İmam hatip eğitiminde uygulamalar

Ahmet Hakan'a geçen günkü, "Saç kontrolü 'Hair' filmi vs." başlıklı yazısı için teşekkür etmek istiyorum. İmam hatip lisesi deneyimlerini köşesinde anlatırken çok iç burkan, hüzünlendiren, insanı umutsuzlandıran itiraflarda bulunmuş

Haberin Devamı

Ahmet Hakan'a geçen günkü, "Saç kontrolü 'Hair' filmi vs." başlıklı yazısı için teşekkür etmek istiyorum. İmam hatip lisesi deneyimlerini köşesinde anlatırken çok iç burkan, hüzünlendiren, insanı umutsuzlandıran itiraflarda bulunmuş. Cesaretini kutlarım. Hakan'ın bu yazısından birkaç alıntı yapmak istiyorum.

"İmam hatipte okuyordum. Her sabah 'haşin ve gaddar müdür yardımcısı'nın elindeki makasla yaptığı 'uzun saç' denetimini kazasız belâsız atlatabilmek için dua ediyordum.

Kurtulamadığımda, 'hoyrat bir makasla oyulmuş saçlarımı' saklayarak ve kendimi alabildiğine aşağılanmış hissederek berberin yolunu tutuyordum. 'Kızlarla konuşmak' adını verebileceğimiz bir suç vardı o okullarda. Açıp kayıtlara bakalım. Kaç imam hatiplinin 'kızlarla konuşmak' suçu nedeniyle disiplin kurullarında nedamet dolu ifadeler verdiğini saptayalım...

Hep bir yarış halinde oldular çünkü onlardan 'imam hatip farkı'nı göstermeleri isteniyordu. Okula gittiler ayrı bir dünya, sokağa çıktılar ayrı bir dünya. Sinemaya gitmeleri takip edildi. Müdür odalarında sinemaya gitmenin hesabını verdiler."

Kimbilir daha neler var? Yaşamadığımdan bilmiyorum. Kimse de açıklamıyor. Ahmet Hakan'a buradan tekrar teşekkürler. Keşke bir de kız öğrenci dinleyebilsem. Cesur bir biçimde, o da isyanlarını, yasaklara kızgınlıklarını dile getirebilse. Kimbilir neler anlatırdı? Uygar ülkelerin yaptığı bilimsel araştırmalara yüz seksen derece ters yönde bir uygulama! Bireyin kişiliği, yeteneği, yaratıcılığı besleneceğine, tam tersine bastırılarak, ittirilerek, kaktırılarak, dal tazeyken, olgunlaşamadan, farkına bile varamadan, bir tahakküm, bir ısrar, bir kontrol...

Ceza neye yarar
Bu doğru olamaz! Hiç kimse benim karşıma geçip bu usul ve yordamın doğru olduğunu iddia etmesin. Bu ısrarcı tutumun, çocuk ruhunda ne gibi hasarlar yaratacağı bilinmez mi bu okullarda? O genç yaşlarda açılan gediklerin, yıllar ilerledikçe bambaşka mecralarda, alakasız durumlarda, nasıl derin kişisel sorun ve sosyal dengesizlikler meydana getireceğini kimse bilmiyor mu imam hatip yönetimlerinde?

Yasaklanan, cezalandırılan her tutumu, gençler daha büyük ısrarla arzular ya! Mantıksız baskılardan için için kavrulur ya! Sinema yasakmış! Neden? Gerekçe? Garanti tiyatro da yasak! Belki televizyon da zararlı? Kim karar veriyor? Nerede yazıyor? Kim bu karar verenler? Hangi hakla?

Sırada tutmak için mi? Sıradan dışarı çıkılmasın diye mi? Bari oldu olacak gözleri de bağlayın. Kulaklara da birer tıpa!

Buna karşın, elinize sağlık Sayın Gani Müjde. İşte "Hayat Bilgisi" dizisi. Kahkaha, neşe, ders, öğretmen, hortumlama, soygun, cazibe, müzik, disiplin tek kelimeyle yaşam kardeşim, yaşam! Her rengiyle, her hatasıyla, her fırtınasıyla, her sevgisiyle, coşkusuyla, üzüntü ve kahkahasıyla yaşam!

Ahmet Hakan yazısında, "Şimdi o güzel çocuklar, bunca yıldır yaşadıkları çile yetmezmiş gibi bu kez de anlayışsız bir kavganın figüranı haline geldiler" diyor. Katılıyorum. Öğrencilerin karşılaştıkları bu çile karşısında Hakan devam ediyor: "Bırakıp, gidemediler okullarını çünkü imam hatipler, onlar için taşranın da taşrasından kurtulmanın aracıydı. Çaresiz katlandılar."

Bunca hükümetin ülkeyi kalkındıramamışlılığı da mı imam hatipler yoluyla çocuklarımızın başına yıkılıyor? Büyüklerin küçüklere hazırladığı çapsız ve yanlış şu plana bakın, bakın da ağlayın!

DİĞER YENİ YAZILAR