Irak'ta Saddam rejiminin devrilmesinden herkesin beklentisi başka. Bush ve Blair hiçbir vakit açık açık ülkenin petrol kaynakları üzerindeki ilgilerini dile getirmediler. Ama her gün kaç adet petrol kuyusunu ele geçirdiklerini durmadan, defalarca belirttiler.
Irak'a demokrasi getirmek için veya Saddam'ın rejimini yıkmak için bu hareketi başlattıklarını iddia ettiler. Dünyaya gelmiş her insanın "Allah katında", hür ve demokratik bir idare sistemine kavuşma hakkı olduğunu vurguladılar.
Bu sebeple, Saddam'ın dikta rejimini yok ermek için el ele verdiklerini ifade ettiler.
"11 Eylül terörünü bir daha yaşamak istemeyen gelişmiş ülkeler bu sinekleri yaratabilecek bataklıkları kurutmak istiyor" diyenler var. "Petrol kaynaklarının üzerine oturdu, bir daha kalkmaz" diyenler var. Söylemler çok!
Ben ise sadece fukaralığı görüyorum. Bu fukaralık nasıl giderilerek her Iraklı vatandaşa insanca bir yaşam standardı sağlanacak?
Merak ediyorum. Bu sebeptendir ki ekranlardan gözümü ayırmıyorum. Bugüne kadar Irak'ta yerleşmiş her yanlış yapılanmayı sıfırlayıp bu standardı sağlayacak bir düzen kurulabilecek mi?
Sovyetler Birliği zamanındaki resmigeçitleri hatırlıyorum. "Uygun" kalçadan adımlar, sert bakışlar, sessiz tehditler.
Kağıttan bebekler
Sanki bizler insanız, kendileriyse kutsal hükümdar. Saddam'ın askerlerinin yüzünde bir de "kar maskesi" var! Bakın şu kâğıttan bebeklere! Bakın Saddam'ın som alün tuvalet musluklarına ve tonlarca istiflenmiş silahlarına!
Halk ise perişan!
ABD'nin savaş makinesinin gücünü farkeden her yöre ülke idaresini bir korku aldı gidiyor. "Sıra şimdi bizde mi?" Rumsfeld ve Bush da söylemlerinde Suriye'yi hedef alan açıklamalar yapmaktan çekinmiyorlar.
Geçen akşam bir gazetecinin sorusu üzerine Rumsfeld, "Kitle imha silahlarının başka bir ülkeye kaçırılmış" olma ihtimali üzerinde durdu. Irak'a teçhizat ve insan gücü desteği sağlayan ülkeleri kınadı.
Bu yardımı Suriye'nin sağladığını belirtti. "Ayağınızı denk alın yoksa sizi de döveriz" manasına gelebilecek sözler söyledi. Komşu ülke tutumlarını çok dikkatle izlediklerini belirtti.
Mısır Dışişleri Bakanı'nı dinliyorum. "Irak halkı arasında hukukçular, bilim adamları, sanatkârlar var. Kendi anayasalarını yazıp, demokratik idarelerini kurabilirler" diyor. İnşallah dürüst ve akıllı politikalarla komşu Irak halkı, petrol gelirini verimli biçimde kullanarak siyasi, ekonomik ve sanayi devrimlerini gerçekleştirerek kurtulur. Benim temennim budur.
Mustafa Kemal'in neredeyse 100 yıl önce kurduğu demokratik sisteme minnettarız!
Dikkat... Dikkat...
Protesto ediyorum...
* Irak savaşında 11 gazeteci öldü (birisi hastalıktan) ikisi de kayıp. Al Jazeere, Abu Dhabi ve Reuters gibi haber ajanslarına, kasıtlı olduğuna inanmak istemediğim bombalamaları protesto ediyorum! Bize, olayları her cephesiyle tehlikeler içinde yansıtmaktan başka bir hedefleri olmayan bu değerli kişilerin ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Yardım bekliyorlar
Bursa Ayşe Müzeyyen Tozluoğlu İlköğretim Okulu'ndan Yüksel Çavuşoğlu 1995'den beri eğitime hizmet veren okulumuzun kütüphanesi bomboş. Yardım ve katkılarınızı bekliyor.
Tel: (0224) 363 63 29
Irak halkına refah gerek!
Irak'ta Saddam rejiminin devrilmesinden herkesin beklentisi başka. Bush ve Blair hiçbir vakit açık açık ülkenin petrol kaynakları üzerindeki ilgilerini dile getirmediler. Ama her gün kaç adet petrol kuyusunu ele geçirdiklerini durmadan, defalarca belirttiler
Haberin Devamı

