Kadınlarımız haklı bir telaş içinde

Sayın Bakan Güldal Akşit'i dün CNN Türk'te, Çiğdem Anat'ın sorularını yanıtlarken dinledim. Konu, TCK tasarısındaki "haksız tahrik" konusuydu ve Sayın Akşit

Haberin Devamı

Sayın Bakan Güldal Akşit'i dün CNN Türk'te, Çiğdem Anat'ın sorularını yanıtlarken dinledim. Konu, TCK tasarısındaki "haksız tahrik" konusuydu ve Sayın Akşit, son çalışmayla bu sorunun da halledildiğini, bu terimin yasadan çıkartılarak işlemlerin "normal cinayet" kapsamına dahil edildiğini belirtti. Teşekkür ediyoruz.

Çiğdem Anat, çok yerinde bir telaşla bu tasarının hangi tarihte genel kurula gelebileceğini sorduğunda Sayın Akşit siz, "Zaman olarak benim öngörmem mümkün değil. 15 yıllık bu çalışmayı Meclis madde madde de görüşebilir, buna müdahalemiz söz konusu değildir," dediniz. Buna ilaveten her konuşmada yaptığınız gibi şu sözlerinizi eklediniz:

"Bu yasaların kağıt üzerinde olması yetersiz. Cezaların caydırıcı etkisi olabilir ama mühim olan toplumun bilinçlenmesidir. Bu da hemen olmamaktadır. Sivil toplum örgütleri, medya ve bizler hep birlikte halkı bilinçlendirmeliyiz.

Basın, bizim yaptıklarımızı duyurmalı ve halkı bilinçlendirmelidir. Gene bu günkü gazetelerde yanlış anlamalar olduğunu gördüm. Başka Güldünya'lar ölmesin istiyorum." Sayın Bakan, size bir soru soracağım: Şayet gerekli yasalar derhal çıkartılmasaydı, Uzan dosyası açılmasaydı, yıllardır hükümetlerin gözleri önünde, bile bile, edep ve etik dışı yöntemlerle bankalardan, zavallı Türk halkının birikimlerini iç etmekte hiçbir sakınca duymadan hareket etme cesaretini göstermiş bulunan batık banka sahipleri, bugün korkudan inim inim inlerler miydi?

"Beyler vakit yok"
"Aman, ne olur yapmayın. Ödeme planı yapalım" diye TMSF'ye yaklaşırlar mıydı? Bir başka sorum da şudur: Cem Uzan olayı patladığı anda, halkın paralarını hortumlama planları içinde olan muhtemel bir bankacı, Uzan'ın başına gelenleri görür görmez sizce bu işlemden vaz geçti mi, vaz geçmedi mi?

Yıllardır etik dışı yollarla iş yapmayı düstur edinmiş ve hükümetlerce ve bürokratlarca hoş görülmüş iş adamlarımızın, töre alışkanlığı içinde olup cinayetler bile işlemekten çekinmeyen nesillerimizden farkları nedir? Kaldı ki, birisi para ve maddeyle ilgiliyken diğeri kan ve ölümle ilintilidir. Hangisi daha önemlidir?

Çiğdem Anat'ın haklı telaşını sizin gözünüzde görmek, ruhunuzda hissetmek istiyor, dudaklarınızdan sözlerin aceleyle dökülmesi bekliyoruz. Heyhat gelmiyor. Ne geliyor?

"Kağıt üzerinde yetersiz" vs. İmar Bankası da kağıt üzerinde yetersiz miydi? Neden ona öncelik verildi ve hayat memat meselelerine verilmiyor. Ben sizin yerinizde olsam, o alt komisyonun bu konulardaki çalışmalarında başlarından eksik olmam. "Haydi beyler, vakit yok, şu anda bir kadınımız daha öldürülüyor olabilir, çabuk olun" diye durmadan olayları hızlandırırdım. Sizin de böyle yapacağınızı ümit ediyor, tehlike içindeki hanım arkadaşlarımıza yardım elinizi uzatacağınıza inanıyoruz.

Okuyucu mektubu
Bu olay hepimize ders olmalı
İki yıl önce oğluma belediye otobüsü çarpmıştı. Şükürler olsun ki birkaç çizikten başka bir şeyi yoktu. Şoför, özür diledi. Haline acıdım ve hastane masraflarını ben ödedim. Karşılıklı feragatname düzenledik. Şoför ve arkadaşları, sonra karakola tekrar giderek oğlumu 8/8 suçlu durumuna sokmuşlar. Belediye de bu rapora istinaden 14 yaşındaki oğlumu icraya vermiş. İtiraz ettim bu kez de mahkemeye verdiler. Hem mağdur hem suçlu olmak bu olmalı. (Mücahit Akgün)

* Deneyiminiz hepimize ders olmalı. Sen misin acıyan? Lütfen şoförün adını ve olayın gerçekleştiği tarihi bana bildirin. Ya yavrunuz büyük bir travma sonucu yaşam boyu tekerlekli sandalyeye bağlı kalsaydı? Şimdi de işiniz yok da haciz memurlarıyla, mahkeme duruşmalarıyla uğraşıyorsunuz. Neden? Çünkü vatandaşı dinleyen yok! Bu yasalar değişiyor. Dingonun ahırı değil bu ülke. Lütfen biraz daha bilgi verin. Neden? Çünkü hepimiz böyle bir ayak oyununa gelebilir, sonra da varımızı yoğumuzu kaybedebiliriz de ondan!

DİĞER YENİ YAZILAR