İş değiştirmek kolay değil

"Bak İhsan, sen bu kuaför dükkânına geldiğinde küçücük bir çocuktun. Burada çalışarak büyüdün, bugünlere geldin."

Haberin Devamı

"Bu size pişireceğim son kahve olacak Ayşe Hanım?"

"İsa'nın son yemeği gibi! Neden öyle diyorsun İhsan?"

"Ayrılmam gerekiyor da..."

"Nereye ayrılıyorsun? parası daha iyi başka iş mi buldun?"

"Bir teklif geldi, kabul ettim. Yarın burada son günüm."

"Bak İhsan, sen bu kuaför dükkânına geldiğinde küçücük bir çocuktun. Burada çalışarak büyüdün, bugünlere geldin."

"Bunları biliyorum Ayşe Hanım, çok iyi biliyorum."

"Yani elindeki mesleği de burada öğrendin. Herkes seni seviyor, sayıyor. Kendine has müşterilerin var."

"Çok üzgünüm Ayşe Hanım ama geçim de çok zor."

"Oğlum sen geçen yıl evlendin. Hanımın çalışmıyor mu?"

"Bu pazartesi işe başlıyor. Artık onun da çalışması lazım."

"Nerede iş buldu?"

"Bir bankaya girdi."

"Bak çok iyi. Biliyor musun bazen para her şey değildir. Huzur, alışkanlık, anlaşma... İnan bana bunlar da hayatta önemli."

"Ama orası da çok büyük bir dükkân Ayşe Hanım. Belki kısa zamanda alışırım."

"Doğrudur. Belki de haklısın. Belki de kendi dükkânını açabilecek bir kıvama gelirsin. İşte o zaman ilk olarak ben kutlarım seni."

"Belki çabucak alışırım."

"O pek çabuk olmayabilir, moralini bozma. Bazen birkaç ay sürer. Bazen eski elemanlar, yeni geleni üzebilirler. Ama olmayabilir de... Bazen de üzerlerindeki yük azaldı diye çok sevinip seni hemen aralarına alıverirler. Onlara biraz şans tanıman gerek. Sakın önyargılı olma. Kendine güven."

Biz bunları konuşurken dükkânın sahibi geldi yanımıza.

"Ayşe Hanım. Dur bakalım. Bu akşam hesapların üzerinden bir daha geçeceğim. Belki İhsan'ı bırakmayacağım. Alıştı müşteriler, şimdi ben yerine kimi bulsam, onun gibi olamaz. Bu akşam hesapların üzerinden bir daha geçeceğim."

"Her neyse ben kaçıyorum. Oğlum bir daha seni göremezsem, kendine iyi çok bak. Her şey gönlünün istediğin gibi olsun."

Ertesi gün dükkâna girdiğimde İhsan bana gülerek, "Bir kahve yapayım mı Ayşe Hanım?" diye sordu. "Yap ama son kahve olmasın" dedim.

İhsan, yıllardan beri çalıştığı dükkânda kalmıştı.

Okuyucu mektubu
Hava raporları parayla mı alınıyor?
* Televizyonlarda izlediğimiz hava durumu raporlarını İngiltere'den satın alıyoruz. Ayrıca 3-4 milyon dolara maledilen meteoroloji radarlarının hiçbirisi çalıştırılıp bilgi üretilmezken Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü için 2004 Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda ilan edilen 63 kadro arasında bir tane bile meteoroloji mühendisi olmaması skandal değil de nedir? Sayın Başbakan'a ve kamuoyuna buradan esefle duyurulur. (İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Üyesi)

* Uzun mesajınızı kısaltmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Verdiğiniz örnekler hayret verici. Demek ekranlarda izlediğimiz hava raporlarını hep İngiltere'den para karşılığında alıyormuşuz! doğrusu bunu bilmiyordum. Bizim vergilerimizden kesilen paralarla aldıkları radarları bile çalıştıramıyorlar. Yazık ki ne yazık!

Dikkat... Dikkat...
Köyleri için kitap bekliyorlar
Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Karayusuflu köyünden Eren Sabuncu (0535-661 76 20) ile Ümit Aygül (0535-585 56 88) bana mesaj göndermişler. Köylerinde kütüphaneye çevrilebilecek bir oda varmış. Burayı kültür merkezi yapmak istediklerini bildiriyorlar. Odanın onarım işini muhtar üstlenmiş. Ancak içini dolduracak kitapları sizlerden bekliyorlar. Eminim yardım edersiniz. Onları arayınız. A. Ö.

DİĞER YENİ YAZILAR