PORTAKAL Yokuşu başlangıcındaki duvar resimleri: Duvar resimlerini çok severim. Dünyanın büyük kentlerinde uygulanır ve gelen geçene zevk verir. Ortaköy Portakal Yokuşu başlangıcında gördüğüm duvar resimleri ise beni şaşırttı. Neden? Çünkü burada bir adım ötedeki apatman ve evlere benzer manzaralar resmedilmiş. Oysa mevcut görüntüye tezat bir resim bana daha cazip gelirdi. Mesela hoş bir Bodrum koyu, Boğaz'da sandalda balıkçılar, akvaryumda çeşitli balıklar, bir tarla dolusu gelincik ve papatyalar... Bunlar bir anda aklıma gelenler. Yokuştan, sağdaki apartmanlara bakıp inerken birden bire renkli duvar geliyor ve yine aynı binaların resmi. Kimler emek verdilerse ellerine sağlık ama sanki daha iç açıcı bir görüntü yerinde olur gibime geliyor.
İSTANBUL trafiği gittikçe yoğunlaşıyor: "Bundan beteri olamaz" dediğim geçmiş yılları hatırlıyorum. İnanmayacaksınız ama geçen gün Bebek'ten Nişantaşı'ndaki Amerikan Hastanesi'ne tam tamına 2 saat 12 dakikada varabildim. Valimiz Sayın Muammer Güler'e bu münasebetle "hoşgeldiniz" diyoruz ve yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını öğrenmek istiyoruz. Tek rakamlı plaka sistemi mi uygulanır, şehir merkezi otopark fiyatları 5'e mi katlanır, çözüm nerededir bilmiyorum. New York veya Paris'te ki uygulamalar nelerdir ve benzer tedbirler düşünülüyor mu?
MECBURİ eğitime uymayanlara verilen cezalar: Geçenlerde buradan yetkililere seslenmiş, 8 yıllık ilköğretimde çocuğunu okula göndermeyenlere nasıl bir yaptırım uygulandığını sormuştum. İstanbul Trafik Vakfı toplantısında yanyana oturduğum İstanbul Milli Eğitim Müdürü Sayın Balibay'a aynı soruyu sordum ve şu cevabı aldım: Okullarda uzun süre devamsızlık olunca, okul yetkilisi aileyle iletişim kuruyormuş.
Durumu iletiyor
Şayet aile maddi olanaksızlıklardan dolayı çocuğunu gönderemiyorsa bu bilgi ilçe Milli Eğitim Müdürü'ne iletiliyormuş. İlçe Milli Eğitim Müdürü de bünyesinde hem gönüllüler, hem müftü, hem de jandarma gibi üyelerin bulunduğu Sosyal Dayanışma Vakfı'na durumu bildiriyor ve vakıf derhal aileye yardımda bulunuyormuş. Çanta, kitap, defter, kalem, kömür, erzak gibi ihtiyaçlar aileye teslim ediliyor, çocukların okula devam etmeleri sağlanıyormuş. Bu ikazlara rağmen aile çocuğunu göndermemekte ısrar ederse, çocuğun her devam etmediği gün için 15 milyon 500 bin TL talep ediliyor, ödeyemeyen olursa da hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabiliyormuş. Türkiye'nin her ilçesinde Sosyal Dayanışma Vakfı varmış ve her yıl hükümetten esaslı bütçeler alırlarmış. Okul ihtiyaçları konusunda vakıf işleri, ihale açmak suretiyle çalışırmış. Kaymakamlar, belediye başkanları gibi siyasi olmadıkları için bu sistem gayet güzel bir biçimde işliyormuş.
HABERTÜRK ün B/B klibi: Bush ve Blair'e düet yaptıran harika bir montaj dönüyor Habertürk'te. Bir kere ağız hareketleri fevkalade uygun bir biçimde oturtulduğundan, netice mükemmel. Kim düşünüp, uğraşıp, seçip uyguladıysa kocaman bir bravo gönderiyorum. Hiç endişelenmesinler çünkü RTÜK ve vatandaşlar buna kızmayacak, bilakis alkışlayacaklardır.
BBG Evi: Merak ediyorum, Belma kızımız uysallaştıkça, reytingler düşüyor mu? Düşüyorsa, bu ne demeğe gelir? Hamlet'i oynamaları çok hoştu. Bir de Necati Cumalı'dan bir eser oynasalar? Veya Haldun Taner'den?
ALYANS neden sondan ikinci parmağa takılır: Çünkü bilimadamları keşfetmişler ki, sol elimizin sondan ikinci parmağındaki sinir sistemi, kalbe bağlıymış. Başka hiç bir parmağın sinir sistemi kalbe bağlı değilmiş. Onlar da başka organlara bağlı olabilirler ama ben bilmiyorum.
İrdelemek istediğim konular!
PORTAKAL Yokuşu başlangıcındaki duvar resimleri: Duvar resimlerini çok severim. Dünyanın büyük kentlerinde uygulanır ve gelen...
Haberin Devamı

