil ediyorlar?"

"ABD'nin herhangi bir eyaletinde size sponsor olacak tanıdığınız veya akrabanız var mı? Varsa adını ve adresini yazınız." Olmayanlar formu boş bırakırlar ve çekilişe katılmazlar. Sponsorluk zor iştir arkadaşlar. İmzaladığınız kâğıtta o kişinin hep arkasında olacağınızı, manen ve madden onu koruyacağınızı, yardımcı olacağınızı taahhüt edersiniz. Sponsoru olmayanı da ABD, Yeşil Kart'a layık görmüyorsa bizler ne yapabiliriz?

Ben şimdi bu okuyucuma ne önerebilirim? Sanki kendisi köprünün ortasında, ileri mi gidecek, geri mi? Bilemiyor. Bırakınız beni, hiç kimse tanımadığı birisi için "Haaaa, benim New York'ta şu arkadaşım var. Git o sana sponsor olsun" diyemez. Durumu biliniz diye köşeme alıyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR