Yakın dostum, 78 yaşındaki Romen asıllı Amerikalı yönetmen Jean Negulesco ile Beverly Hills'deki Greta Garbo'dan satın aldığı muhteşem malikanesinin havuz başında konuşuyorduk. Biraz sonra eşi Dusty de aramıza katıldı.
"Ayşe, ben başroldeki bayan oyuncuya âşık olmadan yönettiğim filmi başarılı kılamıyordum."
"Ne diyorsun Jean? Peki Dusty bu durumları nasıl karşılıyordu?"
Dusty suskundu. Dinliyordu.
"Alan Ladd ve Sophia Loren ile Boy on a Dolphin filmini çekiyoruz. Mekân, Yunan adaları. Mevsim yaz. Gündüzleri kavuran bir güneş, geceleri tabak gibi bir mehtap ve yıldızlar, Sophia ise belki de yaşamının en güzel devrinde. Ona bir ad takmıştım, Mother Earth (Toprak Ana). Her kıvrımından bereket ve güzellik fışkınyordu."
"Aşık mı oldun?"
"Hem de nasıl!"
"Peki, Carlo Ponti yok muydu?"
"Başında vardı ama Sophia onu bir biçimde ikna edip, işlerinin başına göndermeyi başardı."
"Sophia da sana vuruldu mu?"
"Evet. Hem film çeviriyoruz hem de muhteşem bir ilişki yaşıyoruz."
"Dusty duymadı mı?"
"Setten birileri haber vermiş. Otele geldi. Çıngar çıkartmaya hazırdı."
"Çıkarttı mı?"
"Odada konuştuk. Sophia'ya karşı tavırlarımı değiştirmemi istedi. 'Yapamam' dedim. Hiç unutmuyorum, kısık bir sesle, 'Seni kaybediyorum. Savaşacağım' dedi ve çıktı gitti."
"Nereye gittin Dusty?"
"Paris'e gittim. Giderken de yanımda Jean'in kredi kartlarını götürdüm. Müthiş bir alışveriş furyasına daldım. Acımı dindirmeye çalışıyordum ama başaramıyordum. Yüreğimin sızısını ne mücevherler, ne de kumaş parçalan dindirebiliyordu. Derken Betty telefonda bana bir öneride bulundu (Betty-Lauren Bacall)
Dedi ki: 'Sizin çocuğunuz olmadı. Derhal Almanya'ya geç. Orada annesiz, babasız çok çocuk varmış. Hemen evlat edin.' Berlin'e uçtum. 3 ve 5 yaşında iki şeker kızkardeşi nüfusumuza geçirdim. Onları da alıp dadıyla birlikte Jean'in adasına döndüm."
"Evet Ayşe, aynen öyle yaptı. Sophia çok bozuldu. Filmi zar zor bitirdik ve ilk uçağa atlayıp benden kaçtı."
"Şimdi kızlar ne yapıyorlar?"
"Birisi hippi oldu. Bitli bir oğlanla evlendi. 4 torunumuz var. Diğeri tahsilini tamamladı işlerimi idare ediyor."
Üçümüz de gülmeye başladık. Sevgililer Gününüz kutlu olsun!
Dikkat... Dikkat...
Başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet üyeleri olmak üzere Sayın Rauf Denktaş ve ekibinin başarılarını çok takdir ediyorum. A. Ö.
Okuyucu mektubu
Beşiktaş Belediye Başkanlığı'ndan cevap geldi
■ "Beşiktaş'taki bu rezilliğe son verin" başlıklı yazınızda sözü edilen yer, özel mülk olup sahibi tarafından kâğıt ve plastik toplayan bir şahsa kiralanmıştır. Daha önce bize gelen yazılı şikâyetler doğrultusunda Temizlik İşleri ve Zabıta Müdürlüğü elemanlan tarafından yapılan incelemede, kâğıt ve plastik deposu olarak kullanıldığı tespit edilen yer özel mülk olmasına rağmen bütün kâğıt ve boş plastik ambalajlar alınmış, mekân ve çevresi dezenfekte edilmiştir. (Üzeyir Darıcı / Basın Danışmanı)
* Bir özel mülk, ticari amaçla kiraya verildiği zaman, çevreye zarar vermeye başladığı saniyeden itibaren tedbirlerin alınması gerekliliğini düşünüyorum. Bu tedbirler bir kereye mahsus olmak üzere gidip kâğıt ve plastiklerin toplanması ve etrafın dezenfekte edilmesiyle bilmemelidir.
Mekânın kullanım biçimi, çevreye zarar verecek şekilde görülüyorsa mühürlenmelidir. Ben özel dairemde her gün katran kaynatsam ve etraftan şikayet gelse, mülküm özel diye sizler müdahale edemeyecek misiniz? Çevre yasalanmız buna imkân veriyor mu? Veriyorsa yazıklar olsun! Derhal düzeltilmelidir. İlginizi takdir ediyoruz fakat daha detaylı açıklama bekliyoruz. Teşekkürler.
Jean ve Sophia Loren'in aşkı nasıl bitti?
Yakın dostum, 78 yaşındaki Romen asıllı Amerikalı yönetmen Jean Negulesco ile Beverly Hills'deki Greta Garbo'dan satın aldığı muhteşem malikanesinin havuz başında konuşuyorduk
Haberin Devamı

