Geçen yaz Haluk ile İtalya'nın San Remo kentinde küçük bir tatil yaptıktan sonra Nis Havalimanı'na geldik ve uçağımızı beklemek için oturacak yer aradık. Aksanlarından İngiliz oldukları belliydi. Beyefendi yerinden kalktı ve dedi ki: "Kahve almaya gidiyorum, sizler de bir fincan ister misiniz?" Şaşırdık! Ne kadar centilmenlikti bu? Haluk onunla gitti. Ben de hanımıyla kaldım.
"Yolculuk nereye?"
"İtalya'nın kuzeyinde yaşayan ahbaplarımızda bir haftadır misafirdik. Şimdi Londra'ya dönüyoruz. Siz neredeydiniz?"
"Biz, San Remo'da kısa bir tatil yaptık. İstanbul'a dönüyoruz."
"İstanbul'u görmeyeli çok oldu. 30 yıl önce gitmiştim."
"Tekrar gelirseniz, size gezmenizde yardımcı oluruz. 30 yıl öncesine göre çok gelişti ve değişti İstanbul."
"Eminim öyledir. Dünya değişiyor!"
O sırada Haluk ile İngiliz bey, kahve tepsileriyle geri döndüler. Adam tam yerine oturmuştu ki 20 yaşlarında üç sarışın genç bayan, fotoğraf makineleriyle İngiliz çiftin yanına geldiler.
"Ayyy! İnanmıyorum! Sizi burada görmek ne hoş bir tesadüf!"
"Evet, kızlar! Dünya küçük."
"Ayyyy! Ne olur, sizinle bir resim çektirebilir miyiz?"
"Tabii. Neden olmasın?"
Haluk, "Hepiniz toplanın. Ben çekeyim" dedi.
Kızlar gittikten sonra, bu defa iki delikanlı yaklaştı İngiliz çiftin yanına.
"Harikulade bir sürpriz. Bir resim çekebilir miyiz?"
Haluk gene ayağa kalktı, resim çekti. Allah Allah! Kimdi bu şahıslar? Adam konuşmaya başladı.
"Siz İstanbul'da oturuyormuşsunuz. Gelecek mayısta muhakkak orada olacağız."
"Çok seviniriz. Görüşelim. İş için mi geleceksiniz?"
"Öyle sayılır. Ben her yıl Eurovision Şarkı Yarışması'nı İngiliz halkına nakleden kişiyim" (Bülent Özveren gibi yani).
"Eşim aynı zamanda televizyon ve radyo yıldızıdır. Adı Terry Wogan'dır."
Birdenbire gülmeye başladım. Londra'da yaşadığımız yıllarda, her sabah onun esprilerle dolu, harikulade programını dinlemeden güne başlamazdım. Tanımıştım. Sevinmiştim...
"Everyway That I Can sayesinde gelecek yıl Eurovision'a ev sahipliği yapacaksınız. Orada olacağız. Görüşebiliriz."
"Çok seviniriz, e-postanızı verir misiniz?"
Kahve peçetelerinden birinin üzerine aceleyle adresini yazdı çünkü onların uçma saati gelmişti. Vedalaştık.
Eeeee? Eeeee'si şu! Yakında geliyorlar ve beraber olacağız. O akşam çok güleceğimi biliyorum. Çünkü yaşama, harikulade esprili bir yaklaşımı var Terry Wogan'ın! Hah! Ha! Haaa!
Okuyucu mektubu
Kitap yardımı için bir çağrı
* Bitlis'in Ahlat ilçesindeki Şehit Summam Gorgen Pansiyonlu İlköğretim Okulu'na ansiklopedi, kültür yayınları, resimli resimsiz faydalı kitaplar gönderilmesi için bize yardımcı olmanızı rica ediyoruz. Eğer yardımlar fazla miktarda olursa, çevre köy okularına göndereceğiz. Telefon numaramız (0434) 412 45 92'dir. (Gülsevin Karabük)
* Mesajınızı memnuniyetle köşemizde yayınlıyoruz. Okuyucularımızın, bu okulumuza yardımcı olacağını umut ediyorum.
Dikkat...
Telekom, fatura olayına el koydu
30 Nisan'da Türk Telekom'a, mağdur bir vatandaşımızın yüksek fatura derdini yansıtmıştım. Beni arayarak vatandaş hakkındaki bilgileri aldılar. Neticeyi bana da iletmelerini rica ettim. Çünkü bunu, yine bu köşeden sizlere yansıtacağım. Türk Telekom'un bu ilgisine teşekkür ediyorum. A.Ö.
İyi ki Eurovision Şarkı Yarışması bu yıl istanbul'da
Geçen yaz Haluk ile İtalya'nın San Remo kentinde küçük bir tatil yaptıktan sonra Nis Havalimanı'na geldik ve uçağımızı beklemek için oturacak yer aradık. Aksanlarından İngiliz oldukları belliydi
Haberin Devamı

