Kars'taki heykeller hakkında!

Bu köşeyi okuyanlar hatırlayacaklardır, geçenlerde Kars'a yerleştirilmiş "Dört Mevsim Kadın" heykelleri parçalanmıştı ve ben de bir yazı yazarak, bu arkadaşlara "Bu güzel eseri neden parçaladınız?"

Haberin Devamı

Bu köşeyi okuyanlar hatırlayacaklardır, geçenlerde Kars'a yerleştirilmiş "Dört Mevsim Kadın" heykelleri parçalanmıştı ve ben de bir yazı yazarak, bu arkadaşlara "Bu güzel eseri neden parçaladınız?" diye sormuştum. Birçok yorum ve cevap geldi ama hiç birisi işi bizzat gerçekleştirenlerden değildi. Avukat Hayri Baha'nın açıklamalarını kısaltıp sizlerle paylaşmak istiyorum. "Nedeni? İslâm'da resim ve heykelin yasak olduğudur. Örneğin Musevilerin de dininde putlara tapılmaması emri var. Ama onlar bu emirle heykel ve resim yapmamayı değil de bu sanat eserlerinden şefaat beklememeyi anlarlar. Bizimkilere gelince, gördükleri bir sanat eseri olan heykele ve resime bakmayı bile günah sayarlar. İnançları gereği gördükleri heykelleri parçalayarak Allah'a hizmet ettiklerini sanırlar. Yapılacak iş, Diyanet ve değerli profesörlerimizin (Y.N. Öztürk, Z. Beyaz, S. Ateş v.s.) bu sanat eserlerine bakmanın günah olmadığım anlatmaktır. Acaba hangi aydın bu konuda açıklama yapacaktır?" Bu mesajda, siyah olarak belirginleştirdiğim kelimelere dikkat çekmek istiyorum. İslâm'da resim ve heykelin yasak olduğu olgusuna dikkatlice bakarsak ve bunu Musevi dininde putlara tapılmaması emri paralelinde kullandığınızı dikkate alırsak, terazinin eşit değerler taşımadığını görürüz. Resim ve heykel yasak=putlara tapılmaması emri. Ben Kur'an'ı Kerim'deki olguyu "putlara tapılmaması emri" olarak algılıyorum. Eminim, Peygamberimizin devrinde bir ailenin içinde baba Musevi, teyze Hıristiyan, dayı Müslüman ve enişte putatapar olabilirdi. Üç kitap dini de pagan inancından kalma "puta tapmaya" karşıydı.

En büyük günah...
Puta tapmak ne demektir? İnsan eliyle çizilmiş, yontulmuş veya oyulmuş, taş, tahta, cam, bez, bitki veya mum parçalarından oluşmuş eserleri, evinizin en mutena yerine tapmak için yerleştirmek, bunların önünde mum yakmak, bu cansız nesnelere dualar etmek, onlardan medet ummak, onlara kurban kesmek, değerli taş ve madenlerden eşyalar sunmak, dileklerde bulunmak, isteklerle yakınmak vs. Tabii bu yaklaşım Allah'a eş koşmanın eş anlamlısıdır ve puta tapan Allah'ı tanımaz. İslâm'ın en büyük günah saydığı işlemlerden birisi, "Allah'a eş koşmaktır." Bu sadece put diye saydığımız nesnelerle olmayabilir. Örneğin, paraya o kadar düşkün olursunuz ki, Allah'ı ve emirlerini unutur, hep para için yanıp tutuşursunuz. Bu da bir nevi tapınmaktır. Örnekler çoğaltılabilir. Benim anladığım kendisine eş koşulduğu için Allah'ın emirleri arasında puta tapmak yasaklanmıştır. Yoksa Allah resim yapmayın heykel yapmayın diye bir emir vermemiştir. Yapma ile tapma arasındaki büyük uçurumu her Müslüman görmelidir. Neden bilir misiniz? Çünkü sanatçıya ilham Allah katından verilir! Allah'ın ilhamla doldurduğu kişi, üretmek için hazırdır ki Allah'ın bizlerden beklediği en büyük faaliyet üretimdir. Bizler ise yanlış değerlendirmeler sonucu, bu akıcı gücü durdurmaktayız ve belki de günah işlemekteyiz. Kars'taki heykele, halk toplanıp kurban mı kesti? Zenginler zümrüt kolyeleri boyunlarına mı takti. Varlıklılar altın sikkeleri, heykellerin ayaklarına mı serdi, dualar mı edildi, mumlar mı yakıldı, ağlanıp, yakınıldı mı? Hiç birisi ama hiç birisi yapılmadı. Bugün birçok değerli mimarımız, Koca Sinan gibi ulu camiler inşa etmekte. Sizce nasıl böyle güzel eserler yaratabiliyorlar? Bu, Allah ilhamı değil de nedir? Bazılarımız ellerine bir kere kalemi alıyorlar, öyle bir benzer resim çiziyorlar ki bizler bin kere denesek yapamayız. Bu kişiye Allah veriyorsa - ki hiç kimsenin şüphesi olmasın veriyor - biz küçük insancıl düşüncelerimizle resim yapmasına nasıl izin vermeyiz? Biz Allah yerine karar verebilir miyiz? Allah, tapmayın diyor, yapmayın ve bakmayın demiyor. Bunu bir an evvel anlasak iyi ederiz.

DİĞER YENİ YAZILAR