"42 yaşında iki çocuk annesiyim. Bu sıfatlardan başka birinin karısı, kardeşi, kızı sıfatlarım da vardı. Ancak beni ifade edecek sıfatım yoktu. 20 yıllık evlilik, kocasının çocuğu yaşında bir lolita ile yaşamaya başlamasıyla sona ermek mecburiyetindeydi ama başaramıyordum. Çünkü ben korkağın tekiydim! Hep erteledim. Evliliğin güzel ve iyi olduğuna hep kendimi ikna ettim. Bir türlü silkinemedim. Korkak ve kendime güvensizdim. İçin için aptalın teki olduğumu da biliyordum ama itirafı zordu. Terk edildim. İşte o anda gözümün önündeki perde açıldı. Hayata yeniden başlamam gerekti. Şöyle bir kendimi sarsıp, adımımı attım. Şu an bir fabrikada, gençlerin çalıştığı bir ortamda elektrik kablosu operatörü olarak çalışıyorum. Gerçi maaşım asgari ücret ama kimseye muhtaç olmayacaksam ne önemi var?
"Burs bulmalıyım"
Marmara Üniversitesi bilgisayar öğretmenliğinde okuyan büyük oğluma bir burs bulmak ihtiyacı içindeyim. Oğlum da çalışıyor ama gene yetmiyor. Baba emekli öğretmen olduğu için maaşından dolayı burs da alamıyor. Oğluma bir burs imkânı yaratacak kaynak bulmamda yardımcı olursanız, sevinirim." Evet Sayın Ali Babacan. Ne demiştiniz? "Kadınların evde oturması iyiye işaret!" Kocaları iyi kazanıyorlarsa evde oturmayı tercih etmeleri iyiye işaretmiş! Bre Sayın Bakanım, siz bizleri ne kadar tanırsınız? Ne bilirsiniz? Sadece kendi arzularınızı, görüşlerinizi dile getirmekle aklınız sıra evde oturan hanımlara iyilik mi ettiğinizi sanıyorsunuz? Ben de buradan ilan ediyorum ki, kocaları fazla para kazanan kadınlar çalışmamakla kendilerine ve topluma çok büyük bir kötülük yapıyorlar.
Merak ediyorum Sayın Babacan, kocaları fazla kazanıp da evde oturan hanımların yarın öbürgün aynı yukarıdaki okuyucumun karşılaştığı durumla karşılaşma olasılıkları sizce yüzde kaçtır, biliyor musunuz? Genç yaşta eşi vefat edip, kucağında çocuklarıyla ortada kalmış hanımların oranını biliyor musunuz? Yaşamında bireysel olarak çalışmamış kadın, yaşamı kucaklamaya hazırlanmamış bir kadındır. Donanımları tamamlanmamıştır, gözleri kapalı, kulakları tıkalıdır. Sizin bu söylediklerinize bile inanırlar. Ben de size meydan okuyorum Sayın Babacan! Çalışmayıp evde oturan kadın, hayatı tanımayan, karşısına çıkacak keskin virajlarda durumunu koruyamayacak, zayıf ve çelimsiz kadındır! Çalışmayıp evde oturan kadın, gerçek potansiyelini kullanamamış bir kadındır. Yeteneklerini değerlendirememiş, erişebileceği en üst noktaya gelememiş, kendini bulamamış ve eksik bir kadındır. "Erkeklerin siyasi emellerini desteklemek için" toplanıp, mahalle mahalle dolaşan grup üyesi hanımlar, bana itiraz etmeye kalkmayın! Sizin grup içinde dayanışarak yaptığınız olağanüstü çabayı takdir eden birisiyim. Ama bireysel olarak bu çabanızı, bir işte çalışarak ispat etmedikçe yaşamın sert rüzgarlarına kendinizi hazırlamış addetmeyin. Bugün rahatsınız. Tatmin olabilirsiniz. Ama yarın aynı yukarıdaki okuyucumun karşılaştığı durumla karşılaşınca ne yapacaksınız? Olgun yaşınızda ekmeğinizi kazanmak için nelere katlanmanız gerekecektir?
Önemli nedenler
Kadının çalışması için daha önemli nedenler vardır. Bence Türkiye'de her hanım hem alabileceği en yüksek eğitimi almalı hem de bir iş yerinde çalışmalıdır. Hanımların çalışmasını, yaşamın ona sunacağı sert virajlarda sarsılmaması için değil, daha çok başka sebeplerden dolayı gerekli buluyorum. Ama yerim elvermediği için bu konulara ileride gireceğim. Gözümüzün üzerine, bencillikle ve uyuşukça sallandırılmakta olan tüm perdeleri yırtacağım!
Kadınların evde oturması "iyiye" işaretmiş!
42 yaşında iki çocuk annesiyim. Bu sıfatlardan başka birinin karısı, kardeşi, kızı sıfatlarım da vardı. Ancak beni ifade edecek sıfatım yoktu
Haberin Devamı

