James Baldwin ve Miss Gilchrist

Kablolu televizyonda "History" diye yeni bir kanal hizmete girdi. Tavsiye ediyorum. Geçtiğimiz günlerde ABD'de ırkçılık üzerine bir belgesel izledim. Kendi deneyimlerim aklıma geldi.

Haberin Devamı

Kablolu televizyonda "History" diye yeni bir kanal hizmete girdi. Tavsiye ediyorum. Geçtiğimiz günlerde ABD'de ırkçılık üzerine bir belgesel izledim. Kendi deneyimlerim aklıma geldi.
Yıl 1955. Washington D. C.'de Bethesda, Maryland civarında oturuyoruz. Yazıldığım ilkokul, eve 10 dakika yürüme mesafesinde.
Öğretmenim Mrs. Burnside.
Sınıftaki tüm öğrenciler, Marie hariç, beyaz. Marie, koyu siyah cildiyle pek de uyumlu olmayan çok frapan elbiselerle sınıfa gelmeye bayılırdı.
Benim, "Negro" yani "zenci" diye anılan siyah derili Amerikalılar'a karşı hiçbir önyargım yoktu. Problemin nereden kaynakladığını bile bilmiyordum. Sınıfta hiçbir beyaz arkadaş, Marie ile konuşmuyordu.
2 ay sonra, bir sabah okula gittiğimde Mrs. Burnside, Marie'nin başka bir okula transfer olduğunu bildirdi. Yıllar önce kolejde, "salı" konferanslarının birinde James Baldwin adlı yazarı dinleme fırsat bulduk. Çok ama çok çirkin bir fiziği vardı ancak konuştukça bu kadar güzelleşen bir insan olabileceğine inanamıyordum. "Ezilen zenci" çoğunluğun Amerika'da çektiklerini bizlere anlatıyor, bizde yeni uyanan "Nedir bu eşitsizlik yahu?" sorularımıza esaslı bir hedef buluyorduk. Çoğumuz hayran olup, konuşmasına doyamamıştık. Yemekten sonra 30 dakika daha sohbet ermeyi kabul etmişti. 30-40 "meraklı kız", Gould Hail'in giriş katındaki perdeli salonunu doldurmuştuk. Baldwin geldi. Konferansına devam etmeye başladı. "Gelin bize yardım edin!" dese eminim hepimiz bayıla bayıla arkasına takılırdık. Bu haleti ruhiye içinde bizim sınıfa gelen İngilizce öğretmenimiz Miss Gilchrist, yavaşça yandaki kapıdan girdi ve aramıza katıldı. Soru bölümü açılınca Miss Gilchrist elini kaldırdı ve dedi ki: "Bu sorunu halletmek için ne yapacaksınız?"
Tabancayı Baldwin'e teslim etmişti. Baldwin, saniye aksatmadan ateşledi: "Bayan, bu bizim problemimiz değil, sizin probleminizdir."
Nasıl bir alkış kopardık tahmin edebiliyor musunuz? Yıllar sonra gittiğim ABD'de bu sorunun büyük oranda halledildiğini görmekten memnum oldum.

DİĞER YENİ YAZILAR