BBC World kanalında Iraklı bir HANIM mimarın öyküsünü dinliyorum. İlk önce görüntüsüne dikkat çekmek istiyorum. Çok kilolu, pek de temiz görünmeyen uzun dalgalı saçlarını beline kadar uzatmış ve açık bırakmış. Patlak siyah gözlü, dişlerinin hepsi ayrık ancak en ortadaki iki tanesi iyice ayrık. Burnunda büyük bir ben var, üzerinde siyah çadır misali bir tunik.
Göz kapaklarında eflatun bir far, ayağında siyah bir pantolon! Bizim zamanımızda Bebek'te Şirinyan adında, her kolejlinin tanıdığı bir matematik öğretmeni vardı. Rahmetli oldu. Ona çok benziyor.
Belgeselde, ekibinin arasında izliyoruz. Japon bir mimarı resmen fırçalıyor. Diğer elemanların arasında, BBC muhabirinin yanında, yetmedi BBC kamerasının önünde!
"Bu resmi oraya neden koydunuz?"
Sert bir ton ve dik bakış. Japon ayağa kalktı, susuyor.
"Bana sormadan neden böyle işler yapıyorsunuz?" Japon sessiz.
"Cep telefonu ne işe yarar bilir misiniz?"
Japon'da çıt yok.
"Bir telefon açıp bana sormadan, nasıl hareket edersiniz?"
Japon yere bakıyor.
"Hemen gidip değiştirin o görüntüyü."
Halid, Irak'ta bitirdiği mimarlık tahsilinden sonra Londra'ya yerleşip ekibiyle hazırladığı projelerle, çeşitli yarışmalara katılıyor. En önemli yarışmalardan birisi Cardiff Opera Merkezi. Çok kişinin katıldığı bu yarışmayı Halid kazanıyor.
Çok seviniyorlar. İnşaat da başlıyor. Ama henüz yarılanmadan, yetkililer sudan sayılabilecek sebeplerle projeyi durduruyorlar.
"Beni çok üzen bir gelişmeydi" diyor Halid. Ellerine bakarak konuştuğu için eflatun göz kapakları görünüyor.
Ama işin en güzel tarafı, bu gelişmeden sonra, Cleveland, Ohio'nun ihtiyacı olan Güzel Sanatlar Müzesi'ni yapması için Halid'e teklif gelmesi.
Halid ve ekibi, Cleveland'a bir müze inşa ediyor, görmemiz gerek! Dönen, durmadan hareket eden, sanki içine girmemişsiniz gibi her yeni salona girdiğinizde, binayı yeni giriyormuşsunuz gibi bir his uyandıran, tekrardan çok uzak, sade insanı değil, kaldırımı da içeri çeken, sanat eserlerini bükmeden, ezmeden, yaşatarak gösteren çelik merdivenleriyle, kruvaze çizgileriyle çözdükçe dolanan bir bina!
Bayıldım Halid'in çalışmasına. Bir hanım olarak pes etmeden, moralini bozmadan, yeni ufuklara ümitie bakmasına ve dünyayı yaratıcılığıyla kucaklamasına, hayran kaldım. Başka mimar bir hanım anlatıyor: "Hakkının yenilmesini rahat karşılayabiliyor. Ezilmiyor. Yenilgiyi, gelip geçen bir fırtınaya benzetiyor. Endişeli anların sonunda, tekrar her şeye yeniden asılıyor. Muhteşem bir insan."
Bugün dünya mimari platformunun en önde gelen isimlerinin arasında bu hanım. İnşaat teklifleri o kadar çok ki, çoğunu reddetmek zorunda kalıyor. Konuştukça, yarattıkça, güzelleşen bir insan. Bravo Zaha Halid! İnsanlığa ve sanata katkıların için sana teşekkürler.
Iraklı bir mimar: Zaha Halid
BBC World kanalında Iraklı bir HANIM mimarın öyküsünü dinliyorum. İlk önce görüntüsüne dikkat çekmek istiyorum...
Haberin Devamı

